Fransa, işgal altındaki Batı Şeria'daki yasa dışı İsrail yerleşimlerinden gelen ürünlerin ithalatını yasaklama sürecini başlatacağını duyurdu. Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot, Salı günü yaptığı açıklamada, artan yerleşimci şiddetinin Filistinlilerle iki devletli çözüm umutlarını daha da zayıflattığını belirterek, Fransa'nın İngiltere ve diğer ülkelerle birlikte hareket edeceğini söyledi.
Yerleşimci şiddeti ve iki devletli çözümün erimesi
İsrail'in 1967'den bu yana işgal altında tuttuğu Batı Şeria'da yerleşim inşaatları uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul ediliyor. Ancak son yıllarda yerleşimci sayısı hızla artarken, Filistinlilere yönelik saldırılar da yoğunlaştı. Barrot, bu şiddetin bölgede barış için tek gerçekçi seçenek olan iki devletli çözümü fiilen imkânsız hale getirdiğini vurguladı.
Fransa'nın kararı, İngiltere'nin geçtiğimiz aylarda attığı adımların ardından geldi. Londra yönetimi, yerleşim ürünlerine yönelik kısıtlamaları hayata geçirmişti. Fransa'nın da benzer bir süreci başlatması, Avrupa Birliği içinde İsrail'e yönelik ortak bir tutum oluşturma çabalarını güçlendirebilir. Zira şu ana kadar AB üyeleri arasında görüş ayrılıkları bulunuyor; bazı ülkeler İsrail ile ticari ilişkilerini sürdürmekte ısrarcı.
Yerleşim ürünleri, İsrail ekonomisi için hayati olmasa da sembolik ve hukuki açıdan büyük önem taşıyor. Uluslararası Adalet Divanı, 2024 yılında verdiği danışma görüşünde tüm yerleşim faaliyetlerinin uluslararası hukuku ihlal ettiğini ve diğer devletlerin bu durumu tanımama yükümlülüğü olduğunu belirtmişti. Fransa'nın adımı, bu kararın pratiğe dökülmesi anlamına geliyor.
Avrupa içinde artan baskı ve İsrail'in tepkisi
İsrail hükümeti, yerleşim ürünlerine yönelik yasakları "ayrımcı" ve "anti-semitik" olarak nitelendiriyor. Ancak Avrupa başkentlerinde, özellikle son Gazze savaşı sonrası kamuoyu baskısı arttı. Fransa'da da sol muhalefet ve sivil toplum kuruluşları hükümeti daha sert adımlar atmaya çağırıyordu.
Barrot'nun açıklaması, Paris'in Orta Doğu politikasında dengeli bir çizgi izleme çabasının parçası olarak görülüyor. Fransa, bir yandan İsrail'in güvenlik endişelerini tanırken, diğer yandan Filistin devleti kurulması yönündeki BM kararlarına bağlılığını sürdürüyor. Yerleşim ürünlerine yasak, bu dengenin somut bir yansıması.
Uzmanlar, Fransa'nın adımının diğer AB ülkeleri üzerinde domino etkisi yaratabileceğini belirtiyor. İspanya, İrlanda ve Belçika gibi ülkeler zaten benzer önlemleri tartışıyordu. Avrupa Komisyonu, 2023'te yayınladığı bir rehberde, üye ülkelerin yerleşim ürünlerini etiketlemesi gerektiğini hatırlatmıştı. Ancak yaptırım konusunda henüz ortak bir karar yok.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail yerleşimlerini uluslararası hukuka aykırı sayan ve iki devletli çözümü savunan bir ülke olarak Fransa'nın adımını olumlu karşılayabilir. Ancak Ankara'nın kendi ticari ilişkileri de tartışma konusu. Türkiye, İsrail ile ticaretini sürdürürken, Filistin davasındaki hassasiyetiyle çelişen bir görüntü çiziyor. Fransa'nın hamlesi, Türkiye'ye Avrupa ile ortak zemin bulma fırsatı sunarken, aynı zamanda kendi tutarlılığını sorgulama baskısı yaratıyor. Bölgesel istikrar için Avrupa'nın ortak tutumu kritik.