İngiltere’nin en yoğun iki havalimanı olan Heathrow ve Gatwick’te, terminale en yakın noktada araç bırakma (drop-off) ücreti yüzde 33 oranında artarak 10 sterline (yaklaşık 390 TL) yükseldi. Sadece birkaç dakikalık duraklama için alınan bu ücret, özellikle tatile çıkan aileler ve iş seyahatleri için ek bir maliyet yükü oluşturuyor. Havalimanı işletmecileri artışı, altyapı yatırımları ve operasyonel maliyetlerdeki yükselişe bağlarken, yolcu dernekleri bu tür ücretlerin toplu taşıma kullanımını teşvik etmek amacı taşıdığını ancak yine de ciddi bir bütçe yükü getirdiğini belirtiyor.
Havalimanı ücretlerindeki artışın arka planı
Heathrow Havalimanı, Terminal 2, 3, 4 ve 5’teki drop-off bölgelerinde ücreti 7,50 sterlinden 10 sterline çıkarırken, Gatwick Havalimanı da benzer bir artışla Kuzey ve Güney terminallerindeki ücreti aynı seviyeye yükseltti. Bu iki havalimanı, İngiltere’de yıllık yolcu trafiğinin büyük bir kısmını karşılıyor. Diğer büyük havalimanlarından Manchester, Stansted ve Luton’da ise ücretler 5 ila 7 sterlin arasında değişiyor. Özellikle aileler için tasarlanan indirimli veya ücretsiz bırakma alanları bulunsa da, bunlar genellikle terminale daha uzak mesafede yer alıyor. Havalimanı yetkilileri, artan enerji fiyatları, personel maaşları ve güvenlik önlemlerinin maliyeti nedeniyle bu zammın kaçınılmaz olduğunu savunuyor.
Öte yandan, ücret artışına tepki gösteren sivil toplum kuruluşları, özellikle engelli yolcular ve acil durumda olanlar için bu uygulamanın sorun yarattığını dile getiriyor. Bazı havalimanları, engelli yolcular için ücretsiz bırakma imkanı sunsa da, bu istisnaların yeterince duyurulmadığı eleştirisi yapılıyor.
Küresel boyut: Havalimanı ücretleri dünyada nasıl?
Dünya genelinde havalimanı drop-off ücretleri giderek yaygınlaşıyor. ABD’de birçok büyük havalimanı, terminale araçla giriş için 3 ila 6 dolar arasında ücret alırken, bazı Asya havalimanları bu hizmeti ücretsiz sunuyor. Avrupa’da ise Paris Charles de Gaulle, Amsterdam Schiphol ve Frankfurt gibi merkezlerde ücretler 4 ila 8 avro arasında değişiyor. İngiltere’deki artış, özellikle düşük maliyetli havayollarının yoğun olduğu havalimanlarında yolcuları toplu taşıma veya park&deviation hizmetlerine yönlendirme stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Uzmanlar, bu eğilimin sürdürülebilir ulaşım politikalarıyla uyumlu olduğunu ancak kısa vadede yolcuların cebine doğrudan yansıdığını belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’deki havalimanı işletmecileri ve havacılık otoriteleri için bir referans teşkil edebilir. Şu an için Türkiye’deki büyük havalimanlarında (İstanbul Havalimanı, Sabiha Gökçen, Antalya) drop-off ücretleri uygulanmamakla birlikte, benzer maliyet baskıları gelecekte gündeme gelebilir. Özellikle özelleştirilen havalimanlarında, işletmecilerin gelirlerini artırma motivasyonu, bu tür ücretlerin zamanla hayata geçirilmesine neden olabilir. Ayrıca, Türk yolcuların yurt dışı seyahatlerinde karşılaştığı ek maliyetler, bavul ve bagaj ücretlerinin yanına bir de havalimanı giriş ücreti eklenmesiyle seyahat bütçelerini zorlayabilir. Türk Hava Yolları ve diğer taşıyıcılar için bu durum, müşteri memnuniyetini etkileyebilecek bir faktör olarak değerlendirilmeli.