ABD Başkanı Donald Trump, Fransa'nın Alp Dağları'ndaki tatil beldesi Evian'da düzenlenen G7 Liderler Zirvesi'nde Rusya'ya yönelik petrol yaptırımlarının geri getirilebileceği sinyalini verdi. Trump, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile beklenmedik bir ikili görüşmeyi kabul ederken, Vladimir Putin'i müzakere masasına oturmaya çağırdı. Bu gelişme, savaşın seyrine ilişkin uluslararası dengeleri yeniden şekillendirebilir.
Zelenskiy ile sürpriz görüşme
Zirve öncesinde Washington'dan yansıyan haberlere göre, Zelenskiy'in Trump'ın ikili görüşme listesinde yer almadığı belirtiliyordu. Ancak Trump'ın son anda karar değiştirerek Ukrayna liderini kabul etmesi, Kiev yönetiminde rahatlama yarattı. Görüşmenin ana gündem maddesi, ABD'nin Ukrayna'ya askeri ve mali desteğinin sürdürülmesiydi. Trump'ın bu jesti, Batı ittifakının Ukrayna konusunda bölünmüş olduğu yönündeki algıları bir nebze olsun giderdi.
Trump, zirve sonrası yaptığı açıklamada, 'Putin'in Ukrayna'da barış istediğine inanıyorum, ancak bunu göstermesi gerekiyor. Eğer masaya oturmazsa, mevcut yaptırımları daha da ağırlaştırabiliriz. Petrol yaptırımları en güçlü kozumuzdur' dedi. Bu sözler, 2022'den bu yana Rus enerjisine uygulanan kısıtlamaların artırılabileceği anlamına geliyor.
Zirvede ayrıca, Ukrayna'nın NATO üyeliği konusunda da görüş ayrılıkları su yüzüne çıktı. Trump, Avrupalı müttefikleri savunma harcamalarını artırmaya çağırırken, Almanya ve Fransa'nın bu konuda isteksiz olduğu bildirildi. ABD Başkanı, 'Avrupa'nın kendi güvenliğine daha fazla yatırım yapması gerekiyor. Ukrayna için savaşmayı mali yük olarak görmemeliyiz' ifadelerini kullandı.
Putin'e baskı ve enerji oyunları
Trump'ın Putin'e yönelik tehdidi, aslında bir pazarlık stratejisinin parçası olarak görülüyor. Zira geçmişte Putin'in bu tür tehditlere boyun eğmediği biliniyor. Ancak Rus ekonomisinin yaptırımlar altında zorlandığı ve petrol fiyatlarının düşük seyrettiği bir dönemde, bu tehditlerin daha fazla ağırlık taşıdığı yorumları yapılıyor. Enerji Bakanı Aleksandr Novak ise Rusya'nın petrol üretimini kısma gibi bir niyeti olmadığını, aksine üretimi artırmayı planladıklarını duyurdu. Bu durum, yaptırım politikalarının etkisiz kalabileceği endişelerini de beraberinde getiriyor.
Öte yandan, Trump'ın bu sert söylemi, ABD'deki başkanlık seçimleri öncesinde iç kamuoyuna mesaj verme amacı taşıyor olabilir. Eski Başkan, seçim kampanyasında Ukrayna'ya verilen desteği eleştiriyor ancak aynı zamanda 'güçlü lider' imajını korumak istiyor. Bu nedenle, Putin'e karşı duruşu iç siyasette bir denge unsuru olarak kullanılıyor.
Zirvenin ikinci gününde, G7 liderleri ortak bir bildiri yayımlayarak Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne desteklerini yineledi. Bildiride, Rusya'nın askeri yığınak yapması halinde 'ağır sonuçlarla' karşılaşacağı uyarısı yer aldı. Ancak bu ifadeler, sahadaki gerçeklerden ziyade diplomatik bir formalite olarak değerlendirildi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ukrayna savaşında arabulucu rolü üstlenen nadir ülkelerden biri. Trump'ın Putin'e yönelik yaptırım tehditleri, Ankara'nın denge politikasını zorlayabilir. Zira Türkiye, hem NATO müttefiki olarak Ukrayna'yı desteklerken hem de Rusya ile enerji ve ticaret ilişkilerini sürdürmeye çalışıyor. Petrol yaptırımlarının sıkılaştırılması, Türkiye'nin Rus petrolü ithalatını etkileyebilir ve enerji maliyetlerini artırabilir. Ayrıca, Tahıl Koridoru anlaşmasının yenilenmesi sürecinde Trump'ın tutumu belirleyici olabilir. Türkiye'nin, hem Batı hem de Rusya ile diyaloğu canlı tutarak kriz yönetimindeki kritik konumunu koruması bekleniyor.