GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Orta Doğu

İsrail'de ABD-İran anlaşmasına öfke büyüyor

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
İsrail'de ABD-İran anlaşmasına öfke büyüyor
🇸🇬
📡 Asya/Doğu Medyası
Kaynak perspektifi: Singapur — Hükümete Yakın
🇸🇬 Singapur — Hükümete Yakın
Çeviri Kaynağı
Straitstimes — Bu haber, Straitstimes'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

İsrail'de, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin İran'la yürüttüğü nükleer müzakerelere yönelik hoşnutsuzluk giderek artıyor. İsrail, son bir yıl içinde İran'a karşı iki savaş yürütmüş olmasına rağmen, Tahran'la devam eden ABD görüşmelerinde taraf değil. Bu durum, İsrail kamuoyunda ve siyasi elitler arasında ciddi bir rahatsızlık yaratıyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, anlaşmanın İran'a nükleer programında tavizler vereceği endişesini dile getirirken, ülkedeki geniş kitleler de anlaşmanın İsrail'in güvenliğini tehlikeye atacağına inanıyor.

Gelişmenin arka planı

ABD'nin İran'la yürüttüğü müzakereler, 2015 tarihli Kapsamlı Ortak Eylem Planı'nın (KOEP) Trump yönetimi tarafından 2018'de tek taraflı olarak feshedilmesinin ardından yeniden başlatılmıştı. Biden yönetimi, İran'ın nükleer faaliyetlerini kısıtlamak ve uluslararası yaptırımları kaldırmak amacıyla Viyana'da dolaylı müzakereler yürütüyor. Ancak İsrail, bu sürece doğrudan dahil edilmiyor. Netanyahu hükümeti, İran'ın nükleer silah kapasitesine ulaşmasını engellemek için askeri seçenekler de dahil olmak üzere her türlü önlemi alacağını defalarca vurguladı.

İsrail, geçtiğimiz yıl İran'a bağlı hedeflere karşı Suriye'de yüzlerce hava saldırısı düzenledi ve İran'ın nükleer tesislerine yönelik siber saldırılar gerçekleştirdi. Ayrıca, İran'ın bölgedeki vekil güçlerine karşı da operasyonlar yürüttü. Ancak tüm bu çabalara rağmen, İran'ın uranyum zenginleştirme kapasitesi önemli ölçüde arttı. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), İran'ın yüzde 60'a varan oranlarda uranyum zenginleştirdiğini doğruluyor; bu oran, silah sınıfı malzeme üretimi için gerekli olan yüzde 90'a tehlikeli biçimde yakın.

Netanyahu, ABD'yle olan ittifakına rağmen, İran'la yapılacak herhangi bir anlaşmanın İsrail'in güvenlik çıkarlarını yeterince koruyamayacağını savunuyor. İsrail Savunma Bakanı ve eski Genelkurmay Başkanı Benny Gantz da benzer endişeleri dile getirerek, anlaşmanın İran'ın nükleer programını tamamen sökmesi gerektiğini söylüyor. Muhalefet lideri Yair Lapid ise hükümetin anlaşma konusunda yeterince proaktif olmadığını eleştiriyor.

Bölgesel veya küresel boyut

Bu gelişme, sadece İsrail'de değil, bölgedeki diğer ülkelerde de yankı uyandırıyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, İran'ın nükleer programından endişe duyuyor ancak ABD'yle olan ilişkilerini dengelemeye çalışıyor. Suudi Arabistan, İran'la doğrudan diyalog kanallarını açık tutarken, aynı zamanda kendi nükleer programını geliştirme çabalarını sürdürüyor. Birleşik Arap Emirlikleri ise İran'la ticari ilişkilerini genişletiyor.

ABD'nin İran'la anlaşma arayışı, küresel enerji piyasalarını da etkiliyor. İran'ın yaptırımların kaldırılması durumunda petrol ihracatını artırması bekleniyor; bu da petrol fiyatlarını düşürebilir. Ancak anlaşmanın sağlanamaması, bölgede yeni bir çatışma riskini beraberinde getiriyor. İsrail'in İran'ın nükleer tesislerine yönelik bir askeri saldırı düzenleme olasılığı, tansiyonu yükselten bir diğer faktör.

Rusya ve Çin de süreçte belirleyici bir rol oynuyor. Her iki ülke de İran'la yakın ilişkiler içinde ve ABD'nin tek taraflı yaptırımlarına karşı çıkıyor. Rusya, İran'la nükleer iş birliğini artırırken, Çin ise İran'ın en büyük petrol alıcısı konumunda. Bu durum, Batı'nın İran'a yönelik baskı araçlarını sınırlandırıyor.

Türkiye Açısından Değerlendirme

Türkiye, İran'la olan sınır komşuluğu ve derin ekonomik ilişkileri nedeniyle bu anlaşmadan doğrudan etkilenecek ülkeler arasında. Ankara, İran'a yönelik yaptırımlara katılmamış, aksine enerji ve ticaret alanında iş birliğini sürdürmüştür. ABD-İran anlaşması, Türkiye'nin enerji güvenliği açısından olumlu olsa da, İsrail'in tepkisi bölgede yeni bir gerginlik yaratabilir. Türkiye, İran'ın nükleer faaliyetlerini yakından izlemekle birlikte, diplomatik çözümden yana bir tutum sergilemektedir. Anlaşma sağlanamazsa, İsrail-İran çatışması Türkiye'nin bulunduğu bölgede istikrarsızlığı derinleştirebilir. Ayrıca, anlaşma sonrası İran'ın uluslararası sisteme entegrasyonu, Türkiye için yeni ekonomik fırsatlar ve rekabet alanları doğurabilir.

Etiketler:
İsrailABDİrannükleer anlaşmaOrtadoğuNetanyahugüvenlikdiplomasi

İlgili Haberler

Japonya, Almanya ve Yeni Zelanda'dan ABD-İran Anlaşmasına Destek
Orta Doğu

Japonya, Almanya ve Yeni Zelanda'dan ABD-İran Anlaşmasına Destek

27 dk önce

Avustralya'dan ABD-İran Anlaşmasına Destek: Kalıcı Barış Çağrısı
Orta Doğu

Avustralya'dan ABD-İran Anlaşmasına Destek: Kalıcı Barış Çağrısı

27 dk önce

ABD'li Senatör İran Anlaşması'ndaki Farklı Yorumları Sorguladı
Orta Doğu

ABD'li Senatör İran Anlaşması'ndaki Farklı Yorumları Sorguladı

38 dk önce

Trump'tan Hürmüz'e 'kalıcı geçiş ücretsiz' ve İran'a nükleer anlaşma tehdidi
Orta Doğu

Trump'tan Hürmüz'e 'kalıcı geçiş ücretsiz' ve İran'a nükleer anlaşma tehdidi

46 dk önce