Çin ve Nepal'de etkili olan deprem ve ardından yaşanan toprak kayması ile sellerde hayatını kaybedenlerin sayısı 903'e yükselirken, 4 bin 247 kişiden hâlâ haber alınamıyor. Kurtarma ekipleri, afetin vurduğu bölgelerde arama çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Yetkililer, felaketin merkez üssü konumundaki Gyirong Limanı'na ulaşımı sağlayan yolların yeniden açılması için yürütülen çalışmaların 'kritik aşamaya' girdiğini açıkladı. Bölgede mahsur kalan binlerce kişiye yardım ulaştırılabilmesi için kara yollarının bir an önce hizmete açılması büyük önem taşıyor.
Felaketin boyutu
Çin ile Nepal arasındaki sınır bölgesinde meydana gelen deprem, iki ülkede de yıkıma yol açtı. Özellikle Nepal'in kuzeyinde, Himalayalar'ın eteklerindeki yerleşim yerleri toprak kayması ve sel nedeniyle büyük hasar gördü. Resmi verilere göre, Nepal'de ölü sayısı 903'e ulaşırken, kayıpların sayısı ise 4 bin 247 olarak açıklandı. Çin tarafında ise özellikle Tibet Özerk Bölgesi'ndeki Gyirong ve çevre ilçelerde hasar meydana geldi. Gyirong Limanı, Çin ile Nepal arasındaki en önemli ticari ve insani geçiş noktalarından biri olarak biliniyor. Bu limanın kapanması, bölgeye yönelik yardım çalışmalarını da olumsuz etkiliyor.
Kurtarma ekipleri, enkaz altında kalanları aramak için köpekler ve hassas dinleme cihazları kullanıyor; ancak artçı sarsıntılar ve yeni oluşan toprak kayması riski çalışmaları güçleştiriyor. Özellikle dağlık arazide ulaşımın sağlanması, ekiplerin bölgeye ulaşmasındaki en büyük engel olarak öne çıkıyor. Nepal ordusu, askeri helikopterlerle yardım malzemesi taşırken, Çin tarafı da bölgeye iş makineleri ve insani yardım ekipleri gönderdi. İki ülke arasındaki koordinasyon, kurtarma operasyonlarının etkinliği açısından kritik önemde.
Bölgesel etkiler ve uluslararası yardım
Çin-Nepal sınır hattı, Himalayalar'ın jeolojik olarak en aktif bölgelerinden biri. Bu nedenle bölge ülkeleri, deprem ve sonrasında oluşan doğal afetlere karşı sık sık hazırlıklı olmak zorunda. Bu felaket, iki ülkenin afet yönetimi kapasitelerini bir kez daha test ediyor. Nepal, 2015 yılında yaşadığı büyük depremin ardından yeniden yapılanma sürecinde; ancak ülkenin kırılgan altyapısı, büyük afetlerde hâlâ ciddi sorunlar yaşanmasına neden oluyor. Çin ise özellikle Tibet bölgesinde altyapı yatırımlarını artırmış durumda; ancak bu tür doğal afetler, bu yatırımların ne kadar dayanıklı olduğunu da ortaya koyuyor.
Uluslararası toplum, iki ülkeye taziye mesajları gönderirken, Hindistan ve diğer komşu ülkeler de yardım teklifinde bulundu. Birleşmiş Milletler, bölgeye acil insani yardım ulaştırılması için hazır olduğunu açıkladı. Uzmanlar, özellikle Nepal'de kayıp sayısının yüksek olmasının, enkaz altında kalanların kurtarılması için zamanla yarışıldığını gösterdiğini ifade ediyor. Ayrıca, Gyirong Limanı'nın kapanması, Çin-Nepal arasındaki ticaret hacmini de olumsuz etkileyebilir; bu durum, iki ülke ekonomisi üzerinde ek bir yük oluşturabilir.
Yetkililer, önümüzdeki günlerde hava koşullarının kurtarma çalışmalarını etkileyebileceğini belirtiyor. Bölgede beklenen yağışlar, yeni toprak kaymalarını tetikleyebilir. Bu nedenle ekipler, çalışmalarını hızlandırmaya çalışıyor. Nepal hükümeti, afet bölgesinde olağanüstü hâl ilan ederken, Çin hükümeti de bölgeye ek askeri birlikler sevk etti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu felaket, Türkiye'nin de içinde bulunduğu deprem kuşağı ülkeleri için afet yönetiminin önemini bir kez daha hatırlatıyor. Türkiye, 6 Şubat depremlerinde elde ettiği deneyimi uluslararası yardım operasyonlarında kullanabilir. Türk Kızılay ve AFAD, geçmişte Nepal'e yardım göndererek dayanışma örneği sergilemişti; benzer şekilde bu felakette de Türkiye'nin insani yardım sunması beklenebilir. Ayrıca, Türkiye'nin arama-kurtarma ekipleri uluslararası alanda tanınır durumda; bu tür felaketlerde aktif rol alması, ülkenin yumuşak gücünü artırabilir. Öte yandan, Himalaya bölgesindeki istikrarsızlık, Asya kıtasındaki ticaret yollarını etkileyebileceğinden, Türkiye'nin Orta Koridor girişimleri açısından da izlenmesi gereken bir gelişme.