Havacılık ve enerji devi General Electric'in (GE) havacılık birimi GE Aerospace, küresel havacılık talebinin pandemi sonrası dönemde güçlü bir şekilde toparlandığı bir zeminde önemli bir kurumsal dönüşüm geçiriyor. Şirketin CEO'su Larry Culp, Bloomberg kanalında yayınlanan 'The Opening Trade' programında, GE'nin son dönemde gerçekleştirdiği yeniden yapılanma sürecini ve bu sürecin havacılık bölümünün gelecekteki stratejik konumlandırmasına etkilerini değerlendirdi. Culp, havacılık sektöründeki yüksek talebin, özellikle dar gövdeli uçak motorları ve hizmetlerindeki büyümenin şirket için yeni fırsatlar yarattığını vurguladı.
Yeniden Yapılanma ve Stratejik Odaklanma
GE Aerospace, GE'nin 2024 yılında tamamlanan üç yönlü bölünme planının bir parçası olarak bağımsız bir şirket haline geldi. Bu bölünmeyle GE HealthCare ve GE Vernova (enerji) ayrılarak kendi başlarına faaliyet göstermeye başladı. GE Aerospace ise ticari ve askeri uçak motorları, motor bakım-onarım hizmetleri ve aviyonik sistemler gibi havacılık alanındaki tüm faaliyetlerini tek bir çatı altında topladı. Larry Culp, Bloomberg'e verdiği mülakatta bu yapılanmanın şirkete daha fazla operasyonel esneklik ve odaklanma sağladığını belirtti.
Culp, küresel havacılık pazarında talebin özellikle dar gövdeli uçak segmentinde güçlü seyrettiğini, bunun da GE Aerospace'in Leap ve CF6 gibi motor ailelerine olan talebi artırdığını ifade etti. Ayrıca, bakım-onarım ve revizyon (MRO) hizmetlerine olan talebin de yüksek olduğunu, çünkü havayollarının pandemi sırasında yaşanan kesintilerin ardından filolarını yeniden aktif hale getirdiğini dile getirdi.
GE Aerospace, sürdürülebilir havacılık yakıtları (SAF) ve hidrojen gibi alternatif teknolojilere de yatırım yaparak çevresel etkisini azaltmayı hedefliyor. Şirket, 2030 yılına kadar motorlarının yüzde 100 SAF ile çalışabilir hale getirilmesi için çalışmalarını sürdürüyor.
Küresel Havacılıkta Rekabet ve Gelecek Vizyonu
Küresel havacılık sektörü, pandeminin yaralarını sarmaya devam ederken, tedarik zinciri sorunları ve artan talep baskısıyla karşı karşıya. GE Aerospace, bu ortamda en büyük rakibi Pratt & Whitney (RTX) ve Rolls-Royce ile rekabet ederken, özellikle Airbus A320neo ve Boeing 737 MAX gibi en çok satan dar gövdeli uçaklarda kullanılan motorlarda pazar liderliğini korumaya çalışıyor.
Larry Culp, Boeing'in yaşadığı kalite sorunlarına rağmen, üretim kapasitesini artırmaya odaklandıklarını ve müşteri taleplerini karşılamak için tedarik zincirinde iyileştirmeler yaptıklarını belirtti. Ayrıca, ABD Savunma Bakanlığı'na (Pentagon) yönelik askeri motor tedarikinde de güçlü bir konumda olduklarını vurguladı. GE Aerospace, F-35 savaş uçağı için motor üretiminin yanı sıra, ABD Ordusu'nun yeni nesil helikopter programlarında da yer alıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
GE Aerospace'in dönüşümü ve havacılık talebindeki artış, Türkiye'nin havacılık ve savunma sanayii açısından dolaylı da olsa önemli fırsatlar sunmaktadır. Türk Hava Yolları (THY) ve Pegasus gibi Türk havayolları, filosunda önemli sayıda GE motorlu uçak bulundurmaktadır. GE Aerospace'in MRO hizmetlerindeki büyüme stratejisi, Türk Hava Yolları'nın bakım-onarım iştiraki Turkish Technic gibi şirketlerle iş birliği potansiyelini artırabilir. Ayrıca, milli muharip uçak KAAN ve insansız hava araçları gibi savunma projelerinde motor seçenekleri değerlendirilirken, GE Aerospace'in askeri motor tecrübesi ve iş birliği seçenekleri Türkiye için stratejik bir seçenek olabilir. Küresel havacılık talebindeki artış ise turizm ve taşımacılık sektörleriyle bağlantılı olarak Türkiye ekonomisine olumlu yansıyabilir.