Gazze Şeridi'nde 12 yaşındaki Filistinli bir kız çocuğu, okuluna gitmek üzere evinden çıktıktan kısa süre sonra İsrail insansız hava aracı (İHA) tarafından düzenlenen saldırıda hayatını kaybetti. Olay, Ramazan ayının başında, Gazze'nin kuzeyindeki bir mahallede meydana geldi. Küçük kızın adı, ailesi tarafından Meryem olarak açıklanırken, görgü tanıkları saldırının herhangi bir askeri hedef gözetilmeksizin gerçekleştirildiğini iddia etti. İsrail ordusu ise saldırının bir "terör hücresine" yönelik olduğunu öne sürdü, ancak bu iddiayı destekleyen somut bir kanıt sunmadı.
Gelişmenin Arka Planı
Meryem, ailesi tarafından "hayallerinin peşinde koşan bir kız" olarak tanımlandı. Okulda en sevdiği dersin matematik olduğu ve öğretmen olmak istediği belirtildi. Saldırı anında Meryem'in yanında bulunan arkadaşı, kendisinin kurtulduğunu ancak Meryem'in olay yerinde can verdiğini aktardı. Yerel sağlık yetkilileri, Meryem'in vücudunda çok sayıda şarapnel parçası bulunduğunu ve ölümünün şarapnel yaralanmalarına bağlı iç kanama sonucu olduğunu açıkladı.
İsrail ordusunun Gazze'deki hava saldırıları son haftalarda yoğunlaşmış durumda. Özellikle insansız hava araçlarıyla gerçekleştirilen saldırılarda sivil kayıpların arttığına dikkat çeken insan hakları örgütleri, uluslararası toplumu İsrail'e yaptırım uygulamaya çağırıyor. Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) ise Gazze'deki çocukların yüzde 80'inin savaş travması yaşadığını ve bu tür saldırıların psikolojik etkilerinin uzun yıllar süreceğini belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Meryem'in ölümü, sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Birçok ülkeden kullanıcılar, İsrail'in Gazze'deki saldırılarını kınayan paylaşımlar yaptı. Mısır ve Ürdün gibi bölge ülkeleri, İsrail'e ateşkes çağrısında bulunurken, ABD yönetimi ise olayı "trajik" olarak nitelendirdi ancak İsrail'e doğrudan bir eleştiri yöneltmekten kaçındı. Avrupa Birliği Dış İlişkiler Sorumlusu Josep Borrell, konuyla ilgili yaptığı açıklamada "sivillerin korunması gerektiğini" vurguladı.
Filistin Yönetimi, olayı "savaş suçu" olarak nitelendirirken, Hamas ise misilleme yapacağını duyurdu. Bu durum, bölgede tansiyonun daha da yükselmesine neden olabilir. Uzmanlar, İsrail'in Gazze'deki hava saldırılarının uluslararası hukuku ihlal ettiğini ve sivillerin orantısız bir şekilde hedef alındığını ifade ediyor. Özellikle insansız hava araçlarının kullanımı, hedef gözetmeksizin gerçekleştirilen saldırılarda ölü sayısını artırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği geleneksel destek çerçevesinde olayı kınayan bir açıklama yayımladı. Dışişleri Bakanlığı, Meryem'in ölümünü "vahşet" olarak nitelendirirken, İsrail'e çağrıda bulunarak Gazze'deki sivillerin korunmasını istedi. Bu olay, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki jeopolitik hedefleriyle de bağlantılıdır. Türkiye, bölgede istikrarın sağlanması için Filistin-İsrail çatışmasının çözümünü öncelikli olarak görüyor. Ayrıca, Türkiye'nin savunma sanayiinde ürettiği insansız hava araçlarının kullanımına dair etik tartışmalar, bu olayla birlikte yeniden gündeme gelebilir. Ankara, İsrail'in İHA saldırılarını kınarken, kendi İHA politikasını uluslararası hukuk normlarına uygun olarak savunmak durumunda kalabilir.