Gazze Şeridi'nde yaşayan 38 yaşındaki Najwa, İsrail hava saldırısında hem bir gözünü hem de 8 yaşındaki kızı Leila'yı kaybetti. Saldırı, dört ay önce gece saatlerinde ailesinin evini vurduğu sırada yaşandı. Najwa, enkaz altında kurtarılırken kızının cansız bedenini buldu. Fiziksel yaraları yavaşça iyileşse de, psikolojik travması giderek derinleşiyor. Filistin Sağlık Bakanlığı'na göre, son çatışmalarda 1.200'den fazla sivil hayatını kaybetti ve 5.000'den fazla kişi yaralandı. Najwa, şu anda bir BM okuluna sığınmış durumda ve kızının anılarıyla başa çıkmaya çalışıyor. Psikologlar, savaş mağdurlarında travma sonrası stres bozukluğunun yaygın olduğunu ve özellikle çocuk kaybının derin yaralar açtığını belirtiyor.
Gelişmenin Arka Planı: Sivil Kayıpların Anatomisi
İsrail'in Gazze'ye yönelik son askeri operasyonu, Hamas'ın 7 Ekim saldırılarına yanıt olarak başlatıldı. Ancak hava saldırıları sivil altyapıyı hedef alırken, binlerce sivil evlerini terk etmek zorunda kaldı. Birleşmiş Milletler, Gazze'de yerinden edilenlerin sayısının 1.9 milyona ulaştığını açıkladı. Enkaz altında kalan ve kurtarma ekiplerince çıkarılanlar arasında kadınlar ve çocuklar da var; ancak psikolojik destek hizmetleri yetersiz.
Uluslararası Kızılhaç Komitesi'ne göre, Gazze'de sağlık sistemi çökmüş durumda. Hastanelerde ilaç ve tıbbi malzeme sıkıntısı yaşanırken, yaralananların çoğu enfeksiyon riskiyle karşı karşıya. Najwa gibi sivil kayıplar, savaşın insani bedelinin somut örnekleri olarak öne çıkıyor. Özellikle çocuk kaybı yaşayan annelerde depresyon ve intihar eğilimi görülüyor.
BM Kadın Birimi, Gazze'de kadınların savaşın en ağır yükünü taşıdığını, hem fiziksel hem de psikolojik şiddete maruz kaldığını vurguluyor. Najwa'nın tedavi gördüğü El-Şifa Hastanesi'nde psikologlar, hastalarına haftada sadece bir kez terapi seansı sunabiliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Gazze'de İnsani Kriz
Gazze'deki insani kriz, uluslararası toplumun dikkatini çekmeye devam ediyor. BM Güvenlik Konseyi, sivil kayıpları kınayan ancak bağlayıcı bir karar alamayan birkaç tasarıyı görüştü. ABD, İsrail'in kendini savunma hakkını desteklediğini yinelerken, Arap Birliği ateşkes çağrısında bulunuyor. Mısır ve Katar arabuluculuk çabalarını sürdürüyor, ancak taraflar arasında uzlaşma sağlanamıyor.
Avrupa Birliği, İsrail'e yaptırım uygulamayı tartışırken, bazı üye ülkeler iki devletli çözümü gündeme getiriyor. İnsan hakları örgütleri, Gazze'de sivil altyapının bilinçli olarak hedef alındığını savunuyor ve Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne soykırım iddialarıyla başvuru yapıyor. Najwa'nın hikayesi, bölgede yaşanan insani trajedinin sembolü haline geldi.
Küresel kamuoyunda, sosyal medya kampanyaları aracılığıyla dikkat çekilmeye çalışılıyor. Ancak sahadaki gerçeklik, yardım kuruluşlarının yetersiz kaldığını gösteriyor. Dünya Gıda Programı, Gazze'de açlık tehlikesine dikkat çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Filistin meselesine verdiği siyasi desteği yeniden gündeme taşıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'i sert bir dille eleştirirken, Türkiye Gazze'ye insani yardım göndermeye devam ediyor. Ancak Ankara'nın arabuluculuk rolü sınırlı kalıyor. Bölgesel güç dengesinde, Türkiye'nin Hamas ile ilişkileri İsrail'le normalleşme çabalarını etkileyebilir. Ekonomik olarak, Türkiye'nin İsrail ile ticaret hacmi savaş öncesine göre düşüşte. Güvenlik açısından, Gazze'deki krizin Lübnan ve Suriye'ye sıçraması Türkiye'nin sınır güvenliğini tehdit edebilir.