Florida’da 1990’da işlediği cinayet nedeniyle idam cezasına çarptırılan 73 yaşındaki bir mahkum, ileri yaşını gerekçe göstererek infazın durdurulmasını talep ediyor. Mahkumun avukatları, yaşının cezayı infaz edilemez kıldığını savunuyor. Son başvuru ABD Yüksek Mahkemesi’nde inceleniyor; karar önümüzdeki günlerde bekleniyor.
Gelişmenin arka planı
Olay, 1990 yılında Florida’da bir kadını öldürmekten hüküm giyen James Dailey’i ilgilendiriyor. Dailey, 34 yıldır cezaevinde bulunuyor ve bu sürede birden fazla temyiz başvurusu yaptı. Şimdi ise avukatları, 73 yaşındaki Dailey’in sağlık durumunun ve cezaevi koşullarının infazı “insanlık dışı” kıldığını ileri sürüyor. Florida Valisi Ron DeSantis daha önce birçok idam kararını onaylamıştı.
Dailey’in infaz tarihi ilk olarak 2023’te belirlenmiş, ancak çeşitli hukuki itirazlarla ertelenmişti. Son olarak Florida Yüksek Mahkemesi infaz emrini onayladı, ancak ABD Yüksek Mahkemesi’ne yapılan başvuru sonucu bekleniyor. Eğer yüksek mahkeme lehte karar vermezse, Dailey’in zehirli iğne ile idam edilmesi planlanıyor.
Bölgesel veya küresel boyut
ABD’de idam cezası, özellikle Güney eyaletlerinde sıkça uygulanıyor. Florida, Teksas ve Alabama en yüksek infaz sayısına sahip eyaletler arasında. Yaşlı mahkumların idamı son yıllarda tartışma konusu oldu; 2022’de Alabama’da 67 yaşındaki bir mahkum infaz edilmişti. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler, idam cezasının kaldırılması için ABD’ye sık sık çağrı yapıyor. Türkiye ise 1984’ten beri fiilen idam cezasını uygulamıyor.
Dailey’in davası, yaşlı mahkumların fiziksel ve zihinsel durumlarının cezai ehliyetini sorgulatıyor. ABD’de 2020’den bu yana en az 5 mahkum 70 yaş üstünde infaz edildi. Bu durum, ceza adaleti sisteminde yaş faktörünün dikkate alınması gerektiği yönünde eleştirilere yol açıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu dava, Türkiye’de idam cezasının tartışıldığı dönemlerde hatırlatıcı bir rol oynuyor. Türkiye, AB üyelik sürecinde idam cezasını kaldırmış ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne uyum sağlamıştır. ABD’deki bu tür davalar, uluslararası kamuoyunda idam cezasının caydırıcılığı ve insan hakları boyutunu gündeme getiriyor. Türkiye’nin bu konudaki hassasiyeti, özellikle AB ile ilişkilerinde önemli bir referans noktası olmayı sürdürüyor.