İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi, Filistinlilerin Gazze Şeridi'nden sözde 'gönüllü göçü' planını yeniden canlandırmak için acil bir toplantı düzenledi. Haaretz gazetesinin haberine göre, üst düzey yetkililer hiçbir ülkenin kuşatma altındaki bölgeden Filistinlileri kabul etmeyi kabul etmediği uyarısında bulunsa da, İsrail yönetimi bu planı ısrarla gündemde tutuyor. Plan, uluslararası toplumdan gelen sert tepkilere ve daha önceki reddedilmelere rağmen, İsrail’in güvenlik kurumlarının yeniden masaya yatırdığı bir seçenek haline geldi.
Planın arka planı ve ayrıntıları
İsrail’in gündeme getirdiği 'gönüllü göç' planı, Gazze Şeridi'ndeki Filistinli nüfusun azaltılmasını hedefliyor. Plana göre, Filistinlilere çeşitli teşvikler sunularak bölgeyi terk etmeleri teşvik edilecek. Ancak Haaretz'in aktardığına göre, İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi toplantısında, şu ana kadar hiçbir ülkenin Gazze'den gelecek Filistinlileri kabul etmeye yanaşmadığı belirtildi. Yetkililer, Mısır, Ürdün ve Avrupa ülkeleriyle yapılan görüşmelerde olumsuz yanıt alındığını, bu nedenle planın uygulanabilirliğinin ciddi şekilde sorgulandığını dile getirdi.
Plana karşı çıkanlar, bunun etnik temizlik anlamına geldiğini ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurguluyor. Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve birçok insan hakları örgütü daha önce benzer girişimleri kınamış, Filistinlilerin zorla yerinden edilmesinin savaş suçu teşkil edebileceği uyarısında bulunmuştu.
Bölgesel ve küresel boyut
İsrail’in bu planı yeniden gündeme getirmesi, bölgedeki tansiyonu daha da yükseltebilir. Hamas ve Filistin Yönetimi, planı şiddetle reddederken, Arap Birliği de konuyu acil gündemine aldı. Özellikle Mısır, Gazze sınırında güvenlik endişeleri nedeniyle böyle bir göç dalgasını kabul etmeyeceğini açıkça ifade etti. Ürdün ise daha önce Batı Şeria'dan gelen Filistinli mültecilerle ilgili yaşadığı demografik ve ekonomik sıkıntıları hatırlatarak benzer bir duruma sıcak bakmadığını sinyallerini verdi.
Uluslararası toplumun plana yönelik tepkisi de sert oldu. ABD Dışişleri Bakanlığı, böyle bir planın barış sürecine zarar vereceğini ve iki devletli çözümü imkansız hale getireceğini belirtti. BM Genel Sekreteri ise Gazze’deki insani durumun zaten felaket boyutunda olduğunu, bu tür planların mağduriyeti daha da artıracağı uyarısında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına uzun süredir verdiği destekle biliniyor ve Gazze’den zorla göç planlarına karşı çıkması bekleniyor. Ankara, daha önce benzer girişimleri kınamış, iki devletli çözümü savunmuştu. Bu gelişme, Türkiye’nin bölgedeki nüfuzunu kullanarak İsrail ve Filistin arasında arabuluculuk çabalarını artırabilir. Ayrıca, Türkiye’nin insani yardım kuruluşları aracılığıyla Gazze’deki Filistinlilere desteğini sürdürmesi, planın hayata geçmesi halinde büyük bir mülteci krizine yol açabilecek bu girişime karşı diplomatik ve siyasi adımlar atması muhtemel. Türkiye’nin özellikle İslam İşbirliği Teşkilatı ve Birleşmiş Milletler nezdinde girişimlerde bulunması beklenebilir.