Hindistan, bu yıl muson mevsiminde tarihinin en kurak haziran ayını yaşadı. Kaydedilen yağış miktarı ortalamanın yüzde 40 altında kalırken, ülke son 118 yılın beşinci en kurak haziranını geçirdi. Ancak temmuz ayıyla birlikte şiddetli yağışlar başladı ve sel felaketleri yaşandı. Uzmanlar, El Nino ve küresel ısınmanın etkisiyle muson yağışlarının giderek daha öngörülemez hale geldiğini belirtiyor. Bu durum, Hindistan'ın tarım üretimini ve elektrik şebekesini ciddi şekilde tehdit ediyor.
Kuraklık ve sel arasında gidip gelen muson
Hindistan Meteoroloji Dairesi'nin verilerine göre, haziran ayında yağışlar yüzde 40 oranında azaldı. Bu, ülkenin birçok bölgesinde kuraklık endişelerini artırdı. Ancak temmuzun ilk haftasında yağışlar aniden şiddetlendi ve sel felaketleri meydana geldi. Özellikle kuzey ve doğu eyaletlerinde nehirler taştı, tarım arazileri sular altında kaldı.
El Nino, Pasifik Okyanusu'ndaki deniz suyu sıcaklıklarının artmasıyla ortaya çıkan ve küresel iklimi etkileyen bir doğa olayı. Hindistan'da muson yağışlarını olumsuz etkileyen El Nino, bu yıl özellikle güçlü seyrediyor. Küresel ısınma da atmosferde daha fazla nem tutulmasına ve aşırı yağış olaylarının sıklaşmasına yol açıyor. Bu iki faktör birleşince, muson mevsimi kuraklık ve sel arasında gidip gelen tehlikeli bir hal alıyor.
Tarım ve enerji sektörü tehdit altında
Hindistan'da muson yağışları, tarım üretimi için hayati önem taşıyor. Ülkenin tarım arazilerinin yüzde 60'ı yağmurla sulanıyor. Pirinç, şeker kamışı, pamuk ve soya fasulyesi gibi temel ürünlerin büyük kısmı muson yağışlarına bağımlı. Kuraklık ve seller, bu ürünlerde verim kaybına yol açarak gıda fiyatlarını artırabilir.
Öte yandan, aşırı yağışlar elektrik şebekesini de zorluyor. Hindistan'da termik santraller kömür taşımacılığı için demiryollarına bağımlı. Seller, demiryolu hatlarını ve maden sahalarını etkileyerek kömür tedarikini aksatıyor. Bu da elektrik üretiminde kesintilere yol açıyor. Ayrıca, kuraklık dönemlerinde hidroelektrik santralleri yeterli su bulamıyor. Bu ikili tehdit, Hindistan'ın enerji arz güvenliğini sarsıyor.
Küresel ölçekte, Hindistan'ın tarım üretimindeki dalgalanmalar dünya gıda fiyatlarını etkileyebilir. Hindistan, pirinç, şeker ve pamuk gibi ürünlerin önde gelen ihracatçılarından. Bu nedenle Hindistan'daki hava olayları, küresel gıda tedarik zincirinde sorunlara yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'daki muson düzensizlikleri, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de küresel gıda fiyatları üzerinden dolaylı etkiler doğurabilir. Türkiye, pirinç, pamuk ve şeker gibi emtialarda Hindistan'a bağımlı olmasa da bu ürünlerin küresel fiyatlarındaki artış, ithalat maliyetlerini yükseltebilir. Ayrıca, iklim değişikliğinin aşırı hava olaylarını artırması, Türkiye'nin de tarım ve enerji sektörlerini benzer risklere karşı hazırlıklı olmasını gerektiriyor. Türkiye, Akdeniz havzasında iklim değişikliğinden en çok etkilenecek ülkeler arasında yer alıyor. Bu nedenle Hindistan deneyimi, Türkiye için erken uyarı niteliği taşıyor.