Gazze'de yurt dışındaki üniversitelerden kabul ve burs alan onlarca öğrenci, İsrail'in uyguladığı sıkı abluka ve imkansız göç kuralları nedeniyle bölgeden çıkamıyor. Yeni akademik dönemin başlamasına rağmen öğrenciler, uluslararası toplumun çağrılarına rağmen sınır kapılarının kapalı olması ve vize süreçlerindeki belirsizlikler nedeniyle hayallerindeki eğitime başlayamıyor.
Savaşın Gölgesinde Eğitim
Gazze Şeridi'nde yaşayan ve dünyanın önde gelen üniversitelerinden kabul mektubu alan öğrenciler, İsrail'in 7 Ekim 2023'ten bu yana sürdürdüğü saldırılar ve uyguladığı tam abluka nedeniyle bölgeden çıkış yapamıyor. Mısır sınırındaki Refah Kapısı, zaman zaman insani yardım için açılsa da sivillerin geçişine izin verilmiyor. İsrail, Gazze'den çıkışları yalnızca yaralılar ve yabancı pasaport taşıyanlar gibi sınırlı gruplara izin vererek kontrol ediyor.
Öğrenciler, kabul aldıkları ülkelerin vize başvurularını tamamlamış olmalarına rağmen, Gazze'deki temsilciliklerin kapalı olması veya yeterli personel bulunmaması nedeniyle vize işlemlerini tamamlayamıyor. Bazı öğrenciler, elektronik vize alsa bile çıkış izni olmadığı için havalimanına ulaşamıyor. Mısır üzerinden çıkış yapmak isteyenler ise Refah Kapısı'nın düzensiz açılması ve yüksek rüşvet iddiaları nedeniyle günlerce beklemek zorunda kalıyor.
Uluslararası kuruluşlar, Gazze'deki eğitim krizine dikkat çekiyor. Birleşmiş Milletler'e bağlı kuruluşlar, savaşın başından bu yana yüzlerce öğrencinin yurt dışı eğitim fırsatını kaybettiğini raporluyor. Öğrencilerin bir kısmı, kabul aldıkları üniversitelerden bir yıl erteleme talebinde bulunsa da bazı üniversiteler bu talepleri reddediyor ve kayıt dondurma hakkı tanımıyor.
Uluslararası Tepkiler ve Çözüm Arayışları
Uluslararası toplum, Gazze'deki öğrencilerin durumunu insani bir kriz olarak değerlendiriyor ancak somut adımlar atmakta yavaş kalıyor. Avrupa'daki bazı üniversiteler, Gazzeli öğrenciler için özel burs programları başlattı ve çevrimiçi eğitim imkanı sundu. Ancak internet altyapısının çökmesi ve elektrik kesintileri nedeniyle bu çözüm de yetersiz kalıyor.
İnsan hakları örgütleri, İsrail'in Gazze'den çıkışları keyfi olarak engellediğini ve bunun uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirtiyor. Öğrencilerin eğitim hakkının ihlal edildiği vurgulanıyor. Bazı hukukçular, İsrail'in uyguladığı ablukanın toplu cezalandırma anlamına geldiğini ve Cenevre Sözleşmeleri'ne aykırı olduğunu savunuyor.
Mısır ve Katar gibi arabulucu ülkeler, öğrencilerin çıkışı için İsrail ile görüşmeler yürütüyor ancak şu ana kadar somut bir sonuç alınamadı. İsrail, güvenlik gerekçeleriyle çıkışları sınırlandırdığını ve Hamas ile bağlantılı kişilerin geçişine izin verilmeyeceğini belirtiyor. Ancak öğrenciler ve aileleri, bu gerekçenin tüm sivilleri kapsayacak şekilde genişletildiğini ifade ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki insani krizin sona ermesi için diplomatik girişimlerini sürdürürken, Gazzeli öğrencilerin eğitim hakkına erişimi konusunda da aktif rol alabilir. Türkiye'nin uluslararası öğrencilere yönelik burs programları ve üniversiteleri, Gazzeli öğrenciler için bir alternatif oluşturabilir. Ancak İsrail'in çıkış izni vermemesi nedeniyle bu öğrencilerin Türkiye'ye ulaşması şu an için mümkün görünmüyor. Yine de Türkiye, Mısır ve Katar ile koordineli bir şekilde Refah Kapısı'nın sivillerin geçişine açılması için baskı yapabilir. Ayrıca, Türk üniversiteleri Gazzeli öğrencilere uzaktan eğitim imkanı tanıyarak eğitimlerinin kesintiye uğramasını engelleyebilir. Bu adım, Türkiye'nin insani diplomasi ve yumuşak güç politikalarına katkı sağlayacaktır.