GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Orta Doğu

Hizbullah neden İran için hâlâ vazgeçilmez

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
Hizbullah neden İran için hâlâ vazgeçilmez
🇩🇪
📡 Batı Medyası
Kaynak perspektifi: Alman Devlet Yayıncısı (DW)
🇩🇪 Alman Devlet Yayıncısı (DW)
Çeviri Kaynağı
Deutsche Welle — Bu haber, Deutsche Welle'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

İran'ın bölgesel nüfuz stratejisinin en kritik unsurlarından biri olan Lübnan merkezli Hizbullah, son dönemde yaşadığı askeri ve siyasi kayıplara rağmen Tahran için vazgeçilmez bir araç olmaya devam ediyor. Geçtiğimiz ay İsrail'in Lübnan'a yönelik artan baskısı ve Hizbullah lider kadrosuna yönelik suikast girişimleri örgütün operasyonel kapasitesini sınırlamış olsa da, İran yönetimi Hizbullah'ın bölgesel barış görüşmelerinde masada yer alması konusunda ısrarcı. Tahran'a yakın kaynaklara göre, İran Dışişleri Bakanlığı, ABD ve İsrail ile yapılacak herhangi bir kapsamlı anlaşmada Hizbullah'ın meşru bir taraf olarak kabul edilmesini şart koşuyor. Bu durum, İran'ın bölgedeki vekil güçler üzerinden yürüttüğü stratejinin ne denli derin olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.

Zayıflamış ama hâlâ merkezde

Hizbullah, 1982 yılında İran Devrim Muhafızları'nın desteğiyle kurulduğundan bu yana, Tahran'ın Ortadoğu'daki en önemli stratejik varlıklarından biri oldu. Örgüt, İsrail'e karşı yürüttüğü askeri operasyonlarla bölgesel bir aktör haline gelirken, Lübnan siyasetinde de kritik bir denge unsuru olarak konumlandı. Ancak son yıllarda Suriye iç savaşının getirdiği ağır insan kaybı, ABD yaptırımları ve İsrail'in hedefli suikastleri nedeniyle Hizbullah'ın askeri gücünde belirgin bir erozyon yaşandığı değerlendirmeleri yapılıyor. Buna rağmen İran, örgütün halen 100 binin üzerinde rokete, gelişmiş insansız hava araçlarına ve deniz karşıtı füzelerine sahip olduğunu iddia ediyor.

Tahran yönetimi, Hizbullah'ın sadece askeri bir güç değil, aynı zamanda Lübnan Şiileri arasındaki siyasi temsiliyetin de anahtarı olduğunun farkında. Örgütün Lübnan parlamentosunda 13 milletvekili bulunuyor ve ülke genelinde geniş bir sosyal hizmet ağı işletiyor. İran, bu yapıyı kaybetmenin bölgedeki Şii nüfuz ekseninin çökmesine yol açabileceği endişesini taşıyor. Bu nedenle, zayıflamış olsa da Hizbullah'a sağlanan mali, silah ve istihbari destek kesintisiz devam ediyor.

Bölgesel ve küresel boyut

Hizbullah'ın barış görüşmelerine dahil edilmesi ısrarı, İran'ın bölgesel stratejisinin temel taşını oluşturuyor. ABD ve İsrail, örgütün terör örgütü olarak kabul edilmesi gerektiğini ve hiçbir müzakere masasında yer alamayacağını belirtirken, İran bu tavrı "Siyonist rejimin Lübnan'a yönelik saldırganlığının meşrulaştırılması" olarak nitelendiriyor. Diplomatik kaynaklara göre, Birleşmiş Milletler aracılığıyla yürütülen dolaylı görüşmelerde Tahran, Hizbullah'ın Lübnan hükümeti içindeki temsilcilerinin barış sürecine katılımı için lobi faaliyetleri yürütüyor.

Rusya ve Çin'in de İran'ın bu talebine dolaylı destek verdiği, özellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde yapılan tartışmalarda Lübnan'ın egemenliğine vurgu yapıldığı gözlemleniyor. Öte yandan Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bölgesel aktörler, Hizbullah'ın barış sürecinin dışında tutulmasını savunuyor. Bu derin bölünmüşlük, Doğu Akdeniz'deki deniz sınırları ve enerji kaynaklarının paylaşımına ilişkin müzakereleri de etkiliyor.

Türkiye Açısından Değerlendirme

Hizbullah'ın İran için stratejik önemi, Türkiye'nin bölgesel politikalarını da yakından ilgilendiriyor. Ankara, Lübnan'ın istikrarını kendi güvenliği açısından kritik görürken, Hizbullah'ın güçlenmesi veya zayıflaması Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji politikaları, Suriye'deki askeri varlığı ve Filistin meselesine yönelik tutumu üzerinde doğrudan etkili olabilir. İran'ın Hizbullah üzerinden yürüttüğü nüfuz mücadelesi, Türkiye'nin Lübnan ve Suriye'deki çıkarlarıyla zaman zaman çelişmektedir. Bu gelişme, Türkiye'nin bölgede dengeli bir politika izleme çabasını daha da karmaşık hale getiriyor. Ankara'nın mevcut durumda Hizbullah'ın barış sürecine dahil edilmesi talebine karşı temkinli bir duruş sergilediği, ancak Lübnan'ın toprak bütünlüğü ve siyasi istikrarını da desteklediği görülüyor.

Etiketler:
HizbullahİranLübnanOrtadoğuİsrailABDbarış sürecinüfuz mücadelesi

İlgili Haberler

İran görüşmelerde geçici anlaşmaya yaklaşıyor: Kaynaklar
Orta Doğu

İran görüşmelerde geçici anlaşmaya yaklaşıyor: Kaynaklar

4 dk önce

G7 Zirvesi'nde İran ve Ukrayna Gölgesi: Fransa Trump'ı Yumuşatma Peşinde
Orta Doğu

G7 Zirvesi'nde İran ve Ukrayna Gölgesi: Fransa Trump'ı Yumuşatma Peşinde

5 dk önce

Ateşkes ve inşaat: İsrail, Lübnan ve Suriye’de nasıl kalıcı oluyor
Orta Doğu

Ateşkes ve inşaat: İsrail, Lübnan ve Suriye’de nasıl kalıcı oluyor

5 dk önce

Fas fonlu toplu düğün: Gazze'de 40 engelli ve yaralı genç evlendi
Orta Doğu

Fas fonlu toplu düğün: Gazze'de 40 engelli ve yaralı genç evlendi

9 dk önce