Goldman Sachs, yapay zeka (AI) ticaretine yönelik yatırımcı varsayımlarının gerçeklikten giderek koptuğunu ve teknolojinin mevcut durumda sürdürülebilir bir getiri sağlamaktan uzak olduğunu belirtti. Bankanın küresel hisse senedi araştırma başkanı Jim Covello'nun kaleme aldığı raporda, AI ile ilgili şirketlere yapılan yatırımların büyük ölçüde spekülatif olduğu ve bu altyapının kurulum maliyetlerinin getirileri karşılamadığı vurgulandı. Rapor, yatırımcıların yakın vadede devasa kârlar beklediğini ancak AI'nın üretkenlik artışı gibi somut faydalarının henüz kanıtlanmadığını ortaya koyuyor. Goldman Sachs'a göre, AI hype'ı geçmişteki teknoloji balonlarına benzer bir döngünün içinde ve piyasa gerçeklerine uyum sağlamada zorlanıyor.
Yapay Zeka Yatırımlarının Gerçek Maliyeti
Goldman Sachs'ın analizi, AI altyapısına (veri merkezleri, yongalar, enerji gibi) yapılan harcamaların 1 trilyon doları aşabileceğini öngörüyor. Ancak bu harcamaların karşılığında elde edilecek gelirler henüz belirsizliğini koruyor. Covello, özellikle AI destekli hizmetlerin (örneğin otomatik müşteri hizmetleri, içerik üretimi) şu anki maliyet yapısıyla kârlı olmadığını belirtiyor. Rapor, AI şirketlerinin hisse fiyatlarının, mevcut ve gelecekteki nakit akışlarına göre aşırı değerlendiğini ve bu durumun 2000'lerin başındaki dot-com balonunu andırdığını ifade ediyor. Yatırımcıların, AI'nın ilk aşamada sadece bazı özel sektör alanlarında (örneğin ilaç keşfi, yazılım kodlaması) dönüşüm yaratabileceğini, ancak bunun da geniş çaplı bir getiri sağlamayacağını kabul etmeleri gerekiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Piyasaların Denge Arayışı
Goldman Sachs'ın uyarısı, özellikle ABD teknoloji hisselerinde yoğunlaşan AI yatırımlarının küresel etkisine dikkat çekiyor. NVDIA, Microsoft, Alphabet gibi şirketlerin değerlemeleri, AI'nın potansiyeline bağlı olarak astronomik seviyelere ulaştı. Ancak bu şirketlerin gelirlerinin büyük kısmı hâlâ mevcut iş kollarından (bulut bilişim, reklam) geliyor. Rapora göre, AI'ya yapılan yatırımların getirileri 2027'ye kadar netleşmeyebilir. Bu durum, merkez bankalarının faiz politikaları ve küresel enflasyonla mücadele sürecinde ayrıca risk oluşturuyor. Yatırımcıların aşırı iyimserliği, bir düzeltme hareketine yol açabilir; bu da başta ABD olmak üzere teknoloji ağırlıklı piyasaları olumsuz etkileyebilir. Özellikle Asya ve Avrupa'daki teknoloji tedarik zinciri şirketleri (yonga üreticileri, sunucu üreticileri) benzer bir balon etkisiyle karşı karşıya kalabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, yapay zeka yatırımlarında global trendlere paralel olarak bir ivme yakalamaya çalışıyor, ancak Goldman Sachs'ın uyarısı Türk şirketleri ve yatırımcıları için de geçerli. Türkiye'deki teknoloji girişimlerinin AI odaklı olanları, küresel fonlama ve değerleme dalgalanmalarından doğrudan etkilenebilir. Ayrıca, Türkiye'nin savunma sanayii ve kamu hizmetlerinde AI kullanımına yönelik stratejileri (örneğin akıllı şehir projeleri), bu alandaki küresel balon riskine karşı dikkatli olmayı gerektiriyor. Kısa vadede spekülatif hareketlerden kaçınılması, uzun vadeli ve sürdürülebilir AI yatırımlarına odaklanılması, Türkiye'nin bu dönüşümde verimli sonuçlar almasını sağlayabilir.