Gelişen piyasa hisse senetleri ve döviz kurları, ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Kevin Warsh'ın şahin yorumlarının ardından yatırımcıların daha yüksek ABD faiz oranı ihtimalini fiyatlamaya başlamasıyla düşüş yaşadı. MSCI Gelişen Piyasalar Endeksi, işlem gününün ilk saatlerinde yüzde 1,2 kayıpla 1.065 seviyesine gerilerken; gelişen piyasa para birimleri de dolar karşısında değer kaybetti. Türk lirası, Meksika pesosu ve Güney Afrika randı gibi yüksek getirili para birimleri, satış baskısının en yoğun olduğu varlıklar arasında yer aldı.
Warsh'ın Sözleri Piyasalarda Şok Etkisi Yarattı
Fed'in yeni başkanı Kevin Warsh, dün yaptığı açıklamada enflasyonun hedefin üzerinde seyrettiğini ve bu durumun kontrol altına alınması için daha sıkı para politikası gerekebileceğini ifade etmişti. Warsh'ın "Enflasyonla mücadelede kararlıyız; gerekirse faiz oranlarını artırmaktan çekinmeyeceğiz" sözleri, piyasalarda faiz artırım beklentilerini hızla yükseltti. CME FedWatch verilerine göre, Haziran toplantısında 25 baz puanlık faiz artırımı olasılığı yüzde 45'ten yüzde 68'e çıktı.
ABD Hazine tahvili getirileri de yükselişe geçti; 10 yıllık tahvil getirisi yüzde 4,42'ye ulaşarak son üç haftanın en yüksek seviyesini gördü. Dolar endeksi (DXY) ise 105,3 puana yükselerek gelişen piyasa para birimleri üzerinde ek baskı oluşturdu. Bu hafta açıklanacak ABD tarım dışı istihdam verisinin, Fed'in bir sonraki hamlesine ilişkin ipuçları vermesi bekleniyor.
Yatırımcılar, özellikle yüksek dış borç ve cari açık sorunu yaşayan gelişen ülke ekonomilerinin, ABD faizlerindeki artıştan olumsuz etkileneceğini düşünüyor. Daha yüksek ABD faiz oranları, gelişen piyasalardan sermaye çıkışını hızlandırırken, bu ülkelerin borçlanma maliyetlerini de artırıyor. Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) verilerine göre, gelişen piyasalardan bu haftanın ilk üç gününde 1,2 milyar dolar net çıkış yaşandı.
Küresel Risk İştahı Azalıyor
Warsh'ın şahin tutumu, sadece gelişen piyasaları değil, küresel risk iştahını da olumsuz etkiliyor. Avrupa borsaları güne satış ağırlıklı başlarken, Asya-Pasifik borsaları da günü düşüşle kapattı. Japonya'nın Nikkei endeksi yüzde 1,8, Hong Kong'un Hang Seng endeksi yüzde 1,1 değer kaybetti. ABD vadeli endeksleri ise yüzde 0,5 civarında eksi yönde işlem görüyor.
Uzmanlar, Fed'in izleyeceği yolun gelişmekte olan ülkeler için kritik olduğunu vurguluyor. Küresel piyasalarda oynaklığın arttığı bu dönemde, gelişen ülkelerin enflasyonla mücadele ederken büyümeyi de koruma ikilemiyle karşı karşıya olduğu ifade ediliyor. Özellikle emtia fiyatlarındaki hareketlilik, gelişen ülkelerin ticaret hadlerini etkileyerek ekonomik görünümlerini daha da karmaşıklaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küresel risk iştahındaki azalma, Türkiye ekonomisi üzerinde doğrudan bir etki yaratma potansiyeli taşıyor. Bu durum, portföy akımlarını olumsuz etkileyerek Türkiye gibi gelişen ülkelerde finansal koşulların sıkılaşmasına neden olabilir. Enflasyonun yüksek seyrettiği ve cari açık riskinin sürdüğü bir dönemde, gelişen piyasalardan sermaye çıkışı, Türkiye'nin büyüme hedeflerine yönelik tehdit oluşturuyor. Öte yandan, ABD faizlerinin artması Türkiye'yi komşu ülke pazarlarıyla daha da rekabetçi hale getirebilir, ancak bu durumun net bir fırsat mı yoksa risk mi olduğunu önümüzdeki süreçte küresel ticaret ve para politikaları belirleyecek.