Gazze'de, İsrail'in uyguladığı kısıtlamalar ve savaşın yol açtığı yıkım nedeniyle ciddi bir nakit kıtlığı yaşanıyor. Bu durum, bölgedeki bankacılık sistemini ve günlük ticareti felç ederken, Filistinlileri güvenilmez ve kesintili çevrimiçi ödeme yöntemlerine mahkum bıraktı. Nakit paranın neredeyse tamamen ortadan kalktığı Gazze'de, temel gıda maddelerinden ilaca kadar her türlü alışveriş, elektronik para transferleri veya borçlandırma sistemleriyle yapılmaya çalışılıyor. Ancak elektrik kesintileri, internet erişimindeki kopukluklar ve bankaların işlevsizliği, bu yöntemleri de çoğu zaman işlemez hale getiriyor. Gazze'deki günlük yaşamın finansal temelleri çökerken, halk hayatta kalma mücadelesinde yeni yollar arıyor.
Gelişmenin Arka Planı: Savaş ve Kısıtlamaların Getirdiği Finansal Çöküş
İsrail'in 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze'ye yönelik yoğun saldırıları, bölgedeki tüm altyapıyı hedef aldı. Bankaların bulunduğu binaların büyük bölümü yıkıldı veya ağır hasar gördü. ATM'ler ve banka şubeleri kullanılamaz hale geldi. İsrail ordusunun uyguladığı sıkı abluka, nakit para girişini de engelliyor. Daha önce Gazze'ye düzenli olarak giren milyonlarca dolarlık nakit, Ramallah merkezli Filistin Yönetimi ve uluslararası kurumlar aracılığıyla ulaştırılıyordu. Ancak savaşın başlamasıyla bu transferler neredeyse tamamen durdu. Filistin Para Otoritesi'nin verilerine göre, savaş öncesinde Gazze ekonomisinde dolaşan nakit miktarı yaklaşık 2 milyar dolardı. Şimdi bu rakamın çok altına düştüğü tahmin ediliyor.
Nakit kıtlığı, Gazze'deki dükkan sahiplerini ve esnafı zor durumda bıraktı. Birçok iş yeri, sattıkları ürünlerin karşılığında nakit alamadıkları için tedarikçilerine ödeme yapamıyor. Bu durum, tedarik zincirlerinin kopmasına ve temel malların raflarda bulunamamasına yol açıyor. Birleşmiş Milletler Yakın Doğu Filistin Mültecilerine Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) yetkilileri, Gazze'deki insani krizin derinleştiğini ve nakit akışının yeniden sağlanmasının hayati önem taşıdığını vurguluyor. UNRWA'nın Gazze acil durum koordinatörü yaptığı açıklamada, 'Nakit olmadan, insanların temel ihtiyaçlarını karşılaması mümkün değil. Online ödeme sistemleri de sürekli kesintilere maruz kalıyor, çünkü elektrik ve internet altyapısı neredeyse tamamen çökmüş durumda' ifadelerini kullandı. Ayrıca, İsrail'in bankacılık sektörüne yönelik kısıtlamaları, Gazze'deki bankaların uluslararası bankacılık sistemiyle iletişimini engelliyor. Bu da para transferlerinin gerçekleşmesini neredeyse imkansız hale getiriyor. Filistinli iş insanları, paralarını dondurmak zorunda kaldıklarını ve bu nedenle ticaret yapamadıklarını belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: İnsani Krizin Finansal Yansımaları
Gazze'deki nakit kıtlığı, sadece Filistinlilerin günlük yaşamını değil, aynı zamanda bölgesel ve küresel ekonomik dengeleri de etkiliyor. Mısır, Ürdün ve Lübnan gibi komşu ülkelerdeki Filistinli mülteci toplulukları, ailelerine gönderdikleri para transferlerinde büyük aksamalar yaşıyor. Batı Şeria'daki Filistin ekonomisi de Gazze'deki krizden olumsuz etkileniyor. Filistin Para Otoritesi, savaşın başlamasından bu yana Gazze'deki ekonomik faaliyetlerin yüzde 90'dan fazla daraldığını açıkladı. Bu durum, Batı Şeria'daki bankaların da likidite sıkıntısı çekmesine yol açtı. Filistin Yönetimi, uluslararası toplumdan acil mali destek çağrısında bulunuyor. Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu (IMF) yetkilileri, Gazze'deki finansal çöküşün bölge genelinde istikrarsızlığı artırabileceği uyarısında bulunuyor.
Öte yandan, çevrimiçi ödeme sistemlerinin güvenilmezliği, Gazze'de kayıt dışı ekonomiye geçişi hızlandırıyor. İnsanlar, değerli eşyalarını takas ederek veya döviz üzerinden anlaşarak alışveriş yapmaya çalışıyor. Dijital cüzdan uygulamalarına olan talep artsa da, bu uygulamaların çoğu Gazze'de işlevsel değil. Elektrik ve internet altyapısının büyük ölçüde tahrip olması, dijital hizmetlere erişimi neredeyse imkansız kılıyor. Uzmanlar, bu durumun uzun vadede Gazze'nin ekonomik yapısını kalıcı olarak değiştirebileceğini ve bölgede yeni bir bağımlılık yaratacağını belirtiyor. Gazze'de yaşayan Filistinliler, artık paralarını bankalarda tutamıyor; evlerinde nakit bulundurmak ise hırsızlık ve yağma riskini artırıyor. Bu kısır döngü, insani krizin daha da derinleşmesine neden oluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gazze'deki nakit kıtlığı, Türkiye'nin bölgedeki insani diplomasisini doğrudan ilgilendiriyor. Türkiye, savaşın başından bu yana Gazze'ye insani yardım ulaştırmak için yoğun çaba sarf ediyor. Ancak finansal sistemin çökmesi, yardımların etkin bir şekilde dağıtılmasını engelliyor. Türkiye'nin Kızılay ve TİKA gibi kurumları aracılığıyla gönderdiği yardımlar, nakit akışının sağlanamaması nedeniyle istenen etkiyi yaratamıyor. Ankara'nın, Filistin Yönetimi ile koordineli olarak Gazze'de bir ödeme sistemi kurulması için girişimlerde bulunması bekleniyor. Ayrıca, bu kriz, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki insani krizlere müdahale kapasitesini de test ediyor. Türkiye'nin bölgedeki nüfuzunu artırabilmesi, ancak Gazze'deki acil ihtiyaçlara kalıcı çözümler üretebilmesiyle mümkün olacaktır.