Farnborough Uluslararası Hava Gösterisi’nin ikinci gününde Küresel Muharip Hava Programı’nın (GCAP) resmen genişletildiği açıklandı. İngiltere, İtalya ve Japonya’nın altıncı nesil savaş uçağı geliştirmek üzere oluşturduğu üçlü konsorsiyum, yeni ortaklık anlaşmaları ile daha kapsamlı bir yapıya kavuştu. Aynı gün, ABD Ticaret Bakanlığı’ndan üst düzey yetkililerin fuara katılımı da savunma sanayisindeki ticari boyutun altını çizdi.
Gelişmenin arka planı
Geçtiğimiz yıl Japonya’nın dahil olmasıyla üçlü bir yapıya dönüşen GCAP, Tempe Gelecek Savaş Uçağı Sistemi (FCAS) ve Japonya’nın F-X programını birleştiriyor. Program kapsamında 2035 yılına kadar operasyonel kabiliyete ulaşması hedeflenen uçağın, yapay zeka destekli bir savaş yönetim sistemi, modüler silah entegrasyonu ve gelişmiş elektronik harp yetenekleriyle donatılması planlanıyor. Farnborough’da yapılan açıklamaya göre, GCAP’a Avustralya, Kanada ve bazı Körfez ülkelerinden ilgi olduğu ve resmi katılım müzakerelerinin sürdüğü bildirildi. Uzmanlar, bu genişlemenin programın mali yükünü paylaştırmak ve ortak üretimde ölçek ekonomisi sağlamak açısından kritik olduğunu vurguluyor.
Ticaret Bakanlığı’nın fuara katılımı ise savunma sanayisinde devlet-özel sektör iş birliğinin önemini gösteriyor. Bakanlık yetkilileri, fuar sırasında sivil havacılık ve savunma tedarik zincirinde ABD firmalarının rolünü artırmaya yönelik temaslarda bulundu. Özellikle, İngiltere’nin Tempest programında kullanılan motor teknolojileri ve radar sistemlerinde ABD menşeli parçaların payının yüksek olması, bu ilgiyi açıklıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
GCAP’ın genişlemesi, Asya-Pasifik’te artan savunma harcamaları ve Avrupa’da bağımsız askeri kabiliyet arayışının bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Japonya’nın Çin karşısında teknolojik üstünlük sağlama çabası, İngiltere’nin ise Brexit sonrası küresel ticaret anlaşmalarını çeşitlendirme stratejisi programın arkasındaki temel itici güçler. Öte yandan, Fransa, Almanya ve İspanya’nın yürüttüğü rakip FCAS programı ile GCAP arasındaki rekabet, Avrupa savunma sanayisinde iki kutuplu bir yapı doğuruyor. Bu ayrışma, NATO içinde standartlaşma ve birlikte çalışabilirlik açısından zorluklar yaratabileceği gibi, ortak projelerin hızlanmasına da katkı sağlayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
GCAP’ın genişlemesi, Türkiye’nin kendi 5. nesil savaş uçağı Kaan (MMU) ve yan projeleri açısından rekabetçi bir ortamın güçlendiğini gösteriyor. Türkiye’nin bağımsız savunma sanayisi hedefi, bu tür büyük konsorsiyumların dışında kalmayı tercih ederken, KAAN’ın ihracat potansiyelini etkileyebilir. Ayrıca, GCAP’a Körfez ülkelerinin ilgisi, Türkiye’nin bölgedeki savunma iş birlikleri için alternatif pazar arayışını artırabilir. Ankara’nın, bu gelişmeleri yakından takip ederek kendi teknolojik yol haritasını gözden geçirmesi bekleniyor.