Gazze Şehri’nde Cibaliye Mülteci Kampı yakınlarında İsrail tarafından düzenlenen hava saldırısında dört Filistinli hayatını kaybetti. Olay, çatışmaların yeniden yoğunlaştığı bir dönemde gerçekleşirken, ölenler arasında kadın ve çocukların bulunduğu öğrenildi. Görgü tanıkları, saldırının ardından bölgede büyük bir yıkım yaşandığını ve kurtarma ekiplerinin enkaz altında kalanları çıkarmak için çalıştığını belirtti. Filistin Sağlık Bakanlığı, saldırıda ölenlerin sayısını dört olarak açıklarken, yaralı sayısının henüz netleşmediği ifade edildi. İsrail ordusundan yapılan açıklamada ise saldırının, Gazze’den İsrail’e yönelik roket atışlarına karşılık olarak düzenlendiği ve hedefin bir Hamas askeri altyapısı olduğu iddia edildi.
Saldırının Arka Planı
Cibaliye Mülteci Kampı, Gazze Şeridi’nin kuzeyinde yer alan ve yoğun nüfuslu bir bölge olarak biliniyor. Bölge, İsrail’in 7 Ekim 2023’te başlattığı kapsamlı askeri operasyonlardan bu yana sık sık hedef alınıyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, çatışmaların başlamasından bu yana Gazze’de 30 binden fazla kişi hayatını kaybetti ve yüz binlerce insan yerinden edildi. Uluslararası toplum, sivil kayıpların önlenmesi için ateşkes çağrıları yaparken, İsrail askeri operasyonların Filistinli silahlı grupları etkisiz hale getirmek için gerekli olduğunu savunuyor. Bu son saldırı, özellikle Refah ve Cibaliye gibi yoğun nüfuslu bölgelerde sivil kayıpların arttığı bir dönemde gerçekleşti. İnsan hakları örgütleri, İsrail’in orantısız güç kullandığını iddia ederken, İsrail hükümeti Hamas’ın sivil alanlardan askeri faaliyet yürüttüğünü öne sürüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Son saldırı, Gazze’deki insani krizi daha da derinleştirirken, bölgesel ve küresel taraflar arasında yeni bir gerilim dalgası yaratma potansiyeli taşıyor. Mısır ve Katar’ın arabuluculuğunda devam eden ateşkes müzakereleri, taraflar arasındaki derin anlaşmazlıklar nedeniyle henüz sonuç vermemiş durumda. İran destekli gruplar, İsrail’in Gazze’deki saldırılarına misilleme olarak Lübnan ve Yemen’den İsrail’e yönelik saldırılarını artırırken, Amerika Birleşik Devletleri bölgeye ek askeri güç göndermeyi sürdürüyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, bugüne kadar bağlayıcı bir ateşkes kararı alamamış olup, veto yetkisine sahip üyeler arasındaki görüş ayrılıkları krizi derinleştiriyor. Avrupa Birliği ise insani yardım koridorlarının açılması ve sivil kayıpların azaltılması için diplomatik çabalarını yoğunlaştırmış durumda. Ancak bölgedeki tansiyonun düşürülmesi için somut bir adım atılamazken, sivil kayıpların artarak devam etmesi endişe yaratıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını defalarca kınamış ve Filistin halkına destek vermiştir. Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası platformlarda İsrail’e yönelik sert eleştirilerde bulunurken, Türkiye insani yardım göndermeye devam etmektedir. Bu son saldırı, Türkiye’nin Arabuluculuk çabalarını ve ateşkes çağrılarını daha da güçlendirebilir. Ancak Türkiye-İsrail arasındaki ticari ilişkiler ve enerji işbirliği projeleri, bu tür çatışmalardan olumsuz etkilenme potansiyeli taşımaktadır. Ankara, bölgesel istikrarın sağlanması için hem diplomatik hem de insani yardım kanallarını kullanmaya devam edecek gibi görünüyor.