ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), İran'da yürütülen askeri operasyonların bugüne kadar 37,5 milyar dolara mal olduğunu duyurdu. Savunma Bakanı Pete Hegseth tarafından Salı günü yapılan açıklamada, bu rakamın bir önceki kamuoyu tahminine göre yaklaşık 8 milyar dolar arttığı belirtildi. Pentagon'un düzenli olarak güncellediği maliyet verileri, savaşın başlangıcından bu yana geçen sürede harcamaların nasıl arttığını gözler önüne seriyor. Özellikle insansız hava aracı operasyonları, özel kuvvetler misyonları ve lojistik destek faaliyetlerinin toplam maliyetin büyük bir kısmını oluşturduğu ifade ediliyor.
Savaşın maliyet kalemleri
Pentagon kaynaklarına göre, 37,5 milyar dolarlık harcamanın yaklaşık 14 milyar doları doğrudan askeri operasyonlara, 9 milyar doları silah ve mühimmat tüketimine, 6 milyar doları lojistik ve personel desteğine, geri kalan kısmı ise istihbarat, diplomasi ve bölgesel müttefiklere sağlanan yardımlara gitti. Hegseth, Kongre'ye sunduğu raporda, maliyetlerdeki artışın başlıca nedenleri olarak İran'ın giderek daha karmaşık hale gelen savunma sistemleri ve uzayan çatışma süresini gösterdi. Ayrıca, ABD'nin bölgedeki askeri varlığını sürdürmek için inşa ettiği geçici üslerin işletme maliyetlerinin de öngörülenden yüksek olduğu kaydedildi.
Pentagon, savaşın dolaylı maliyetlerinin de hesaplanmaya çalışıldığını ancak bu verilerin henüz kesinleşmediğini belirtti. Bunlar arasında gazilerin sağlık hizmetleri, ekipman yenileme ve bölgedeki diplomatik misyonlar için yapılan harcamalar yer alıyor. Uzmanlar, bu tür dolaylı maliyetlerin doğrudan askeri harcamaların iki katına kadar çıkabileceğini tahmin ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'nin İran'daki askeri varlığı, başta Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri olmak üzere bölgesel müttefikler için bir güvence olsa da, savaşın uzaması hem Washington'da hem de uluslararası kamuoyunda sorgulanmaya başlandı. Rakamın büyüklüğü, özellikle ABD'nin iç siyasetinde bütçe tartışmalarını alevlendirdi. Demokrat Parti'li bazı senatörler, bu fonların altyapı ve sağlık gibi iç hizmetlere aktarılması gerektiğini savunurken, Cumhuriyetçi kanat İran'ın bölgesel yayılmacılığına karşı kararlı duruşun sürdürülmesi gerektiğini vurguluyor.
Küresel ölçekte ise savaşın maliyeti, ABD'nin diğer bölgelerdeki taahhütlerini etkileyebilecek bir unsur olarak değerlendiriliyor. Özellikle Asya-Pasifik'te Çin'e karşı yürütülen caydırıcılık stratejisi ile Orta Doğu'daki angajman arasında kaynak dağılımı dengesi, Pentagon'un önümüzdeki dönemdeki en kritik konularından biri olacak. Uzmanlar, İran savaşının bütçeye getirdiği yükün, ABD'nin diğer stratejik önceliklerine daha az kaynak ayırmasına neden olabileceğinden endişe ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin İran'da harcadığı bu devasa bütçe, Türkiye'nin bulunduğu coğrafyadaki dengeleri doğrudan etkiliyor. İran'da süren çatışma, Türkiye'nin güneydoğu sınırında istikrarsızlığı beslerken, bölgedeki enerji koridorlarının güvenliğini de tehdit ediyor. Ayrıca ABD'nin İran'a yönelik askeri harcamaları, Türkiye'nin NATO içindeki pozisyonunu ve savunma harcamalarına ayrılan kaynakların verimliliğini yeniden tartışmaya açıyor. Savaşın uzaması, özellikle Irak ve Suriye'deki PKK/PYD varlığına ilişkin gelişmelerle birleştiğinde, Türkiye'nin güvenlik stratejilerini daha karmaşık hale getirebilir. Bu nedenle Ankara'nın hem Washington'la diplomatik temaslarını sıkılaştırması hem de bölgede alternatif güvenlik mekanizmaları geliştirmesi gerekebilir.