İsrail güçlerinin Gazze Şeridi'ne düzenlediği hava saldırılarında aralarında bir çocuğun da bulunduğu 2 Filistinli hayatını kaybetti. Saldırılar, Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasının son ihlalleri olarak kayıtlara geçti. Filistin Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, saldırılarda ayrıca 5 kişi yaralandı. Ateşkesin imzalanmasından bu yana Gazze'de ölenlerin sayısı 1.000'i aşarken, bölgede insani kriz derinleşiyor.
Gelişmenin Arka Planı
Ekim 2025'te varılan ateşkes, taraflar arasında kalıcı bir barış umudu doğurmuştu. Ancak anlaşma metninde yer alan maddelerin uygulanmasında yaşanan aksaklıklar ve karşılıklı suçlamalar, ateşkesi kırılgan hale getirdi. İsrail, saldırıların Hamas'ın askeri altyapısına yönelik olduğunu savunurken, Filistinli yetkililer sivil kayıpların arttığını ve ateşkesin anlamsızlaştığını belirtiyor.
Birleşmiş Milletler verilerine göre, ateşkes sonrası dönemde Gazze'de 1.000'den fazla kişi öldü, 5.000'e yakın kişi yaralandı. Ölenler arasında 300'den fazla çocuk bulunuyor. BM, ateşkes ihlallerinin savaş suçu teşkil edebileceği uyarısında bulunurken, uluslararası toplum taraflara itidal çağrısı yapıyor.
Mısır ve Katar'ın arabuluculuğunda yürütülen müzakereler, anlaşmanın tam olarak uygulanması için yoğunlaşmış durumda. Ancak taraflar arasındaki güvensizlik, kalıcı bir çözümün önündeki en büyük engel olarak görülüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Gazze'deki gelişmeler, tüm Ortadoğu'yu etkileme potansiyeline sahip. Ateşkesin çökmesi halinde bölgesel bir savaşın tetiklenebileceğinden endişe ediliyor. İran ve Lübnan Hizbullah'ı, Filistin davasına verdikleri destek nedeniyle gelişmeleri yakından takip ediyor. Öte yandan ABD ve Avrupa Birliği, ateşkesin korunması için diplomatik girişimlerini sürdürüyor.
İnsani yardım kuruluşları, Gazze'deki abluka nedeniyle temel ihtiyaçların karşılanamadığını vurguluyor. Dünya Gıda Programı, bölgede 1.5 milyon kişinin gıda güvencesinden yoksun olduğunu açıkladı. Sınır kapılarının kapalı olması, yardımların ulaştırılmasını engelliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin meselesinde tarihsel olarak aktif bir dış politika izlemektedir. Gazze'deki ateşkes ihlalleri, Türkiye'nin bölgede istikrar çağrılarını yeniden gündeme getirebilir. Ankara, İsrail ile ilişkilerini normalleştirme sürecinde olmasına rağmen, Filistinli sivillerin ölümü kamuoyunda tepkiye yol açabilir. Türkiye'nin arabulucu rolü üstlenme potansiyeli bulunmakla birlikte, doğrudan müdahil olması beklenmemektedir. Bölgesel güç dengesi açısından, Gazze'deki krizin sürmesi Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji ve güvenlik çıkarlarını da etkileyebilir.