Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus kentinde bulunan Kuveyt İhtisas Hastanesi, İsrail'in uyguladığı abluka nedeniyle yakıt ikmalinin durması üzerine Pazar günü acil servis dışındaki tüm birimlerde faaliyetlerini askıya aldığını duyurdu. Hastane yönetimi tarafından yapılan yazılı açıklamada, "Yakıt stoklarımızın tükenmesi ve İsrail'in Gazze'ye yönelik devam eden kuşatması nedeniyle, acil servis hariç tüm departmanlarda operasyonların durdurulduğunu üzülerek bildiriyoruz" ifadelerine yer verildi. Bu karar, bölgedeki sağlık hizmetlerinin çöküşünü derinleştirirken, binlerce Filistinli hasta için hayati risk oluşturuyor.
Hastanenin Kapatılmasının Ardındaki Nedenler
Kuveyt İhtisas Hastanesi, Gazze Şeridi'ndeki en büyük ve en donanımlı sağlık tesislerinden biri olarak biliniyor. Ancak İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana uyguladığı sıkı abluka, yakıt, ilaç ve tıbbi malzeme girişini neredeyse tamamen engellemiş durumda. Hastane yönetimi, jeneratörlerin çalıştırılması için gereken dizel yakıtın bitme noktasına geldiğini, bu nedenle elektrik kesintilerinin yaşandığını ve tıbbi cihazların kullanılamaz hale geldiğini belirtti. Açıklamada, yoğun bakım, diyaliz, ameliyathane ve yeni doğan üniteleri gibi kritik bölümlerin de bu durumdan olumsuz etkilendiği vurgulandı.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve diğer uluslararası kuruluşlar, Gazze'deki hastanelerin yakıt sıkıntısı nedeniyle birer birer hizmet dışı kaldığı konusunda aylardır uyarıda bulunuyor. Kuveyt İhtisas Hastanesi'nin kapanması, bölgede halihazırda ayakta kalmaya çalışan birkaç sağlık kuruluşundan birinin daha devre dışı kalması anlamına geliyor. Han Yunus'ta yaşayan yüz binlerce sivil için alternatif tedavi merkezleri ya yok ya da aşırı kalabalık. Hastane yetkilileri, acil servisin sınırlı kapasiteyle de olsa çalışmaya devam edeceğini, ancak yakıt sağlanamazsa bu hizmetin de tamamen durabileceği uyarısında bulundu.
İsrail, yakıtın Hamas tarafından askeri amaçlarla kullanılabileceği gerekçesiyle Gazze'ye yakıt girişine izin vermiyor. Ancak Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri, bu yasağın doğrudan sivilleri, özellikle hastaları ve sağlık çalışanlarını hedef aldığını belirterek uluslararası hukuka aykırı olduğunu savunuyor. Mısır üzerinden zaman zaman sınırlı yakıt sevkiyatı yapılsa da, ihtiyacın çok altında kaldığı için hastanelerin ihtiyacını karşılamaya yetmiyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Gazze'deki sağlık sisteminin çöküşü, bölgesel istikrarı da tehdit ediyor. Mısır, Ürdün ve Lübnan gibi komşu ülkeler, olası bir mülteci dalgası ve sağlık kriziyle karşı karşıya kalabilir. Ayrıca, hastanelerin kapanması, uluslararası toplumun İsrail'e yönelik baskılarını artırmasına yol açabilir. Avrupa Birliği ve ABD, İsrail'e insani yardım koridorlarının açılması ve yakıt girişine izin verilmesi çağrılarını yineliyor, ancak somut bir sonuç alınamıyor. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, Gazze'deki durumu "insani felaket" olarak nitelendirerek acil ateşkes çağrısı yapmıştı.
Kuveyt İhtisas Hastanesi'nin durumu, Gazze'deki genel tabloyu gözler önüne seriyor: Elektrik, su, gıda ve tıbbi malzeme kıtlığı had safhada. Hastane yönetimi, uluslararası kuruluşlara ve Arap ülkelerine acil yakıt yardımı çağrısında bulundu. Kuveyt hükümeti, hastanenin finansmanında önemli rol oynamıştı; ancak şu anda yakıtın bölgeye ulaştırılması İsrail'in kontrolünde. Katar ve Türkiye gibi ülkeler, Gazze'ye insani yardım ulaştırmak için çaba gösteriyor, fakat abluka nedeniyle bu yardımlar sınırlı kalıyor.
Uluslararası Kızılhaç Komitesi, hastanenin kapanmasının ardından yaptığı açıklamada, "Gazze'de sağlık hizmetlerinin tamamen durma noktasına gelmesi, savaşın en savunmasız kesimleri üzerindeki yıkıcı etkisini gösteriyor" dedi. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, Gazze'deki hastanelerin yalnızca üçte biri kısmen hizmet verebiliyor; bu sayı her geçen gün azalıyor. Kuveyt İhtisas Hastanesi'nin kapanması, bu olumsuz gidişatın son halkası oldu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki insani krize karşı en aktif diplomatik ve insani yardım faaliyeti yürüten ülkelerden biri. Kuveyt İhtisas Hastanesi'nin kapanması, Türkiye'nin bölgedeki sağlık altyapısına yönelik yardım çabalarını daha da zorunlu kılıyor. Türk hükümeti, Mısır üzerinden Gazze'ye düzenli olarak tıbbi malzeme ve yakıt göndermeye çalışıyor; ancak İsrail'in ablukası bu yardımların etkinliğini kısıtlıyor. Bu gelişme, Türkiye'nin uluslararası platformlarda İsrail'e yönelik baskı politikasını haklı çıkarırken, aynı zamanda Türkiye'nin kendi sağlık diplomasisi kapasitesini artırması gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, Gazze'deki istikrarsızlık, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'da Türkiye'nin güvenlik çıkarlarını doğrudan etkiliyor; insani krizin derinleşmesi radikalleşme ve göç riskini beraberinde getiriyor.