Fransa Ulusal Meclisi, çarşamba günü yapılan oylamada, ölümcül hastalığı bulunan yetişkinlere yardımlı ölüm hakkı tanıyan tarihi bir yasa tasarısını kabul etti. Uzun süren etik ve siyasi tartışmaların ardından gelen bu karar, Fransa'yı Avrupa'da ötanaziye izin veren ülkeler arasına katıyor. Yasa, sıkı koşullar altında, kişinin talebi üzerine ölümcül bir madde almasına olanak tanıyacak. Tasarı, önümüzdeki haftalarda Senato'da da görüşülecek ve nihai şeklini alacak.
Yasanın kapsamı ve koşulları
Yasa tasarısı, yalnızca akli dengesi yerinde olan, tedavi edilemez bir hastalığı bulunan ve dayanılmaz acılar çeken yetişkinleri kapsıyor. Hastanın talebi, bir sağlık ekibi tarafından değerlendirilecek ve en az iki ayrı doktor tarafından onaylanacak. İlk aşamada, doktor tarafından reçete edilen ve hastanın kendi kendine alacağı ölümcül bir madde söz konusu olacak. Fiziksel olarak bunu yapamayacak durumda olan hastalar için ise doktorun doğrudan müdahalesiyle uygulama yapılabilecek. Tasarı, ayrıca hastanın talebini herhangi bir zamanda geri çekme hakkını da güvence altına alıyor.
Hükümet, yasanın kötüye kullanımını önlemek için çeşitli denetim mekanizmaları öngörüyor. Her bir vaka, bağımsız bir komisyon tarafından incelenecek ve yıllık raporlar kamuoyuyla paylaşılacak. Ayrıca, sağlık çalışanlarının vicdani ret hakkı da korunuyor; hiçbir doktor veya hemşire, bu uygulamaya katılmaya zorlanamayacak.
Avrupa'da ötanazi tartışmaları ve Fransa'nın konumu
Fransa, bugüne kadar ötanazi konusunda Avrupa'nın en muhafazakar ülkelerinden biriydi. 2016 yılında kabul edilen "Leonetti Yasası" yalnızca pasif ötanaziye (tedavinin kesilmesi) izin veriyordu. Yeni yasayla birlikte Fransa, aktif ötanaziye izin veren Belçika, Hollanda, Lüksemburg ve İspanya'nın ardından Avrupa'da bu adımı atan beşinci ülke oldu. İsviçre'de ise doğrudan ötanazi yasası bulunmamakla birlikte, yardımlı intihar belirli koşullarda yasal. Katolik Kilisesi ve muhafazakar çevreler, yasanın yaşamın kutsallığı ilkesini ihlal ettiğini savunarak sert tepki gösterdi. Ancak kamuoyu yoklamaları, Fransız halkının yaklaşık yüzde 75'inin bu tür bir düzenlemeyi desteklediğini ortaya koyuyor.
Tasarının Senato'da da kabul edilmesi halinde, yasa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un imzasıyla yürürlüğe girecek ve uygulamaya yönelik yönetmeliklerin hazırlanmasının ardından 2025 sonunda ilk başvuruların alınmaya başlanması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fransa'da kabul edilen bu yasa, Türkiye'deki ötanazi tartışmalarına doğrudan bir etki yapmasa da, küresel düzeyde etik ve hukuki tartışmaları yeniden alevlendirebilir. Türkiye'de ötanazi yasal değildir ve sağlık mevzuatı, hekimlerin yaşamı sonlandırıcı eylemlerini suç kapsamında değerlendirmektedir. Ancak Fransa gibi bir AB üyesinin bu adımı, özellikle palyatif bakım ve hasta hakları alanında uluslararası normların evrimine işaret etmektedir. Türkiye'deki sağlık politikalarının bu gelişmeleri yakından izlemesi, özellikle hasta özerkliği ve tıbbi etik çerçevesinde olası tartışmalara zemin hazırlayabilir. Kısa vadede doğrudan bir politika değişikliği beklenmemekle birlikte, konunun kamuoyunda daha fazla tartışılması muhtemeldir.