Hindistan’da aşırı sıcak hava dalgaları, açık alanda çalışan en yoksul işçilerin gelirlerini yüzde 9’a kadar azaltarak yoksulluğu daha da derinleştiriyor. Yeni bir araştırmaya göre, iklim değişikliğinin tetiklediği aşırı sıcaklar, özellikle tarım, inşaat ve sokak satıcılığı gibi sektörlerde çalışan milyonlarca kişinin hem sağlığını hem de geçim kaynaklarını tehdit ediyor. Araştırma, sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerine çıktığı günlerde işçilerin çalışma saatlerini azaltmak zorunda kaldığını ya da tamamen iş bıraktığını, bunun da doğrudan gelir kaybına yol açtığını gösteriyor.
Aşırı sıcak: Yoksulluğu derinleştiren bir faktör
Hindistan Meteoroloji Dairesi verilerine göre, ülke genelinde sıcaklıklar son on yılda ortalama 0,5 santigrat derece arttı. Özellikle kuzey ve orta bölgelerde termometreler 45-48 santigrat dereceye ulaşıyor. Bu koşullar altında çalışan işçiler, güneş çarpması, dehidrasyon ve böbrek yetmezliği gibi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalıyor. Araştırmayı yürüten Duke Üniversitesi’nden Dr. R. Jisung, “Aşırı sıcak, yoksulluğu çoğaltan bir etki yaratıyor. Düşük gelirli işçiler hem daha fazla sıcağa maruz kalıyor hem de bu durumla başa çıkacak kaynaklara sahip değil” dedi. Hindistan’da işçilerin yüzde 90’ından fazlası kayıt dışı sektörlerde çalışıyor ve bu nedenle herhangi bir sosyal güvenceye sahip değil. Sıcak hava dalgaları sırasında işverenler genellikle çalışma saatlerini kısaltıyor ya da işçileri izne çıkarıyor ancak bu sürelerde ödeme yapılmıyor. Bu da aile bütçelerini doğrudan etkiliyor.
Örneğin, Delhi’de bir inşaat işçisi olan 32 yaşındaki Amit Kumar, “Sıcaklar yüzünden öğleden sonra çalışamıyoruz. Eskiden günde 500 rupi kazanırken şimdi 300 rupiye düştü. Eve gittiğimde tüm vücudum ağrıyor” diyor. Benzer şekilde, Uttar Pradeş’te çiftçilik yapan Sunita Devi, sıcaklıklar arttığında tarlada çalışamadığını ve bu nedenle mahsul veriminin de düştüğünü belirtiyor. Araştırma, aşırı sıcakların sadece işgücü verimliliğini düşürmekle kalmadığını, aynı zamanda uzun vadede sağlık harcamalarını artırdığını da ortaya koyuyor. Sıcaklıkla bağlantılı hastalıklar nedeniyle işçilerin ceplerinden çıkan ortalama yıllık sağlık masrafı 1.500 rupi civarında.
Bölgesel ve küresel boyut
Hindistan’daki bu durum, iklim değişikliğinin gelişmekte olan ülkelerde yarattığı eşitsizliğin çarpıcı bir örneği. Dünya Bankası verilerine göre, küresel ısınma nedeniyle 2030 yılına kadar dünya genelinde 80 milyon kişinin işini kaybedebileceği tahmin ediliyor. Güney Asya, bu anlamda en kırılgan bölgelerden biri. Hindistan’ın yanı sıra Pakistan, Bangladeş ve Sri Lanka da benzer sorunlarla karşı karşıya. Öte yandan, Hindistan hükümeti sıcak hava dalgalarına karşı erken uyarı sistemleri geliştirmiş olsa da, bu sistemler kırsal bölgelerde yeterince etkili değil. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), hükümetlerin aşırı sıcaklarda çalışma koşullarını düzenleyen yasalar çıkarması ve işçilere sosyal koruma sağlaması gerektiğini vurguluyor. Ancak Hindistan’da bu konuda henüz somut bir adım atılmış değil.
Aşırı sıcakların etkisi sadece işgücüyle sınırlı kalmıyor. Tarım verimliliğindeki düşüş, gıda fiyatlarını yukarı çekiyor ve enflasyonu körüklüyor. Bu da zaten yoksul olan hanelerin alım gücünü daha da azaltıyor. Uzmanlar, iklim değişikliğiyle mücadelede uluslararası işbirliğinin önemine dikkat çekiyor ve gelişmiş ülkelerin karbon emisyonlarını azaltma taahhütlerini yerine getirmesi gerektiğini söylüyor. Aksi takdirde, yoksul ülkelerin iklim değişikliğine uyum kapasitesi sınırlı kalacak ve eşitsizlik giderek artacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye de benzer şekilde aşırı sıcak olaylarından etkilenen bir Akdeniz ülkesidir. Özellikle tarım ve inşaat sektörlerinde çalışan mevsimlik işçiler, Hindistan’daki tabloya benzer risklerle karşı karşıyadır. Küresel ısınma Türkiye’de de sıcak hava dalgalarını sıklaştırmakta ve iş verimliliğini düşürmektedir. Bu araştırma, Türkiye’nin iklim değişikliğine uyum politikalarını gözden geçirmesi gerektiğini hatırlatmaktadır. Ayrıca, benzer çalışmalar Türkiye için de yapılmalı ve kayıt dışı çalışanların korunması için yasal düzenlemeler hızlandırılmalıdır. Bölgesel olarak, Ortadoğu ve Akdeniz havzasındaki diğer ülkelerde de aşırı sıcakların işçi sağlığı ve ekonomisi üzerindeki etkileri yakından izlenmelidir.