ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, G20 maliye liderleri toplantısı öncesinde yaptığı açıklamada, Çin'in ihracatındaki mevcut artışın sürdürülemez olduğunu ve küresel ticaret dengesizliklerini azaltmak için G20 ülkelerinin Çin'e yönelik ticaret engellerini artırmayı değerlendirmesi gerektiğini söyledi. Bessent, ABD'nin Çin ile doğrudan ticaret dengesinin 'hızla iyileştiğini' kabul etmekle birlikte, sorunun küresel boyutuna dikkat çekti.
Bessent'in Uyarıları ve ABD-Çin Ticaret Dengesi
Bessent, Brezilya'nın Sao Paulo kentinde düzenlenecek G20 Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları toplantısı öncesinde Reuters'a verdiği mülakatta, Çin'in ihracata dayalı büyüme modelinin küresel ekonomi üzerinde yarattığı baskıya vurgu yaptı. ABD'nin Çin ile doğrudan ticaret açığının son dönemde önemli ölçüde daraldığını belirten Bessent, ancak Çin'in diğer ülkelere yönelik ihracatının arttığını ve bunun da dünya genelinde ticaret dengesizliklerini körüklediğini ifade etti. 'Çin'in üretim fazlası, sadece ABD için değil, dünya ekonomisinin tamamı için bir sorun haline geldi. Bu durum, özellikle gelişmekte olan ülkelerin yerli sanayileri üzerinde olumsuz etkiler yaratıyor' dedi.
Bessent, G20 ülkelerinin Çin'in ticaret uygulamalarına karşı daha koordineli bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini savundu. 'Bu sadece ABD'nin tek başına çözebileceği bir mesele değil. Hepimiz birlikte hareket etmeliyiz' diyen Bessent, mevcut ticaret kurallarının Çin'in 'aşırı üretim' politikalarına karşı yetersiz kaldığını öne sürdü. ABD'nin son yıllarda Çin'den yapılan ithalata uyguladığı gümrük tarifelerinin ve diğer kısıtlamaların olumlu sonuçlar verdiğini belirten Bessent, ancak bu tür önlemlerin tüm G20 ülkeleri tarafından benimsenmesi durumunda etkinliğinin artacağını ifade etti.
Küresel Ticaret Savaşları: Koruma mı, Serbest Ticaret mi?
Bessent'in bu açıklamaları, dünya genelinde artan korumacılık eğilimleriyle paralel bir seyir izliyor. Özellikle ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşları, son yıllarda iki ülke arasındaki ticaret hacminin daralmasına neden olurken, buna karşın Çin'in diğer Asya ülkelerine ve Avrupa'ya yönelik ihracatı artış gösterdi. Uzmanlar, Çin'in üretim fazlasının bir kısmının 'yeni ipek yolu' projesi kapsamında gelişmekte olan ülkelere yönlendirildiğini ve bu ülkelerin borç sarmalına itilebileceği konusunda uyarıyor.
G20 toplantısında Bessent'in bu önerisinin diğer üye ülkeler tarafından nasıl karşılanacağı merak konusu. Özellikle Almanya gibi ihracata dayalı ekonomiler, Çin ile ticari ilişkilerini bozmak istemiyor. Öte yandan Hindistan ve Brezilya gibi gelişmekte olan ülkeler, Çin'in ucuz ürünlerinin yerli sanayilerine zarar verdiğini savunarak korumacı önlemlere sıcak bakıyor. Bu durum, G20 içinde ortak bir ticaret politikası oluşturulmasının ne kadar güç olduğunu ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ticaret dengesizlikleri ve korumacılık tartışmalarının merkezinde yer almasa da, küresel ticaret savaşlarının etkilerini yakından hisseden bir ülke. Çin'in ihracat baskısı, Türkiye'nin tekstil, otomotiv ve elektronik gibi sektörlerinde rekabeti zorlaştırıyor. Ayrıca, ABD-Çin ticaret savaşı, Türkiye'nin ihraç pazarlarında daralma yaratabilir. Türkiye'nin bu süreçte kendi ticaret politikalarını çeşitlendirmesi ve yeni pazarlara yönelmesi önem kazanıyor. Öte yandan, Türkiye'nin Çin ile olan ticaret açığı da dikkat çekici boyutlarda; bu nedenle Bessent'in önerdiği türden koordineli önlemler, Türkiye'nin de lehine sonuçlar doğurabilir.