Sudan'da iç savaşın aktörlerinden paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF), ülkenin güneyindeki Beyaz Nil Eyaleti'nde bir akaryakıt istasyonuna drone ile saldırı düzenledi. Sudan Doktorlar Ağı'ndan yapılan açıklamaya göre saldırıda iki kişi hayatını kaybetti, yedi kişi yaralandı. Olay, çatışmaların yoğunlaştığı Kosti şehri yakınlarında meydana geldi. Sağlık kaynakları, yaralıların çevre hastanelere sevk edildiğini ve durumlarının ciddiyetini koruduğunu bildirdi. RSF'nin sivil altyapıyı hedef alan saldırılarına bir yenisini ekleyen bu eylem, uluslararası toplumun tepkisine yol açtı.
Çatışmanın arka planı ve tırmanan şiddet
Sudan'da Nisan 2023'te başlayan iç savaş, düzenli ordu ile RSF arasında devam ediyor. Beyaz Nil Eyaleti, stratejik konumu ve Nil Nehri üzerindeki kontrol noktaları nedeniyle çatışmaların merkezinde yer alıyor. RSF'nin özellikle sivil hedeflere yönelik saldırıları, Hartum ve diğer büyük şehirlerde de benzer şekilde devam ediyor. Sudan Doktorlar Ağı, çatışmaların başladığı günden bu yana binlerce sivilin hayatını kaybettiğini ve milyonlarca kişinin yerinden edildiğini rapor ediyor. Akaryakıt istasyonu gibi kritik altyapılara yönelik saldırılar, bölgede insani krizi daha da derinleştiriyor. BM verilerine göre, Sudan nüfusunun yarısından fazlası gıda güvensizliği ile karşı karşıya kalırken, sağlık hizmetlerine erişim neredeyse tamamen kesilmiş durumda.
Bölgesel ve küresel boyut
Sudan'daki çatışma, sadece ülke sınırlarını değil, aynı zamanda bölgesel istikrarı da tehdit ediyor. RSF'nin Birleşik Arap Emirlikleri'nden askeri destek aldığı iddiaları, uluslararası kamuoyunda tartışmalara yol açıyor. Mısır ve Etiyopya gibi komşu ülkeler, çatışmanın kendi sınırlarına sıçramasından endişe ederken, Nijer ve Çad gibi ülkeler Sudan'dan gelen mülteci akınıyla mücadele ediyor. BM Güvenlik Konseyi, taraflara ateşkes çağrısında bulunmasına rağmen somut bir adım atılmadı. ABD ve Avrupa Birliği, RSF'ye yönelik yaptırımları artırma kararı alırken, Rusya ve Çin'in çatışmadaki rolü ise belirsizliğini koruyor. Öte yandan, bölgedeki enerji hatlarının güvenliği, özellikle Güney Sudan'ın petrol ihracatı için kritik önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Sudan'daki iç savaşta taraflarla dengeli ilişkiler kurmaya çalışıyor. Ankara, hem meşru hükümetle hem de RSF ile doğrudan temasını sürdürüyor. Ancak bu saldırı, Türkiye'nin bölgedeki insani yardım çabalarını ve diplomatik girişimlerini zorlaştırabilir. Sudan, Türkiye için Afrika Boynuzu'nda stratejik bir ortak konumunda; özellikle Savunma Sanayii iş birliği ve ticari anlaşmalar ön planda. Çatışmanın derinleşmesi, Türk şirketlerinin Sudan'daki yatırımlarını riske atarken, Kızıldeniz'e kıyısı olan ülkelerde istikrarsızlığın artması, Türkiye'nin Doğu Afrika politikasını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'de bulunan Sudanlı mülteci topluluğu da gelişmeleri endişeyle takip ediyor.