Güney Afrika'da son haftalarda artan yasa dışı göçmen karşıtı gösteriler, ülkedeki Afrikalı göçmenler arasında 'aşırı korku'ya neden oluyor. Johannesburg ve Durban gibi büyük şehirlerde düzenlenen mitinglerde, yabancıların ülkeyi terk etmesi istenirken, protestocular 'Güney Afrika önce Güney Afrikalılarındır' sloganları attı. Göçmenler, yasal oturma izinlerine sahip olmalarının bile kendilerini şiddet ve ayrımcılıktan korumadığını belirtiyor.
Yıllardır Süren Yabancı Düşmanlığı Yeniden Alevlendi
Güney Afrika, 2008'den bu yana zaman zaman patlak veren yabancı düşmanlığı saldırılarına sahne oluyor. Ancak son dalga, özellikle ekonomik durgunluk ve yüksek işsizlik oranlarının (%32'nin üzerinde) etkisiyle daha da tırmandı. Yerel halk, göçmenleri işlerini çalmakla ve suç oranlarını artırmakla suçluyor. Oysa araştırmalar, göçmenlerin çoğunlukla kayıt dışı ekonomide çalıştığını ve yerel ekonomiye katkı sağladığını gösteriyor.
Geçtiğimiz hafta başkent Pretoria'da düzenlenen gösteriye binlerce kişi katıldı. Polis, olayların kontrol altına alındığını ancak bazı işyerlerinin yağmalandığını açıkladı. Göçmenler, evlerinde veya iş yerlerinde saldırıya uğrama korkusuyla dışarı çıkmaya çekindiklerini ifade ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Afrika Birliği Alarm Veriyor
Güney Afrika'daki bu gelişmeler, yalnızca ülke sınırlarını değil, tüm Güney Afrika Kalkınma Topluluğu (SADC) bölgesini etkiliyor. Zimbabve, Malavi, Mozambik gibi komşu ülkelerden gelen göçmenler, hem siyasi hem de ekonomik nedenlerle Güney Afrika'yı tercih ediyor. Afrika Birliği, bu tür olayların kıtadaki entegrasyon çabalarına zarar verdiğini ve insan hakları ihlali oluşturduğunu belirterek Güney Afrika hükümetini önlem almaya çağırdı.
Uluslararası Af Örgütü, göçmen karşıtı söylemlerin şiddeti körüklediği uyarısında bulunurken, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) ise Güney Afrika'yı göçmenleri korumak için acil adımlar atmaya davet etti. Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa, hükümetin konuyu ciddiyetle takip ettiğini ancak yasa dışı göçün de kontrol altına alınması gerektiğini söyledi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Güney Afrika'daki yabancı düşmanlığı dalgası, Türkiye'nin Afrika açılımı politikası açısından yakından izlenmelidir. Türkiye, son yıllarda Sahra Altı Afrika'da ticari ve diplomatik ilişkilerini güçlendirirken, Güney Afrika önemli bir ortak konumundadır. Bu tür toplumsal gerginlikler, Türk iş insanlarının ve diplomatik personelin güvenliğini etkileyebilir. Ayrıca Türkiye, kendi sınırları içinde göçmenlere yönelik politikalar geliştirirken, kitlesel göçün yol açtığı sosyal sorunlar konusunda Güney Afrika deneyiminden ders çıkarabilir. Bölgesel istikrarsızlığın Afrika kıtasındaki yatırım ortamına olumsuz yansımaları olabileceği değerlendirilmelidir.