Hindistan'ın Batı Bengal eyaletinde, Başbakan Narendra Modi hükümetinin yürüttüğü kitlesel sınır dışı operasyonları, hem insan hakları örgütlerinin tepkisini çekiyor hem de komşu Bangladeş'le diplomatik gerilime yol açıyor. Yetkililer, yasa dışı göçmen olduğu iddia edilen binlerce kişiyi sınır dışı ederken, bu kişilerin çoğunun Bengalce konuşan Müslüman olduğu belirtiliyor. Operasyonlar, Modi'nin 2019'da ikinci kez seçildikten sonra vaat ettiği 'ülke çapında nüfus kaydı' ve 'göçmen tespiti' politikalarının bir parçası olarak görülüyor. Ancak uygulamada, keyfi gözaltılar, hukuki süreçlerin ihlali ve ailelerin ayrılması gibi ciddi insan hakları ihlalleri yaşandığı bildiriliyor.
Gelişmenin arka planı: Assam'dan Batı Bengal'e uzanan süreç
Hindistan'ın kuzeydoğusundaki Assam eyaletinde 2019'da tamamlanan Ulusal Vatandaşlık Kaydı (NRC) süreci, milyonlarca kişiyi vatansız bırakmıştı. Benzer bir sürecin Batı Bengal'de de uygulanması planlanıyor. Ancak eyalet yönetimi, merkezi hükümetin bu girişimine direniyor. Batı Bengal Başbakanı Mamata Banerjee, sınır dışı operasyonlarının 'insanlık dışı' olduğunu savunuyor. Öte yandan, Hindistan İçişleri Bakanlığı, sınır dışı edilenlerin Bangladeş vatandaşı olduğunu ve iki ülke arasındaki anlaşmalar çerçevesinde iade edildiklerini iddia ediyor. Bangladeş ise çoğu durumda bu kişilerin vatandaşlığını doğrulayamadığını ifade ediyor. İnsan hakları grupları, sınır dışı edilenlerin çoğunun Hindistan'da doğup büyüdüğünü, ancak resmi belgelerinin olmaması nedeniyle vatansız kaldıklarını belirtiyor.
Bölgesel boyut: Bangladeş'le ilişkiler geriliyor
Hindistan'ın Batı Bengal'deki sınır dışı politikası, Bangladeş'le bağları zorluyor. Bangladeş Dışişleri Bakanlığı, Hindistan'ın tek taraflı sınır dışı işlemlerine itiraz ediyor ve kimlik tespiti için ortak bir mekanizma kurulmasını talep ediyor. İki ülke arasında 2015'te imzalanan sınır anlaşması, sınır bölgesindeki toprak anlaşmazlıklarını çözmüş ancak göçmen sorununu tam olarak ele almamıştı. Son olaylar, Güney Asya'da göçmenlik ve vatandaşlık konularının ne kadar karmaşık olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Bölgedeki insan hakları örgütleri, sınır dışı işlemlerinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu savunuyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), Hindistan'ı uluslararası yükümlülüklerine uymaya çağırıyor. Özellikle, sınır dışı edilenler arasında çocukların ve yaşlıların bulunması tepki çekiyor. Hindistan Yüksek Mahkemesi konuya ilişkin birkaç dilekçeyi inceliyor, ancak henüz bir karar verilmiş değil.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'ın Batı Bengal'deki sınır dışı politikası, dolaylı da olsa Türkiye'yi ilgilendiriyor. Türkiye, son yıllarda Güney Asya'da etkisini artırmaya çalışıyor ve Bangladeş'le güçlü ticari ve kültürel bağlara sahip. Aynı zamanda Türkiye, mülteci ve göçmen hakları konusunda uluslararası topluma sık sık çağrı yapan bir ülke. Bu olay, Türkiye'nin bölgedeki diplomatik pozisyonunu etkileyebilir. Özellikle Türkiye'nin, Bangladeş'in bu konudaki hassasiyetini anlaması ve iki ülke arasında arabuluculuk yapması mümkün. Ayrıca, Hindistan'ın bu politikası, Türkiye'deki sığınmacı tartışmalarına benzer yönler taşıyor; bu da Türk dış politikası için dersler çıkarılabilecek bir alan oluşturuyor.