Hamas, Filistin Yasama Konseyi seçimlerinin ertelenebileceğine dair önerileri reddederek seçimlerin planlanan tarihte yapılması ve özgür, adil bir seçim süreci için gerekli düzenlemelerin yapılması çağrısında bulundu. Hamas Sözcüsü Hazem Qassem'in yaptığı yazılı açıklamada, seçimlerin ertelenmesinin Filistin halkının iradesini hiçe saymak anlamına geleceğini belirtti. Bu gelişme, Filistin'de iç siyasi sürecin yeniden hareketlendiği ve seçim takviminin belirsizleştiği bir dönemde yaşandı.
Filistin seçimleri ve erteleme tartışmalarının arka planı
Filistin'de en son 2006 yılında yapılan ve Hamas'ın zaferiyle sonuçlanan seçimlerin ardından, Fetih ile Hamas arasında yaşanan anlaşmazlık nedeniyle yeni seçimler bir türlü düzenlenemedi. 2021 yılında yapılması planlanan seçimler, İsrail'in Doğu Kudüs'te seçimlere izin vermemesi gerekçesiyle iptal edilmişti. O tarihten bu yana Filistin siyaseti, iç bölünmüşlük ve İsrail işgali altındaki topraklarda artan baskılar arasında sıkışmış durumda. Hamas'ın son açıklaması, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas liderliğindeki Fetih hareketiyle yürütülen uzlaşı görüşmelerinin bir parçası olarak öne çıkıyor. Bazı Filistinli yetkililer, seçimlerin güvenlik koşulları ve İsrail'in Kudüs'teki kısıtlamaları nedeniyle ertelenebileceğini dile getirmişti. Hamas ise bu tür gerekçeleri kabul etmeyerek seçimlerin takvime uygun yapılması konusunda ısrarcı.
Hazem Qassem, açıklamasında seçimlerin ertelenmesinin Filistin halkının demokratik haklarını gasp etmek anlamına geleceğini vurguladı. Qassem, "Seçimlerin ertelenmesi yönündeki her türlü girişim, Filistin halkının iradesine saygısızlıktır. Özgür ve adil bir seçim ortamı sağlanmalı, işgal altındaki Kudüs dahil tüm Filistin topraklarında seçimler zamanında yapılmalıdır" ifadelerini kullandı. Hamas'ın bu tutumu, hareketin Filistin siyasetindeki meşruiyetini koruma ve tabanını genişletme stratejisi olarak yorumlanıyor. Zira 2006 seçimlerinden bu yana iktidarı fiilen elinde bulunduran Hamas, yeni seçimlerde de güçlü bir performans sergilemeyi hedefliyor.
Öte yandan Fetih hareketi içinde seçimlerin ertelenmesi yönünde sesler yükseliyor. Fetih yetkilileri, özellikle Doğu Kudüs'te İsrail'in seçim faaliyetlerine izin vermemesi nedeniyle seçimlerin tüm Filistin topraklarında yapılmasının mümkün olmadığını savunuyor. Ancak Hamas, bu gerekçeyi samimi bulmayarak, asıl amacın seçimlerden kaçınmak olduğunu öne sürüyor. Filistin Merkez Seçim Komisyonu ise seçim hazırlıklarına devam ediyor ve sandık kurullarının oluşturulması, seçmen kütüklerinin güncellenmesi gibi çalışmalar sürdürülüyor. Seçimlerin yapılabilmesi için Filistin Yasama Konseyi'nin onayı ve Devlet Başkanı Abbas'ın kararnamesi gerekiyor. Abbas'ın seçim tarihini belirleme yetkisi bulunuyor, ancak Hamas'ın itirazları süreci zora sokabilir.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Filistin'deki seçim tartışmaları, Orta Doğu siyasetinin hassas dengeleri içinde şekilleniyor. Hamas'ın seçimlere katılma ve iktidarı sürdürme arzusu, hareketin bölgesel müttefikleri olan Katar ve Türkiye tarafından da yakından izleniyor. Öte yandan Fetih'in seçimleri erteleme eğilimi, İsrail ve ABD'nin Hamas'ın meşruiyet kazanmasını engelleme çabalarıyla örtüşüyor. İsrail, Hamas'ı terör örgütü olarak tanımlıyor ve seçimlere katılmasına karşı çıkıyor. ABD yönetimi ise Filistin'de demokratik seçimleri desteklediğini söylemekle birlikte, Hamas'ın seçimlere katılması durumunda nasıl bir tutum izleyeceği belirsizliğini koruyor. Avrupa Birliği de seçimlerin özgür ve adil olması çağrısı yaparken, Hamas'ın siyasi rolü konusunda çekincelerini sürdürüyor.
Seçimlerin ertelenmesi, Filistin halkının demokratik beklentilerini erteleyecek ve bölgedeki istikrarsızlığı derinleştirebilecek bir adım olarak değerlendiriliyor. Filistin'de 2006'dan bu yana seçim yapılamaması, halkın siyasi temsiliyetini zayıflatmış ve genç neslin siyasete olan güvenini azaltmış durumda. Seçimlerin zamanında yapılması, Filistin'in uluslararası alanda meşruiyetini güçlendirebilir ve iç barışa katkı sağlayabilir. Ancak İsrail'in Doğu Kudüs'teki kısıtlamaları, seçimlerin tüm Filistin topraklarında yapılmasını fiilen imkânsız kılıyor. Bu durum, Filistin yönetimini hem siyasi hem de hukuki açıdan zor bir pozisyona sokuyor.
Hamas'ın açıklaması, Filistin iç siyasetindeki bölünmüşlüğün sürdüğünü gösteriyor. Fetih ve Hamas arasındaki uzlaşı görüşmeleri yıllardır sonuçsuz kalırken, seçimler konusundaki anlaşmazlık bu bölünmüşlüğün bir yansıması. Filistin halkı ise bir yandan işgal altındaki yaşam koşullarıyla mücadele ederken, diğer yandan siyasi temsiliyet kriziyle karşı karşıya. Seçimlerin yapılıp yapılmayacağı, önümüzdeki günlerde Filistin siyasetinin en önemli gündem maddesi olmaya devam edecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Filistin'de seçim tartışmaları, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği desteğin ve bölgesel istikrar arayışının bir yansıması olarak önem taşıyor. Türkiye, Hamas ile ilişkilerini sürdüren ve Filistin'de demokratik seçimleri destekleyen bir ülke olarak, seçimlerin zamanında yapılması ve Filistin halkının iradesinin sandığa yansıması çağrısında bulunuyor. Seçimlerin ertelenmesi, Türkiye'nin Filistin'deki siyasi sürece yönelik beklentilerini zayıflatabilir. Öte yandan Türkiye, Fetih-Hamas uzlaşısı için arabuluculuk çabalarını sürdürüyor. Seçimlerin yapılması, Türkiye'nin bölgede Filistin lehine diplomatik girişimlerini güçlendirebilir. Ancak İsrail'in Kudüs'teki kısıtlamaları ve ABD'nin tutumu, süreci belirsizliğe itiyor.