GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Siyaset

Güney Afrika'da Göçmen Karşıtı Gerilim Tırmanıyor: Ordudan Sokağa Müdahale

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
Güney Afrika'da Göçmen Karşıtı Gerilim Tırmanıyor: Ordudan Sokağa Müdahale
Çeviri Kaynağı
Rfi — Bu haber, Rfi'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

Güney Afrika genelinde artan yabancı düşmanlığı, bu hafta kritik bir eşiğe ulaştı. Göçmen karşıtı grupların kayıt dışı yabancı uyruklulara ülkeyi terk etmeleri için tanıdığı 30 Nisan tarihli gayriresmi sürenin dolmasıyla birlikte, şiddet olaylarının patlak vermesinden endişe ediliyor. Polis ve ordu birlikleri, başta Johannesburg, Durban ve Cape Town olmak üzere ülkenin dört bir yanında stratejik noktalara konuşlandırıldı. Yetkililer, haftalardır süren anti-göçmen kampanyaların dört kişinin ölümüne ve binlerce kişinin yerinden edilmesine yol açtığını bildiriyor. Şimdiye kadar resmi bir yasaklama kararı alınmayan gösterilerin, özellikle gece saatlerinde şiddete dönüşmesinden korkuluyor.

Gelişmenin Arka Planı

Olayların fitilini ateşleyen süreç, Mart ayında bir grup Güney Afrikalının sosyal medyada örgütlenerek 'Operation Dudula' (Zulu dilinde 'kov' anlamına geliyor) adını verdikleri bir hareket başlatmasıyla hız kazandı. Sivil toplum örgütü olarak tanımlanan grup, işsizliğin ve suç oranının yüksek olduğu bölgelerde, yabancı uyrukluları işleri 'çalmakla' ve yerel kaynakları tüketmekle suçluyor. Operasyonun lideri Nhlanhla Lux, taleplerinin yasadışı göçmenlerin sınır dışı edilmesi olduğunu ancak yöntemlerinin şiddet içermediğini savunuyor. Ancak sahadaki görüntüler, hedef alınan Nijeryalı, Somalili, Bangladeşli, Pakistanlı ve Zimbabveli göçmenlere yönelik saldırıların, yağmalama ve kundaklamaların yaşandığını gösteriyor. Göçmen nüfusunun yoğun olduğu Johannesburg'un merkezindeki yeşil pazara düzenlenen baskında çok sayıda dükkanın talan edilmesi, tansiyonu iyice yükseltmişti.

Güney Afrika hükümeti, kolluk kuvvetlerine 'aşırı güç kullanmama' talimatı verirken, Başkan Cyril Ramaphosa olayları 'kabul edilemez' olarak nitelendirerek vatandaşları sağduyuya çağırdı. İçişleri Bakanı Aaron Motsoaledi, yasadışı göçmenlerin sınır dışı işlemlerinin hızlandırılacağını ancak hiçbir kimsenin kendiliğinden adalet arayışına girmemesini istedi. Muhalefetteki Demokratik İttifak (DA) ise hükümeti sınır kontrolünde yetersizlikle suçlarken, bazı kesimler operasyonun ırkçı bir boyut kazandığına dikkat çekiyor. Zira şiddetten en çok etkilenenlerin siyahi Afrikalı göçmenler olduğu görülüyor.

Bölgesel ve Küresel Boyut

Güney Afrika'daki yabancı düşmanlığı, kıtanın en sanayileşmiş ekonomisi konumundaki ülkenin iç istikrarını tehdit etmekle kalmıyor, aynı zamanda bölgesel iş birliğini de zorluyor. Afrika Birliği (AfB), üye ülkeleri arasındaki serbest dolaşım ilkesine aykırı olan bu tür eylemleri kınarken, özellikle komşu Zimbabve, Mozambik ve Malavi gibi ülkelerden gelen yoğun göç dalgasına karşı daha kapsamlı politikalar geliştirilmesi gerektiğini vurguluyor. Öte yandan, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği ve Uluslararası Göç Örgütü, gerginliğin azaltılması için arabuluculuk teklifinde bulundu. Uzmanlar, Güney Afrika'nın yüksek işsizlik oranı (%32,6) ve derinleşen ekonomik eşitsizliklerin, toplumsal kırılganlığı körüklediğini belirtiyor. Göçmen karşıtı söylemlerin siyasi partiler tarafından seçim malzemesi yapılması, sorunu daha da derinleştiriyor. Benzer dalgalar daha önce 2019 ve 2021 yıllarında da yaşanmış, Nijerya gibi ülkelerle diplomatik krize yol açmıştı. Bu kez tansiyonun daha yüksek olması, bölgesel ticaret ve iş gücü akışını da sekteye uğratma riski taşıyor.

Türkiye Açısından Değerlendirme

Güney Afrika'daki göçmen karşıtı hareketlerin Türkiye ile doğrudan bir bağlantısı bulunmamakla birlikte, küresel ölçekte artan yabancı düşmanlığı ve ekonomik milliyetçilik dalgası, Türkiye'nin de yakından izlemesi gereken bir trenddir. Sahra Altı Afrika ile ticari ve diplomatik ilişkilerini geliştiren Türkiye, bölgedeki istikrarsızlıkların tedarik zincirlerine ve yatırım ortamına etkisini dikkate almalıdır. Ayrıca, göçmen karşıtı söylemlerin Türkiye'nin kendi sığınmacı politikalarına yönelik uluslararası kamuoyunda emsal oluşturma ihtimali bulunuyor. Ankara'nın, Afrika Birliği nezdindeki girişimleri ve insani yardım politikaları göz önüne alındığında, bu tür krizlerde yapıcı bir rol üstlenmesi, bölgesel nüfuzu açısından da önem taşıyor.

Etiketler:
Güney Afrikagöçmen karşıtlığışiddetAfrikasiyaset

İlgili Haberler

Monako Başsavcılığı: Patlamada 'Terör' Kanıtı Yok, Şüpheli Aranıyor
Siyaset

Monako Başsavcılığı: Patlamada 'Terör' Kanıtı Yok, Şüpheli Aranıyor

14 dk önce

İngiltere'den Warner Bros-Paramount dev birleşmesine müdahale sinyali
Siyaset

İngiltere'den Warner Bros-Paramount dev birleşmesine müdahale sinyali

32 dk önce

Burnham Belediye Başkanı Olarak Manchester’da Çalışacak
Siyaset

Burnham Belediye Başkanı Olarak Manchester’da Çalışacak

39 dk önce

Avustralya'da restoranlara balığın menşei zorunluluğu
Siyaset

Avustralya'da restoranlara balığın menşei zorunluluğu

50 dk önce