ABD'de yaşlanan nüfus, aile içi bakım rollerini yeniden şekillendiriyor. Geleneksel olarak kadınların üstlendiği yaşlı bakımı, giderek daha fazla erkek tarafından üstleniliyor. Oğullar, eşler ve kardeşler, ebeveynlerine veya eşlerine bakmak için işlerini bırakıyor veya kariyerlerini askıya alıyor. Bu durum, erkek bakıcıların karşılaştığı benzersiz zorlukları da beraberinde getiriyor: toplumsal cinsiyet rolleri nedeniyle yardım istemekte zorlanma, yalnızlık, maddi sıkıntılar ve sağlık sorunları. Pew Araştırma Merkezi'ne göre, ABD'de 65 yaş üstü nüfus 2020'de 56 milyonken 2040'ta 80 milyona ulaşacak. Bu artış, bakıcılık ihtiyacını katlayarak artırıyor.
Gelişmenin arka planı
Uzun vadeli bakım sigortasının yetersiz olduğu ABD'de, aile üyeleri genellikle tek bakıcı kaynağı. Erkek bakıcıların oranı son on yılda yüzde 30 arttı. National Alliance for Caregiving raporuna göre, erkeklerin yüzde 40'ı bakımı tek başına üstleniyor. Oysa kadınlar bu oran yüzde 53. Erkekler daha çok finansal yönetim, ilaç takibi gibi görevleri üstlenirken, duygusal destek ve kişisel bakımı kadınlara bırakıyor. Ancak, Alzheimer gibi hastalıklar ilerledikçe erkekler de tuvalet yardımı, banyo gibi samimi görevleri yapmak zorunda kalıyor. Bu, birçok erkeğin hazırlıksız yakalandığı bir durum.
Ekonomik yük de ağır. Bakıcıların yüzde 60'ı işlerini bırakmak zorunda kalıyor veya çalışma saatlerini azaltıyor. Erkekler, cinsiyet rollerinden dolayı bu durumu kabullenmekte zorlanıyor. "Ben erkeğim, her şeyin üstesinden gelirim" düşüncesi, yardım aramayı geciktiriyor. Ayrıca, erkek bakıcılar için destek grupları kadınlara göre daha az. Bu yalnızlık hissini derinleştiriyor.
Bölgesel veya küresel boyut
ABD'deki bu eğilim, gelişmiş ülkelerin tamamında gözleniyor. Japonya, Almanya, İtalya gibi yaşlanan nüfusun hızla arttığı ülkelerde benzer bir tablo var. Dünya Sağlık Örgütü, 2050'de 60 yaş üstü nüfusun 2 milyara ulaşacağını öngörüyor. Bu durum, sağlık sistemleri, emeklilik fonları ve sosyal hizmetler üzerinde baskı yaratıyor. Erkek bakıcıların artması, işgücüne katılım oranlarını düşürüyor ve toplumsal cinsiyet eşitliği tartışmalarını yeniden alevlendiriyor. Ekonomik anlamda, bakıcılık nedeniyle iş gücü kaybının maliyeti yılda milyarlarca doları buluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de nüfus yaşlanıyor ve aile bakımı yaygın. Ancak kadınlar hala bakım yükünün büyük kısmını üstleniyor. Erkek bakıcıların artması, işgücü piyasasında kadın-erkek eşitsizliğini azaltabilir. Ancak Türkiye'de bakım sigortası ve kurumsal destek eksik. Bu nedenle, erkeklerin bakım rolü üstlenmesi ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyebilir. Hükümetin, bakım izni ve esnek çalışma modelleri gibi politikalar geliştirmesi gerekiyor. Küresel eğilim, Türkiye'nin de sosyal politikalarda değişiklik yapmasına yol açabilir.