Fransa'nın başkenti Paris yakınlarında inşa edilen yeni BAPS (Bochasanwasi Akshar Purushottam Swaminarayan Sanstha) tapınağının açılışı, Eyfel Kulesi çevresindeki grevle gündeme gelirken, Hindu tarikatın ABD'deki faaliyetleri de dikkatleri üzerine çekti. ABD'de BAPS, bir tapınak inşaatında çalıştırılan Hintli taş işçilerinin kurtarılmasıyla manşetlere taşınmıştı. Şimdi ise eski bir BAPS çalışanı, özgürlüğüne kavuşmasına rağmen adalet arayışını sürdürüyor. Bu haber, tarikatın küresel ölçekteki iş uygulamalarına dair soru işaretlerini artırıyor.
BAPS'ın Fransa ve ABD'deki İzleri
Bochasanwasi Akshar Purushottam Swaminarayan Sanstha (BAPS), dünya genelinde milyonlarca takipçisi bulunan bir Hindu tarikatı. Son dönemde Fransa'da, Paris yakınlarında açılan görkemli tapınak, ülkedeki Hindu toplumu için önemli bir dini merkez haline geldi. Ancak bu açılış, Eyfel Kulesi'nde gerçekleşen ve tapınağın inşaatında çalışan işçilerin haklarını protesto eden grev nedeniyle gölgelendi. Fransa'da sendikalar ve insan hakları örgütleri, tapınak inşaatında çalışan göçmen işçilerin kötü koşullarda çalıştırıldığını iddia etti.
ABD'de ise BAPS, New Jersey'deki bir tapınak inşaatında Hintli taş işçilerinin adeta kölelik koşullarında çalıştırıldığı iddialarıyla gündeme gelmişti. 2021 yılında federal yetkililer, 200'den fazla Hintli işçiyi kurtarmış ve tarikata yönelik soruşturma başlatmıştı. İşçilerin pasaportlarına el konulduğu, düşük ücretlerle ve güvenliksiz ortamlarda çalıştırıldıkları belirtilmişti. Bu olay, BAPS'ın itibarına büyük darbe vurdu.
Şimdi ise eski bir BAPS çalışanı, yaşadıklarını anlatarak adalet arayışını sürdürüyor. Kimliği açıklanmayan bu kişi, yıllarca tarikatın inşaat projelerinde çalıştığını ve özgürlüğüne kavuştuğunu ancak yaşadığı mağduriyetin telafi edilmediğini ifade ediyor. ABD'deki dava süreci devam ederken, BAPS yönetimi suçlamaları reddediyor ve tüm çalışanların yasal haklara sahip olduğunu savunuyor.
Küresel Boyut ve Dini Kurumların Sorumluluğu
BAPS gibi büyük dini kurumlar, dünya çapında geniş bir gönüllü ve bağışçı ağına sahip. Ancak bu tür kuruluşların inşaat ve hizmet projelerinde çalışan işçilerin hakları konusunda şeffaf olmamaları, uluslararası alanda eleştirilere yol açıyor. Fransa'daki tapınak açılışı sırasında yaşanan protestolar, Avrupa'da göçmen işçilerin istismarına karşı artan duyarlılığı gösteriyor. ABD'deki soruşturma ise dini kurumların da iş hukuku kurallarına tabi olduğunu hatırlatıyor.
Uzmanlar, BAPS'ın küresel imajını düzeltmek için çalışan haklarına yönelik somut adımlar atması gerektiğini belirtiyor. Aksi halde, hem Fransa'da hem de ABD'de devam eden hukuki süreçler, tarikatın itibarını daha da zedeleyebilir. Öte yandan, eski çalışanın adalet arayışı, benzer mağduriyetler yaşayan diğer işçiler için de umut ışığı olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
BAPS skandalı, Türkiye'deki dini azınlıklar veya göçmen işçiler açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, küresel ölçekte dini kurumların iş ahlakı ve insan hakları sorumluluğunu gündeme getiriyor. Türkiye, Avrupa Birliği ile ilişkilerinde insan hakları ve çalışma koşulları konularında sık sık eleştirilere maruz kalıyor. Bu tür uluslararası skandallar, Türkiye'nin kendi mevzuatını gözden geçirmesi ve özellikle göçmen işçilerin haklarını güçlendirmesi için bir fırsat olabilir. Ayrıca, Türk inşaat sektörünün yurt dışı projelerinde benzer istismar iddialarıyla karşılaşmaması için gerekli önlemleri alması, uluslararası itibar açısından kritik önem taşıyor.