Hizbullah, İran'ın ABD ile nihai nükleer anlaşmayı, İsrail Lübnan'dan çekilmedikçe imzalamayacağını açıkladı. İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, İsrail'in Lübnan'daki askeri varlığının ABD-İran mutabakatının ihlali sayılacağını belirtti. Lübnan'ın güneyinde konuşlu İsrail güçlerinin varlığı, Tahran yönetimi tarafından kırmızı çizgi olarak görülüyor. Bu gelişme, uzun süredir devam eden nükleer müzakerelerde yeni bir kriz yaratabilir.
Gelişmenin arka planı
Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah, yaptığı açıklamada İran'ın nükleer anlaşmada Lübnan'ı taviz vermeyeceğini teyit etti. "İran, İsrail'in Lübnan'daki işgaline son vermeden hiçbir anlaşmaya imza atmayacak" diyen Nasrallah, İran'ın bu tutumunun arkasında durduğunu vurguladı. İran Dışişleri Bakanı Zarif de Tahran'daki bir basın toplantısında, İsrail'in Lübnan'daki askeri faaliyetlerinin ABD-İran mutabakatının ruhuna aykırı olduğunu söyledi. Zarif, "İsrail'in Lübnan'da bulunması kabul edilemez. Bu, anlaşmanın ihlali anlamına gelir" ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD ile İran arasında yürütülen nükleer müzakereler, son aylarda önemli ilerleme kaydetmişti. Ancak Hizbullah'ın bu açıklaması, anlaşmanın tamamlanmasını zorlaştırabilir. İsrail'in Lübnan'daki askeri varlığı, 2006 savaşından bu yana devam eden gergin bir konu. İran, Lübnan'daki Hizbullah'ı desteklerken, İsrail ise bu grubu terör örgütü olarak tanımlıyor. Analistler, Tahran'ın nükleer anlaşmayı Lübnan'daki tavizlerle ilişkilendirmesinin bölgesel bir strateji olduğunu belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin hem İran hem de Hizbullah ile olan ilişkilerini yakından ilgilendiriyor. Ankara, nükleer anlaşma müzakerelerine net bir tavır almasa da, bölgesel istikrarı etkileyecek bu tür bir anlaşmazlık Türkiye'nin güvenlik çıkarlarını doğrudan etkileyebilir. İran'ın nükleer anlaşmayı Lübnan'daki İsrail varlığına bağlaması, Doğu Akdeniz'deki enerji ve güvenlik dengelerini de değiştirebilir. Türkiye, Lübnan'da siyasi ve insani yardım sağlarken, Tahran'ın bu tutumu Ankara'nın bölgedeki manevra kabiliyetini sınırlayabilir. Ayrıca, İsrail ile gerilimli ilişkileri göz önüne alındığında, Türkiye'nin bu süreçte denge politikası izlemesi bekleniyor.