İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Henry Nowak adlı bir adamın bir kavga sonrası polis tarafından kelepçelenirken hayatını kaybettiği ana ait görüntüleri izledikten sonra 'midesinin bulandığını' ifade etti. Olay, İngiltere'de polis şiddeti ve güç kullanımına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. Starmer, konuyla ilgili olarak 'adaletin yerini bulması gerektiğini' vurguladı ve soruşturmanın hızla tamamlanması çağrısında bulundu.
Olayın arka planı ve detayları
Henry Nowak, iddiaya göre bir tartışma sonrası bir kişiyle kavgaya karıştı. Olay yerine gelen polis ekipleri, Nowak'ı yere yatırarak kelepçeleme girişiminde bulundu. Bu sırada Nowak'ın 'nefes alamıyorum' dediği duyuldu. Kısa bir süre sonra bilincini kaybeden Nowak, hastaneye kaldırılmasına rağmen kurtarılamadı. Olay anına ait güvenlik kamerası görüntüleri, sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Görüntülerde polis memurlarının, Nowak'ın sağlık durumunun ciddiyetini fark edemediği veya gerekli müdahaleyi zamanında yapmadığı yönünde eleştiriler yükseldi.
İçişleri Bakanlığı, olayla ilgili bağımsız bir soruşturma başlatıldığını duyurdu. Polis Teftiş Kurulu (Police Inspectorate), iki polis memurunu geçici olarak görevden uzaklaştırırken, soruşturmanın geniş kapsamlı yürütüldüğü belirtildi. Nowak ailesinin avukatı, polisin orantısız güç kullandığını savunarak, olayın 'cinayet' olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Aile, adalet çağrılarını sürdürüyor.
Olayın bölgesel ve küresel boyutu
Henry Nowak'ın ölümü, İngiltere'de polis şiddeti ve azınlık gruplara yönelik ayrımcı uygulamalar konusunda uzun süredir devam eden tartışmaların fitilini ateşledi. Özellikle 2020'de George Floyd'un Amerika Birleşik Devletleri'nde polis tarafından öldürülmesinin ardından başlayan 'Siyahların Hayatı Önemlidir' (Black Lives Matter) hareketi, Avrupa'da da benzer olaylara karşı duyarlılığı artırmıştı. Nowak'ın ölümü, Birleşik Krallık'ta polis reformu ve güç kullanımına ilişkin yasal düzenlemelerin yeniden gözden geçirilmesi çağrılarını gündeme getirdi. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, olayı yakından takip ettiğini ve bağımsız bir soruşturma yapılması gerektiğini belirtti. Uluslararası Af Örgütü gibi sivil toplum kuruluşları, İngiliz hükümetine polisin güç kullanımıyla ilgili net kurallar belirlemesi çağrısında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Henry Nowak olayı, Türkiye'de polis şiddeti ve kolluk kuvvetlerinin hesap verebilirliği konularında kamuoyunda duyarlılığın yüksek olduğu bir dönemde yaşanıyor. Türkiye'de de benzer olaylar zaman zaman gündeme gelirken, özellikle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları bu tür müdahalelerin orantılılık ilkesine uygun olması gerektiğini vurguluyor. Bu gelişme, polisin güç kullanımına ilişkin uluslararası standartların ne kadar kritik olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Doğrudan Türkiye'yi etkilemeyen bu olay, küresel düzeyde polis şiddetine karşı ortak bir hassasiyetin ve reform talebinin devam ettiğini gösteriyor. Türkiye'nin bu bağlamda uluslararası insan hakları mekanizmaları ile uyumlu politikalar izlemesi bekleniyor.