Fransa'da 11 yaşındaki bir kız çocuğunun şüpheli ölümü, ülkede çocuk istismarıyla mücadele mekanizmalarının sorgulanmasına yol açtı. Fransız Adalet Bakanı Gérald Darmanin, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, savcılara halen soruşturulan 70 bin çocuğa yönelik şiddet ve istismar iddiasının yeniden incelenmesi talimatı verdiğini duyurdu. Bakan Darmanin, bu adımın, kamuoyunda büyük yankı uyandıran bir olay sonrası alındığını belirtti. Kurbanın kimliği ve ölüm koşulları henüz tam olarak açıklanmazken, olayın medyada geniş yer bulması, yetkilileri harekete geçirdi.
Reform çağrıları ve sistemdeki zaaflar
Fransa'da son yıllarda çocuk istismarı vakalarına ilişkin artan farkındalık, adli süreçlerdeki eksikliklerin giderilmesine yönelik baskıları artırdı. 2020 yılında yayımlanan bir rapor, ülkede her yıl yaklaşık 160 bin çocuğun fiziksel, cinsel veya psikolojik istismara maruz kaldığını ortaya koymuştu. Adalet Bakanlığı'nın yeni kararı, özellikle küçük yaştaki çocukları hedef alan suçların daha etkin soruşturulmasını amaçlıyor. Darmanin, incelemelerin öncelikle en ağır vakalara odaklanacağını ve mağdur ailelerine daha fazla destek sağlanacağını kaydetti. Fransa'da çocuk koruma sisteminin parçalı yapısı, farklı kurumlar arasında koordinasyon eksikliğine yol açtığı için eleştiriliyor.
Hükümet, ayrıca çocuk istismarı şikayetlerinin daha hızlı değerlendirilmesi için adli süreçlerin dijitalleştirilmesi ve uzman savcıların atanması gibi reformları da gündeme aldı. Bazı sivil toplum kuruluşları, 70 bin dosyanın yeniden incelenmesinin sembolik bir adım olduğunu, ancak sistemik sorunların çözümü için yeterli olmadığını savunuyor. Fransız hukuk sisteminde çocuk tanıkların ifadelerinin alınmasında kullanılan yöntemlerin iyileştirilmesi de reform talepleri arasında.
Avrupa'da çocuk istismarıyla mücadele
Fransa'daki bu gelişme, Avrupa genelinde çocuk istismarıyla mücadelede artan bir eğilimin parçası olarak değerlendiriliyor. Avrupa Birliği, 2022 yılında çocuk istismarı materyallerinin çevrimiçi platformlardan kaldırılmasına yönelik bir yönetmelik kabul etmiş, ancak uygulamada üye devletler arasında önemli farklılıklar bulunuyor. Avrupa Konseyi ise çocukların cinsel sömürü ve istismara karşı korunmasına ilişkin Lanzarote Sözleşmesi'ni denetliyor. Fransa, bu sözleşmeyi onaylayan ülkeler arasında yer alıyor. Ancak, adli verilerin paylaşımı ve sınır ötesi işbirliği konusunda hala engeller mevcut.
Özellikle Almanya, İngiltere ve İtalya'da benzer olaylar sonrası kamuoyu baskısıyla reformlara gidildiği görülüyor. Fransa'da 11 yaşındaki kızın ölümü, henüz netleşmeyen koşullarıyla diğer Avrupa ülkelerinde de yankı uyandırdı. Avrupa Çocuk Hakları Ağı (Eurochild), üye devletlerin çocuk koruma sistemlerinde daha şeffaf ve hesap verilebilir mekanizmalar oluşturması çağrısında bulundu. Fransa'nın 70 bin dosyayı yeniden inceleme kararı, diğer ülkelere de örnek teşkil edebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fransa'nın çocuk istismarı şikayetlerini toplu olarak yeniden inceleme kararı, Türkiye'de de benzer sorunların gündeme gelmesine yol açabilir. Türkiye, çocuk koruma alanında son yıllarda yasal düzenlemeler yapmış olsa da, uygulamadaki aksaklıklar ve adli süreçlerin yavaşlığı sıkça eleştiriliyor. Fransa'daki bu girişim, uluslararası kamuoyunda çocuk haklarına yönelik denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi yönünde bir baskı oluşturabilir. Özellikle Avrupa Birliği'ne uyum sürecinde olan Türkiye, çocuk istismarıyla mücadelede AB standartlarını yakalamak için adli reformlara hız vermek durumunda kalabilir. Bu gelişme, Türkiye'deki sivil toplum kuruluşlarının da benzer bir toplu inceleme talebini gündeme getirmesine neden olabilecektir.