ABD ile İran'ın Hürmüz Boğazı'nın yeniden uluslararası seyrüsefere açılması için bir çerçeve anlaşmasına varmasının ardından Asya ve Avrupa'daki nakliye şirketleri, boğazdan geçiş konusunda temkinli bir bekleyişe geçti. Sektör temsilcileri, güvenlik garantileri sağlanana kadar seferlerin yeniden başlamasının haftalar alabileceğini belirtiyor. Anlaşma, küresel enerji arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği bu kritik su yolunda tırmanan gerilimi düşürmeyi hedefliyor ancak nakliyeciler için belirsizlik devam ediyor.
Gelişmenin arka planı
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi'ni Umman Denizi'ne bağlayan ve dünya petrol ticaretinin yaklaşık üçte birine ev sahipliği yapan stratejik bir geçittir. Son haftalarda ABD ile İran arasında artan askeri gerilim, bölgede birden fazla tankere el konulmasına ve boğazın fiilen kapanmasına yol açmıştı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) bölgede devriye gezerken, İran Devrim Muhafızları da 'caydırıcılık' amaçlı tatbikatlar düzenlemişti.
İki ülke arasında Umman'ın arabuluculuğunda yürütülen gizli müzakereler sonucunda, boğazın 'normalleştirilmesi' için bir dizi adım üzerinde mutabakata varıldı. Anlaşma kapsamında ABD, İran'a ait bazı varlıklar üzerindeki kısıtlamaları hafifletirken, Tahran da seyrüsefere müdahale etmeyi durdurma sözü verdi. Ancak anlaşmanın yazılı olmadığı ve tarafların farklı yorumlarına açık olduğu belirtiliyor.
Singapur merkezli bir denizcilik şirketinin yetkilisi, "Gemilerimiz ve mürettebatımız için risk değerlendirmesi yapıyoruz. Şu an için herhangi bir sefer planlamıyoruz. Birkaç hafta boyunca durumu izleyeceğiz" dedi. Benzer şekilde, Yunanistan merkezli bir armatör de 'güvenlik protokollerinin netleşmediğini' ve 'sigorta primlerinin hala çok yüksek olduğunu' ifade etti.
Bölgesel ve küresel boyut
Hürmüz Boğazı'ndaki istikrarsızlık, sadece bölgesel değil küresel enerji piyasalarını da etkiliyor. Anlaşmanın duyurulmasının ardından petrol fiyatlarında kısa süreli bir düşüş yaşansa da, nakliye şirketlerinin temkinli duruşu piyasalarda yeniden fiyat baskısı yaratabilir. Uzmanlar, anlaşmanın başarısının sahadaki uygulamaya bağlı olduğunu vurguluyor.
Bölgede faaliyet gösteren deniz güvenliği firmaları, İran'ın 'niyetinin samimi' olup olmadığını test etmek için zamana ihtiyaç olduğunu söylüyor. Bir güvenlik analisti, "İran'ın geçmişte verdiği sözlerin arkasında durmadığına tanık olduk. Bu nedenle anlaşmanın uygulanması somut adımlarla teyit edilene kadar ihtiyatlı olmak en doğrusu" ifadelerini kullandı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hürmüz Boğazı'nın güvenliği, Türkiye için de kritik öneme sahiptir. Türkiye, petrol ve doğalgaz ihtiyacının önemli bir kısmını Orta Doğu'dan, özellikle Basra Körfezi ülkelerinden ve İran'dan karşılamaktadır. Boğazdaki herhangi bir aksama, Türkiye'nin enerji maliyetlerini artırabilir ve tedarik güvenliğini tehdit edebilir. Ayrıca, Türk bandıralı gemiler de bu su yolunu kullanmaktadır. Bu nedenle, anlaşmanın başarıya ulaşması ve boğazın sürdürülebilir şekilde açık kalması, Türkiye'nin enerji arz güvenliği ve deniz ticareti açısından yakından takip edilmelidir.