Gazze'nin en büyük işleyen hastanelerinden birinde elektrik kesintileri art arda yaşanırken, hastalar bunaltıcı servislerde tedavi bekliyor. Sağlık görevlileri, motor yağı ve yedek parça kıtlığının jeneratörlerin kilitlenmesine yol açtığını ve bunun hayatları riske attığını belirtiyor. Kahire ve Gazze'den gelen haberlere göre, 10 Eylül itibarıyla bölgedeki enerji krizi derinleşiyor.
Elektrik kesintileri ve altyapı çöküşü
Gazze Şeridi'nde yıllardır süren abluka ve çatışmalar nedeniyle elektrik altyapısı büyük ölçüde tahrip olmuş durumda. Bölgenin tek elektrik santrali yeterli yakıt bulamadığı için uzun süredir düşük kapasiteyle çalışıyor veya tamamen duruyor. Bu nedenle hastaneler, evler ve su pompaları gibi kritik tesisler jeneratörlere bağımlı hale gelmiş durumda. Ancak son dönemde motor yağı, filtre ve yedek parça temini neredeyse imkansızlaştı. Sağlık görevlileri, jeneratörlerin sık sık arızalandığını ve tamir edilemediğini, bunun da ameliyathaneler, yoğun bakım üniteleri ve kuvözlerdeki hastalar için ölümcül sonuçlar doğurabileceğini söylüyor.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve yerel sağlık yetkilileri, Gazze'deki hastanelerin yalnızca bir kısmının kısmen çalışabildiğini, pek çoğunun ise tamamen hizmet dışı kaldığını belirtiyor. Yakıt kıtlığı nedeniyle ambulanslar da zorlukla çalışıyor; yaralıların taşınması saatler alabiliyor. Elektrik kesintileri, su arıtma tesislerini de vurarak temiz suya erişimi kısıtlıyor ve salgın hastalık riskini artırıyor. Bölgede yaşayan siviller, geceleri karanlıkta kaldıklarını, gıdalarını soğutamadıklarını ve iletişim araçlarını şarj edemediklerini anlatıyor.
Uluslararası yardım ve siyasi engeller
Uluslararası kuruluşlar, Gazze'ye yakıt ve tıbbi malzeme sevkiyatı için defalarca çağrıda bulundu. Ancak İsrail, yakıtın Hamas tarafından askeri amaçlarla kullanılabileceği gerekçesiyle girişlere kısıtlama getiriyor. Mısır üzerinden sınır kapısından yapılan yardımlar ise yetersiz kalıyor. Birleşmiş Milletler yetkilileri, Gazze'deki insani krizin her geçen gün daha da kötüleştiğini ve temel hizmetlerin çökme noktasına geldiğini vurguluyor. Siyasi çözümsüzlük, yardımların etkili bir şekilde dağıtılmasını engelliyor. Ayrıca, uluslararası bağışçıların fonları da yetersiz; hastanelerin acil ihtiyaçları için gereken milyonlarca dolar bulunamıyor.
Gazze'deki sağlık sisteminin çöküşü, bölgede yaşayan 2 milyonun üzerinde insanı doğrudan etkiliyor. Hastanelerdeki yatak kapasitesi yetersiz, ilaç stokları tükenmek üzere. Doktorlar, elektrik olmadan hayati makinelerin çalışamayacağını, bu durumun özellikle yenidoğan, kalp ve kanser hastaları için ölüm fermanı olduğunu dile getiriyor. Kıtlık, sadece hastaneleri değil, evleri de vuruyor; aileler yemek pişirmek, ısınmak ve aydınlanmak için temel enerjiden yoksun.
Uzmanlar, yakıt krizinin çözülmemesi halinde önümüzdeki günlerde daha fazla can kaybı yaşanacaı konusunda uyarıyor. Uluslararası toplumun acil müdahalesi çağrıları sürerken, bölgede insani felaketin boyutu her geçen saat artıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gazze'deki insani kriz, Türkiye'nin Ortadoğu politikası ve bölgesel istikrar açısından kritik bir önem taşıyor. Türkiye, uzun süredir Gazze'ye insani yardım gönderiyor ve Filistin davasını destekliyor. Ancak enerji ve sağlık altyapısındaki çöküş, Türkiye'nin bölgedeki insani diplomasisini zorluyor. Yakıt kıtlığı, Türkiye'nin Mısır ve İsrail ile yürüttüğü dengeleme politikalarını da etkiliyor. Ayrıca, Gazze'deki istikrarsızlık, Doğu Akdeniz'deki enerji güvenliği ve mülteci hareketleri üzerinden Türkiye'ye dolaylı yansımalar yapabilir. Türkiye'nin, insani yardımların kesintisiz ulaştırılması için daha aktif diplomatik girişimlerde bulunması ve bölgesel aktörlerle işbirliğini güçlendirmesi gerekiyor.