Fransa ve Birleşik Krallık, Manş Denizi geçişlerinde uygulanmaya başlanacak yeni parmak izi ve yüz tanıma kontrollerinin yol açması beklenen seyahat kaosunu önlemek amacıyla sınır kontrollerindeki personel sayısını artırma konusunda anlaştı. İki ülke yetkilileri, özellikle Dover Limanı ve Eurotunnel geçiş noktalarında yaşanması muhtemel yoğunluğu hafifletmek için ek güvenlik personeli görevlendirecek. Yeni biyometrik kimlik doğrulama sistemi, Schengen bölgesine giriş yapan üçüncü ülke vatandaşları için zorunlu hale getirilen Giriş/Çıkış Sistemi‘nin (EES) bir parçası olarak hayata geçirilecek. Uygulamanın Kasım 2024’te devreye alınması planlanıyor ancak bazı teknik aksaklıklar nedeniyle ertelenebileceği belirtiliyor.
Biyometrik kontrollerin getireceği yenilikler
Yeni sistem kapsamında, İngiltere’den Fransa’ya geçen her yolcunun parmak izi ve yüz taraması yapılacak. Bu işlemlerin her bir yolcu için ortalama 30-45 saniye sürmesi beklenirken, yoğun saatlerde bu sürenin katlanarak artabileceği ifade ediliyor. Özellikle Dover Limanı’nda günde 10 binin üzerinde aracın geçtiği göz önüne alındığında, bekleme sürelerinin saatleri bulabileceği uyarısı yapılıyor. Fransa ve İngiltere, bu sorunu aşmak için her geçiş noktasında en az 10 ek personel görevlendirecek. Ayrıca mobil parmak izi tarama cihazları ve otomatik yüz tanıma kameraları ile sürecin hızlandırılması hedefleniyor.
İngiltere İçişleri Bakanlığı yetkilileri, sistemin ilk aşamada sadece Schengen bölgesine giren yolcuları kapsadığını, ancak ilerleyen dönemde tüm uluslararası yolculara genişletilebileceğini açıkladı. Fransa ise özellikle Paris, Lille ve Lyon gibi büyük şehirlerdeki tren istasyonlarında da benzer önlemler almayı planlıyor. İki ülke arasındaki bu koordinasyon, Brexit sonrası artan sınır güvenliği ihtiyacının bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Manş Denizi geçişleri, Avrupa’nın en yoğun ticaret ve ulaşım koridorlarından biri. Her yıl milyonlarca yolcu ve milyarlarca sterlinlik mal bu hat üzerinden taşınıyor. Yeni kontrollerin yol açacağı gecikmelerin sadece turistleri değil, aynı zamanda taze gıda ve ilaç gibi acil ihtiyaç maddelerinin tedarik zincirini de etkilemesi bekleniyor. İngiltere Perakendeciler Birliği, sınırda yaşanacak her saatlik gecikmenin perakende sektörüne milyonlarca sterlin ek maliyet getireceğini belirtiyor. AB ise EES sisteminin birliğin dış sınırlarını daha güvenli hale getireceğini, ancak uygulama aşamasında üye ülkelerle koordinasyonun kritik önem taşıdığını vurguluyor.
Uzmanlar, bu tür biyometrik kontrollerin küresel çapta yaygınlaştığını ancak veri gizliliği ve sivil özgürlükler konusunda endişeler yarattığını da ekliyor. Özellikle İngiltere’nin parmak izi verilerini üçüncü ülkelerle paylaşma olasılığı, sivil toplum kuruluşlarının tepkisini çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, AB ile vize muafiyeti müzakerelerinde biyometrik veri paylaşımı konusunu uzun süredir gündeminde tutuyor. Fransa ve İngiltere’nin uygulayacağı bu sistem, Türkiye’nin Schengen bölgesine seyahat eden vatandaşları için de geçerli olacak. Yeni kontroller, Türk vatandaşlarının Manş Denizi geçişlerinde daha uzun bekleme süreleriyle karşılaşmasına neden olabilir. Öte yandan, Türkiye’nin kendi sınır güvenliğinde kullandığı biyometrik sistemlerin AB standartlarına uyumluluğu, ilerideki müzakerelerde elini güçlendirebilir. Bu gelişme, AB’nin dış sınır politikasında biyometrik verinin merkezî rolünü teyit ederken, Türkiye’nin de bu alandaki altyapı yatırımlarını hızlandırmasını gerektiriyor.