Londra merkezli hedge fonu Rokos Capital Management'ın kurucusu Chris Rokos, İngiltere'yi terk etmeye hazırlanıyor. Ülkenin en yüksek vergi mükelleflerinden biri olan milyarder finansçı, son yıllarda artan vergi yükü ve yaşam maliyeti nedeniyle İngiltere'den ayrılan zenginler kervanına katılıyor. Bloomberg'den Liza Tetley'in haberine göre, Rokos'un ayrılığı İngiltere'nin finans merkezi konumunu sarsacak nitelikte.
Rokos'un Ayrılık Kararının Arka Planı
Chris Rokos, 2015 yılında Brevan Howard'dan ayrıldıktan sonra kendi hedge fonu Rokos Capital Management'ı kurdu. Kısa sürede Avrupa'nın en başarılı makro hedge fonlarından biri haline gelen şirket, yönetimi altındaki varlıkları milyarlarca dolara taşıdı. Rokos'un kişisel serveti ise milyar dolar seviyesinde. Ancak İngiltere'de uygulanan yüksek gelir vergisi ve sermaye kazançları vergisi, ülkeyi zenginler için daha az cazip hale getirdi.
İngiltere'de 2022'den bu yana yaşanan siyasi ve ekonomik çalkantılar, sterlinin değer kaybı ve enflasyonun tarihi zirvelere ulaşması, varlıklı bireylerin ülkeden ayrılma eğilimini hızlandırdı. Özellikle Muhafazakar Parti hükümetinin son döneminde açıklanan vergi artışları ve İşçi Partisi'nin iktidara gelmesiyle birlikte daha da sertleşmesi beklenen vergi politikaları, finans dünyasının üst düzey isimlerini tedirgin ediyor. Rokos'un ayrılığı, bu trendin en somut göstergelerinden biri olarak yorumlanıyor.
Rokos'un nereye gideceği henüz netleşmedi. Ancak son yıllarda İngiltere'den ayrılan milyarderlerin tercih ettiği destinasyonlar arasında İsviçre, Monako, Dubai ve Singapur öne çıkıyor. Bu ülkelerin düşük vergi oranları ve iş dostu düzenlemeleri, finansçılar için cazip bir alternatif oluşturuyor. Rokos'un da benzer bir tercih yapması bekleniyor.
İngiltere'nin Kaybeden Ekonomisi ve Küresel Boyut
İngiltere, Brexit sonrası dönemde finans sektöründeki liderliğini korumakta zorlanıyor. Londra'nın küresel finans merkezi olma özelliği, artan düzenlemeler ve vergi yükü nedeniyle erozyona uğruyor. Son yıllarda birçok hedge fonu ve finans kuruluşu, Avrupa Birliği'ndeki şehirlere (Frankfurt, Paris, Dublin) ya da düşük vergili ülkelere taşındı. Bu durum, İngiltere'nin vergi gelirlerini ve nitelikli iş gücünü kaybetmesine yol açıyor.
Chris Rokos gibi isimlerin ülkeden ayrılması, sadece ekonomik değil aynı zamanda prestij kaybı anlamına da geliyor. İngiltere, uzun yıllar boyunca dünyanın dört bir yanından girişimci ve yatırımcıyı çeken bir merkez olmuştu. Ancak son dönemdeki politika değişiklikleri ve ekonomik istikrarsızlık, bu imajı zedeliyor. Ülkeyi terk eden milyarderler arasında James Dyson, Vijay Mallya ve daha birçok iş insanı bulunuyor. Bu isimlerin çoğu, vergi avantajları nedeniyle Asya veya Orta Doğu'yu tercih ediyor.
Küresel ölçekte ise, yüksek vergi oranları ve servet vergisi tartışmaları, sadece İngiltere'de değil, birçok gelişmiş ülkede gündemde. ABD'de Başkan Biden'ın önerdiği milyarderler vergisi, Fransa'da servet vergisi tartışmaları, zenginlerin ülke değiştirmesine neden oluyor. Bu durum, ülkeler arasında bir vergi rekabeti yaratıyor ve düşük vergili ülkeler kazançlı çıkıyor. İngiltere'nin yaşadığı beyin göçü, bu küresel trendin bir parçası.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'den zenginlerin ayrılık dalgası, Türkiye için doğrudan bir fırsat yaratmasa da dolaylı etkileri olabilir. Öncelikle, küresel sermayenin düşük vergili ülkelere yönelmesi, Türkiye'nin yabancı yatırım çekme çabalarını zorlaştırabilir. Türkiye'deki yüksek enflasyon ve vergi yükü, benzer şekilde yerli zenginlerin de yurt dışına yönelmesine neden oluyor. Diğer yandan, İngiltere'nin finans merkezi olarak zayıflaması, Londra'da faaliyet gösteren Türk finans kuruluşlarını ve iş insanlarını etkileyebilir. Türkiye, bu süreçte kendi vergi ve yatırım ortamını iyileştirerek küresel sermayeden pay almayı hedeflemeli.