Fransa’nın Paris Ticaret Mahkemesi, enerji devi TotalEnergies’e (eski adıyla Total) altı ay içinde şirketin tüm doğrudan ve dolaylı sera gazı emisyonlarını kapsayan yeni bir iklim planı hazırlama emri verdi. Karar, şirketin iklim taahhütlerinin yetersiz olduğu gerekçesiyle açılan dava sonucunda alındı. İklim aktivistleri ve sivil toplum kuruluşlarının uzun süredir talep ettiği bu yasal karar, fosil yakıt şirketlerinin küresel ısınmadaki paylarını hesaplama ve buna göre hareket etme yükümlülüğünü vurguluyor. Mahkeme, TotalEnergies’in mevcut iklim stratejisinin Paris Anlaşması hedefleriyle uyumlu olmadığını ve daha kapsamlı bir yaklaşım gerektiğini belirtti.
Gelişmenin arka planı
Davayı açan Greenpeace, Les Amis de la Terre, Oxfam France ve diğer çevre örgütleri, TotalEnergies’in faaliyetlerinin neden olduğu karbon emisyonlarının iklim değişikliğine önemli ölçüde katkıda bulunduğunu savunuyor. Şirket, 2050 yılına kadar net sıfır emisyon hedefi taahhüt etmiş olsa da, planın yalnızca kendi operasyonlarından kaynaklanan doğrudan emisyonları (Kapsam 1) ve enerji satın alımlarından kaynaklanan dolaylı emisyonları (Kapsam 2) kapsadığı, ürünlerinin kullanımıyla ortaya çıkan emisyonları (Kapsam 3) içermediği tespit edildi. Mahkeme, bu eksiklik nedeniyle şirketin planının “yeterince sağlam” olmadığına hükmetti. TotalEnergies, davaya ilişkin yaptığı açıklamada, mahkeme kararını “öngörülemeyen bir yasal yorum” olarak nitelendirirken, temyiz başvurusu yapmayı değerlendireceklerini duyurdu. Ancak bu karar, Fransa’da bir mahkemenin bir şirketi tüm emisyonlarını raporlamaya zorladığı ilk örnek olması açısından emsal teşkil ediyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu karar, Avrupa’da fosil yakıt şirketlerine karşı açılan davalarda yeni bir dönemin habercisi olabilir. Hollanda’da Shell’e benzer bir karar çıkmış, ancak temyiz süreci devam etmektedir. İklim aktivistleri, mahkeme kararının TotalEnergies’i sadece Fransa’da değil, küresel ölçekte faaliyetlerini yeniden değerlendirmeye itebileceğini belirtiyor. Fransa’nın enerji politikasında ağırlıklı rol oynayan TotalEnergies’in uluslararası projeleri (Türkiye dahil) ve yatırımları bu kararla daha yakından izlenebilecek. Aynı zamanda, diğer Avrupa ülkelerinde de benzer yasal zorunlulukların gündeme gelmesi bekleniyor. Enerji şirketlerinin iklim konusundaki taahhütlerinin mahkeme denetimine açılması, Paris Anlaşması’nın uygulanmasında özel sektörün sorumluluğunu artırıcı bir adım olarak görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, TotalEnergies’in faaliyet gösterdiği ülkeler arasında yer almaktadır. Şirketin Türkiye’deki enerji projelerinin (doğalgaz dağıtımı, yenilenebilir enerji yatırımları) bu karardan etkilenmesi beklenmese de, Fransa’daki yasal gelişmeler uluslararası enerji şirketlerinin iklim taahhütlerine uyum konusunda bir örnek teşkil edebilir. Türkiye’nin 2053 net sıfır hedefi ve Paris Anlaşması’na uyum süreci düşünüldüğünde, bu tür mahkeme kararları, benzer bir içtihat oluşması halinde Türkiye’de de yankı bulabilir. Ancak Türk hukuk sisteminde bu tür iklim davalarının emsal alınması zaman alabilir. Küresel boyutta ise karar, fosil yakıt şirketlerine yönelik denetimlerin sıkılaştığı bir dönemde, yatırım kararlarını etkileyebilecek önemli bir uyarı olarak değerlendirilmelidir.