Fransa Ulusal Meclisi, ölümcül hastalığı bulunan bireylerin tıbbi yardım alarak yaşamlarına son vermelerine olanak tanıyan yardımlı intihar (ötanazi) yasa tasarısını kabul etti. Ancak bu tarihi adım, yasanın yürürlüğe girmesi öncesinde anayasal bir engelle karşı karşıya. Tasarı, Fransız Anayasa Konseyi tarafından incelenecek ve muhtemelen bir iptal davasına konu olacak.
Yasanın kapsamı ve tartışmalar
Tasarı, yalnızca "ilerleyici ve tedavisi mümkün olmayan, kısa süre içinde ölüme yol açacak" hastalığı bulunan yetişkinlerin, doktor reçetesiyle ölümcül bir ilaç almasına izin veriyor. Hastanın bilinçli ve özgür iradesiyle karar vermesi, ayrıca bir sağlık ekibinin onayı gerekiyor. Dini gruplar ve muhafazakâr kesimler, yasanın hayatın kutsallığına aykırı olduğunu savunurken, hasta hakları savunucuları bireysel özgürlükler açısından önemli bir kazanım olarak nitelendiriyor. Fransa, daha önce pasif ötanaziye (tedavinin kesilmesi) izin veren Leonetti Yasası'nı 2005 ve 2016'da kabul etmişti. Aktif ötanaziye geçiş, ülkede toplumsal bir kırılma yaratmış durumda.
Anayasa Konseyi'nin kararının önümüzdeki aylarda açıklanması bekleniyor. Muhalefet partileri, yasanın anayasanın eşitlik ve yaşam hakkı ilkelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptal başvurusunda bulundu. Hükümet ise yasanın sıkı denetim mekanizmaları içerdiğini ve suistimale açık olmadığını vurguluyor. Avrupa'da Hollanda, Belçika, Lüksemburg, İspanya ve Portekiz gibi ülkeler aktif ötanaziye izin verirken, Almanya ve İtalya'da yasal düzenleme henüz yapılmadı.
Avrupa'da ötanazi dalgası
Fransa'nın bu adımı, Avrupa genelinde ötanazi tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Özellikle yaşlanan nüfus ve kronik hastalıkların artışı, birçok ülkeyi bu konuda yasal düzenleme yapmaya itiyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, bireylerin yaşamlarını sonlandırma hakkını belirli koşullar altında tanımakla birlikte, üye ülkelere geniş takdir yetkisi bırakıyor. Fransa'nın bu hamlesi, diğer muhafazakâr ülkelerde de benzer tartışmaları tetikleyebilir. Öte yandan, Vatikan ve Katolik Kilisesi, yasayı sert bir dille eleştirdi ve Fransa hükümetine geri adım çağrısı yaptı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de ötanazi yasal değildir ve toplumun büyük kesimi tarafından etik ve dini nedenlerle kabul görmemektedir. Ancak Fransa gibi AB ülkelerinde gelişen bu yasal düzenlemeler, Türkiye'nin AB üyelik sürecinde uyum sağlaması gereken alanlardan biri olarak gündeme gelebilir. Türk kamuoyu ve hukuk sistemi, bireysel özgürlükler ve yaşam hakkı arasındaki denge konusunda benzer tartışmalarla henüz yüzleşmedi. Bununla birlikte, tıp etiği ve hasta hakları alanında Avrupa'daki gelişmeleri takip etmek, Türkiye'nin kendi yasal çerçevesini gözden geçirmesine vesile olabilir. Şu an için doğrudan bir etkisi olmasa da, küresel ölçekteki norm değişimi, uzun vadede Türkiye'yi de etkileyebilir.