Cumhuriyetçi Senatör Mike Rounds (Güney Dakota), geçtiğimiz hafta 71 yaşında ani bir hastalık sonucu hayatını kaybeden meslektaşı Lindsey Graham'ın (Güney Karolina) Rusya'ya yönelik kapsamlı bir yaptırım tasarısı üzerinde çalışırken 'büyük ilerleme kaydettiğini' düşündüğünü açıkladı. Rounds, Pazar günü CBS kanalında yayınlanan 'Face the Nation' programında yaptığı konuşmada, iki senatörün geçtiğimiz ay NATO zirvesi için Ankara'da bir araya geldiklerini ve tasarı üzerinde son görüşmeleri yaptıklarını ifade etti. 'Lindsey gerçekten ilerleme kaydettiğimizi hissediyordu. Büyük bir enerjiyle çalışıyordu' diyen Rounds, tasarının tamamlanmak üzere olduğunu ancak Graham'ın vefatının ardından sürecin durduğunu söyledi.
Yaptırım tasarısının ayrıntıları ve Graham'ın rolü
Cumhuriyetçi Parti'nin önde gelen dış politika seslerinden biri olan Lindsey Graham, uzun yıllardır Rusya'ya karşı sert yaptırımlar uygulanmasını savunuyordu. Graham, özellikle Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırganlığına karşı ekonomik önlemlerin artırılması gerektiğini vurguluyordu. Tasarının, Rus enerji sektörüne yönelik yeni kısıtlamalar, Rus oligarklarının ABD'deki varlıklarına el konulması ve Moskova'nın uluslararası finansal erişimini daha da kısıtlayacak önlemler içermesi bekleniyordu. Rounds'a göre Graham, özellikle Türkiye ve diğer NATO müttefikleriyle yaptığı görüşmelerde tasarının Kongre'de geniş destek göreceği konusunda iyimserdi. Bununla birlikte, tasarının yasalaşması için Senato'dan geçmesi ve Biden yönetiminin desteğini alması gerekiyordu. Uzmanlar, Graham'ın ölümünün, iki partili mutabakatın sağlanması açısından tasarıyı zora sokabileceğini belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Rusya yaptırımları ve Türkiye'nin konumu
Rusya'ya yönelik yaptırımlar, Ukrayna savaşının başlamasından bu yana ABD ve müttefiklerinin Moskova'ya uyguladığı en önemli baskı araçlarından biri oldu. Ancak yaptırımların etkinliği, özellikle enerji alanındaki düzenlemelerin uygulanması ve üçüncü ülkeler üzerinden yapılan dolanım faaliyetleri nedeniyle tartışma konusu. Türkiye, savaşın başından beri hem Ukrayna hem de Rusya ile dengeli bir politika izlerken, Batı'nın yaptırım rejimine tam olarak katılmamıştı. Rounds ve Graham'ın Ankara ziyareti, bu dengenin Batı lehine değiştirilmesi çabalarının bir parçası olarak yorumlanmıştı. Graham'ın vefatı, bu Türkiye boyutunun da askıya alınması anlamına gelebilir. Zira Graham, Ankara'da yaptığı görüşmelerde Türk yetkililere, Rusya'ya yönelik yaptırımların delinmesinin önlenmesi konusunda baskı yapmıştı. Uzmanlar, Graham'ın yokluğunda benzer bir baskının sürdürülüp sürdürülemeyeceğinin belirsiz olduğunu ifade ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Graham'ın ölümü ve Rusya yaptırım tasarısının akamete uğraması, Türk dış politikası açısından kısa vadede olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Zira tasarı, Türkiye'nin Rusya ile enerji ticareti ve turizm gibi alanlardaki ilişkilerini doğrudan etkileyebilecek hükümler içeriyordu. Ancak ABD Kongresi'ndeki Rusya karşıtı iklimin devam ettiği ve tasarının ilerleyen dönemde yeniden gündeme gelebileceği unutulmamalıdır. Türkiye, bu süreçte Batı ile Rusya arasındaki ince çizgide yürümeye devam ederken, Graham gibi güçlü bir sesin kaybı, Ankara'nın Washington nezdindeki savunuculuğunu da zayıflatabilir. Bu nedenle Türkiye'nin, yeni senatörlerle ilişkilerini güçlendirmesi ve yaptırımların etkilerini sınırlandıracak diplomatik adımlar atması gerekebilir.