Yeni bir araştırma, gıda atığı işleme tesislerinde plastik kirliliğinin büyük ölçüde göz ardı edildiğini ve bu kirliliğin, üretilen kompostun tarım arazilerine uygulanmasıyla mikroplastiklerin toprağa karıştığı konusunda ciddi endişeler ortaya koyuyor. İklim krizinin en önemli ancak en az dikkat çeken sorunlarından biri olarak nitelendirilen gıda israfıyla mücadele kapsamındaki bu tesislerde, plastik kontaminasyonunun başlıca bir endişe kaynağı olması gerektiğini vurgulayan uzmanlar, mevcut sistemlerin bu sorunu çözmede yetersiz kaldığını belirtiyor.
Gelişmenin Arka Planı
Dünya genelinde her yıl yaklaşık 1,3 milyar ton gıda israf ediliyor ve bu durum, küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık %8-10'unu oluşturuyor. Gıda atıklarının çöp sahalarına gönderilmesi yerine kompostlanması, hem metan emisyonlarını azaltmak hem de toprak sağlığını iyileştirmek için yaygın olarak teşvik edilen bir yöntem. Ancak araştırmacılar, gıda atığı akışına karışan plastiklerin (ambalajlar, etiketler, poşetler vb.) kompostlama sürecinde tamamen parçalanmadığını, aksine mikroplastik formunda kompostun içinde kaldığını tespit etti.
Bu mikroplastikler, kompostun tarımsal alanlarda kullanılmasıyla birlikte toprağa sızıyor ve burada uzun süre kalıcı olabiliyor. Yapılan bir araştırma, kompost örneklerinin büyük çoğunluğunda mikroplastik parçacıklarına rastlandığını, hatta bazı örneklerde kilogram başına 30'a kadar mikroplastik parçacığı bulunduğunu ortaya koydu. Bu durum, tarımsal toprakların plastik kirliliği açısından denizlerden daha fazla kirlenme riski taşıyabileceğine işaret ediyor.
Bölgesel veya Küresel Boyut
Plastik kirliliği sorunu yalnızca kompostlama tesisleriyle sınırlı değil. Dünya genelinde atık yönetimi sistemlerinin yetersiz olduğu bölgelerde, plastik atıkların doğaya karışması ciddi bir çevresel tehdit oluşturuyor. Mikroplastikler; su kaynaklarına, denizlere ve hatta gıda zincirine kadar ulaşabiliyor. Son yıllarda yapılan araştırmalar, mikroplastiklerin insan vücudunda da bulunduğunu ve potansiyel sağlık riskleri oluşturabileceğini gösteriyor.
Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP), plastik kirliliğiyle mücadele için küresel bir anlaşma hazırlığında. 2024 yılında imzalanması beklenen bu anlaşmanın, plastik üretiminin ve atık yönetiminin düzenlenmesinde önemli bir adım olması bekleniyor. Uzmanlar, gıda atığı kompostlama sistemlerinde plastik kirliliğinin önlenmesi için daha sıkı düzenlemeler ve teknolojik iyileştirmeler yapılması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, tüketicilerin gıda atıklarını ayırırken plastikleri doğru şekilde ayrıştırmaları ve plastik içeren ürünleri kompostlama tesislerine göndermemeleri konusunda eğitilmesi de kritik önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin atık yönetimi ve tarım politikaları açısından önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye, 2023 yılında başlattığı 'Sıfır Atık' projesi kapsamında gıda israfını azaltmayı ve geri dönüşüm oranlarını artırmayı hedefliyor. Ancak bu projelerde plastik kirliliğinin kompostlama sürecine etkisi henüz yeterince dikkate alınmıyor. Türkiye, gıda atığı yönetiminde organik atıkların kompostlanmasını teşvik ederken, plastik kontaminasyonunun izlenmesi ve önlenmesi için ulusal standartlar geliştirmeli ve tarım arazilerinin korunması için gerekli denetimleri yapmalıdır. Aksi takdirde, tarımsal üretimde kullanılan toprakların uzun vadede mikroplastik kirliliği ile karşı karşıya kalması kaçınılmaz olacaktır.