ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın (CENTCOM) duyurusuna göre, Amerikan ordusu Perşembe günü İran'a yönelik yeni bir hava saldırısı dalgası başlattı. Böylece Washington'un Tahran'ın askeri kabiliyetlerini zayıflatmayı hedefleyen saldırıları art arda altıncı gününe girdi. CENTCOM tarafından yapılan açıklamada, saldırıların TSİ 21.00'de başladığı belirtildi. Operasyonların, İran'ın balistik füze programı, insansız hava aracı (İHA) tesisleri ve lojistik altyapısını hedef aldığı ifade ediliyor.
Saldırıların arka planı ve kapsamı
ABD yönetimi, son günlerde İran'ın bölgede müttefik güçlere yönelik artan tehditlerine karşılık olarak bu askeri hamleleri başlattı. Pentagon yetkilileri, saldırıların ABD personeline ve çıkarlarına yönelik acil tehditleri bertaraf etmek amacıyla planlandığını açıkladı. Operasyonlarda, hassas güdümlü mühimmatlar kullanılırken, sivil kayıpların önlenmesi için azami özen gösterildiği vurgulanıyor. Bununla birlikte, İran devlet medyası, saldırılarda en az 12 askeri personelin hayatını kaybettiğini ve çok sayıda askeri tesisin hasar gördüğünü bildirdi.
Saldırıların altıncı gününde, başkent Tahran'ın batısındaki askeri üsler, Hürmüz Boğazı çevresindeki radar ve füze mevzileri ve İsfahan yakınlarındaki İHA üretim tesisleri hedef alındı. CENTCOM, operasyonların devam edeceğini ve İran'ın misilleme yapması durumunda yeni hedeflerin de listeye ekleneceğini duyurdu. ABD Başkanı, Kongre'ye gönderdiği mektupta, bu saldırıların meşru müdafaa kapsamında olduğunu ve sınırlı bir harekât olarak tasarlandığını belirtti.
Bölgesel ve küresel yankılar
ABD'nin İran'a yönelik bu geniş çaplı saldırıları, bölgede tansiyonu hızla yükseltiyor. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve İsrail, ABD'nin hamlelerine destek verirken, Suriye, Irak ve Yemen'deki İran destekli gruplar, ABD üslerine yönelik saldırıların arttığını duyurdu. Uluslararası toplum, iki ülke arasında doğrudan bir çatışma endişesiyle temkinli açıklamalar yaparken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi acil toplantıya çağrıldı. Rusya, operasyonların derhal durdurulmasını talep ederken, Çin ise taraflara itidal çağrısında bulundu.
Küresel piyasalarda, petrol fiyatları Hürmüz Boğazı'nın olası bir kapanma riskiyle yüzde 8'in üzerinde yükseldi. Uzmanlar, saldırıların sürmesi halinde enerji krizinin derinleşebileceği ve küresel tedarik zincirlerinin ciddi şekilde etkilenebileceği uyarısında bulunuyor. NATO, ittifakın 5. maddesine atıfta bulunmamakla birlikte, ABD'nin yanında olduğunu ve bölgedeki askeri varlığını artırdığını açıkladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran çatışması, Türkiye'yi doğrudan etkileyen bir gelişmedir. Türkiye, İran ile sınır komşusudur ve iki ülke arasında enerji ticareti, sınır güvenliği ve bölgesel istikrar gibi konularda karmaşık bir ilişki ağı bulunmaktadır. Saldırıların tırmanması, Türkiye'yi üç temel açıdan tehdit etmektedir: Birincisi, çatışma alanının Türkiye sınırına yaklaşması ve sınır güvenliğinin riske girmesi; ikincisi, İran'dan Türkiye'ye olası bir mülteci akını riskinin artması; üçüncüsü ise, bölgesel ticaret yollarının (özellikle Basra Körfezi'nden geçen enerji hatları) zarar görmesiyle Türkiye'nin enerji maliyetlerinin yükselmesi. Ayrıca, Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki askeri varlığı, İran destekli grupların misillemeleriyle karşı karşıya kalabilir. Bu nedenle, Ankara'nın çatışmanın sınırlandırılması ve diyalog yoluyla çözüm bulunması için diplomatik girişimleri hızlandırması beklenmektedir.