Lübnan hükümeti, İsrail ile Lübnan merkezli silahlı grup Hezbollah arasında devam eden savaş ve çatışmaların eğitim sistemi üzerinde yol açtığı tahribat nedeniyle, 2024-2025 öğretim yılı için planlanan ulusal resmî lise bitirme sınavlarını (Baccalaureate) iptal etti. Eğitim Bakanlığı'na haftalardır süren yoğun baskıların ardından alınan bu karar, savaş nedeniyle okulların kapanması, öğrencilerin yerinden edilmesi ve can güvenliği endişeleri sebebiyle eğitimin neredeyse durma noktasına geldiği bir ortamda geldi. Lübnan Eğitim Bakanı Abbas Halabi, sınavların yapılamayacağını ve öğrencilerin başarılarının alternatif bir değerlendirme sistemiyle belirleneceğini açıkladı. Bu karar, ülkedeki eğitim krizinin derinleştiğini ve savaşın uzun vadeli toplumsal etkilerini gözler önüne seriyor.
Gelişmenin arka planı
Lübnan'da resmî lise sınavları, üniversiteye giriş için hayati öneme sahiptir ve genellikle haziran ayında yapılır. Ancak Ekim 2023'te başlayan İsrail-Hezbollah çatışmaları, özellikle Lübnan'ın güneyi ve Bekaa Vadisi'nde yoğunlaşan çatışmalar, milyonlarca öğrenciyi etkiledi. Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2024 yılı itibarıyla 100 binden fazla öğrenci yerinden edildi, yüzlerce okul hasar gördü veya geçici olarak kapatıldı. Eğitim Bakanlığı, başlangıçta sınavları ertelemeyi planlasa da, çatışmaların yıl boyunca devam etmesi ve güvenli sınav merkezleri oluşturmanın imkânsız hale gelmesi üzerine tamamen iptal kararı aldı. Sivil toplum kuruluşları, öğrencilerin psikolojik travma yaşadığını, okulların çatışma bölgelerinde bombalandığını ve eğitimdeki aksaklığın telafisinin yıllar süreceğini belirtiyor. Bakan Halabi, alternatif değerlendirme yöntemi olarak öğrencilerin yıl içi notları, okul içi değerlendirmeler ve merkezi olmayan sınavların bir kombinasyonunun kullanılacağını duyurdu, ancak bu sistemin adil olup olmayacağı tartışma konusu.
Bölgesel veya küresel boyut
Lübnan'daki eğitim krizi, bölgesel istikrarsızlığın bir yansıması olarak uluslararası toplumun dikkatini çekiyor. İsrail ile Hezbollah arasındaki gerilim, 2006 savaşından bu yana en yüksek seviyeye ulaşmış durumda. Lübnan, aynı zamanda büyük bir ekonomik kriz, 2019'daki bankacılık çöküşü ve 2020'deki Beyrut patlamasının yaralarını sarmaya çalışırken, savaşın eğitim sistemine eklediği yük, ülkenin toparlanma kapasitesini daha da zorluyor. Birçok Lübnanlı aile, çocuklarını yurtdışında okutmayı veya Türkiye, Kıbrıs gibi ülkelere göndermeyi düşünüyor. UNESCO ve UNICEF, Lübnan'daki eğitim programlarına destek çağrısında bulunurken, bölgesel güçlerin müdahalesi ve diplomatik çözüm arayışları sürüyor. Bu kriz, savaşların eğitim üzerindeki yıkıcı etkisini ve özellikle orta öğretim çağındaki gençlerin kayıp nesil olma riskini bir kez daha gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Lübnan'daki iç savaş ve istikrarsızlıktan doğrudan etkilenen bir komşu ülke konumunda. Lübnanlı öğrencilerin sınavlarının iptali ve eğitim krizi, Türkiye'de eğitim gören Lübnanlı öğrenci sayısında artışa yol açabilir; halihazırda Türkiye'de 14 binden fazla Lübnanlı öğrenci bulunuyor. Ayrıca, Lübnan'daki istikrarsızlık, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji ve güvenlik çıkarlarını da etkiliyor. Türkiye, Lübnan'daki eğitim krizine insani yardım ve eğitim desteği sağlayarak bölgesel yumuşak gücünü artırabilir. Ancak, savaşın tırmanması halinde Türkiye'ye yönelik yeni bir mülteci dalgası riski de bulunuyor. Bu nedenle Ankara, Lübnan'daki ateşkes ve istikrar çabalarını yakından takip etmeli, eğitim alanında iş birliği fırsatlarını değerlendirmelidir.