ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Salı günü Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) vararak başlayacağı Körfez turunda, Ortadoğu savaşının ağır ekonomik faturasını ödeyen kilit müttefiklerine dayanışma mesajı vermeyi hedefliyor. Rubio'nun BAE'nin ardından Suudi Arabistan ve Katar'ı da kapsaması beklenen ziyareti, bölgede tırmanan gerilimler ve İran'ın artan nüfuzu karşısında Washington'un Körfez ülkeleriyle ittifakını pekiştirme çabası olarak yorumlanıyor. Özellikle Yemen'deki Husilerin Kızıldeniz'de ticari gemilere yönelik saldırıları, bölge ekonomilerini ciddi şekilde etkilerken, Körfez ülkeleri de bu saldırılardan doğrudan zarar görüyor.
Gelişmenin arka planı: Körfez savaşın yükünü taşıyor
Rubio'nun bu hassas misyonu, Körfez ülkelerinin Ortadoğu savaşı nedeniyle ağır bir ekonomik bedel ödediği bir dönemde gerçekleşiyor. BAE, Suudi Arabistan ve Katar, İsrail-Hamas çatışmasının bölgeye yayılması sonucu turizm, ticaret ve enerji gelirlerinde önemli kayıplar yaşadı. Özellikle Kızıldeniz'deki güvenlik krizi, Suudi Arabistan ve BAE'nin ihracat rotalarını tehdit ederken, küresel tedarik zincirlerinde aksamalara yol açtı. ABD'nin bölgedeki askeri varlığını artırmasına rağmen, Körfez ülkeleri Washington'un daha somut adımlar atmasını bekliyor. Rubio'nun ziyareti, bu beklentilere yanıt vermeyi ve ABD'nin bölgesel güvenlik taahhütlerini yeniden teyit etmeyi amaçlıyor.
Bölgesel boyut: İran ve Husiler masada
Rubio'nun Körfez turunun ana gündem maddelerinden biri, Yemen'deki Husilerin saldırılarının durdurulması ve İran'ın bölgedeki faaliyetlerinin sınırlandırılması olacak. ABD, Husilere yönelik hava operasyonlarını yoğunlaştırırken, Körfez ülkeleri bu operasyonlara lojistik destek sağlıyor. Ancak Suudi Arabistan ve BAE, daha önce Yemen'deki savaştan çıkış stratejileri geliştirmişken, yeni bir çatışma döngüsü endişe yaratıyor. Katar ise, İran'la arabuluculuk rolünü korurken, ABD'nin Tahran'a yönelik baskısı ile Körfez ülkelerinin istikrar arayışı arasında denge kurmaya çalışıyor. Rubio'nun bu ülkelerdeki temaslarında, İran nükleer programı, Yemen ateşkesi ve bölgesel güvenlik işbirliği konularının ele alınması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rubio'nun Körfez turu, Türkiye'nin bölgesel politikaları açısından da önemli sinyaller taşıyor. ABD'nin Körfez müttefiklerine verdiği destek, Türkiye'nin Katar, Suudi Arabistan ve BAE ile geliştirdiği ilişkileri doğrudan etkileyebilir. Özellikle Katar ile Türkiye arasındaki stratejik ortaklık, ABD'nin bölgedeki angajmanıyla kesişiyor. Ayrıca, Yemen'deki Husilerin saldırıları Kızıldeniz'deki deniz ticaretini tehdit ederken, Türkiye'nin bu güzergâhtaki ticari çıkarları da risk altında. Türkiye, Körfez ülkeleriyle enerji ve savunma işbirliğini derinleştirirken, ABD'nin bölgede yeni bir askeri angajmana girmesi Ankara'nın bu ülkelerle ilişkilerinde denge politikasını zorlayabilir.