ABD Dış İstihbarat Gözetim Yasası'nın (Fisa) en tartışmalı hükümlerinden biri olan 702. madde, Kongre'nin süreyi uzatma konusunda anlaşamaması nedeniyle 19 Nisan gece yarısı itibarıyla sona eriyor. Yasanın bu maddesi, Amerikan istihbarat kurumlarına yabancı hedeflerin iletişimlerini izleme yetkisi veriyor, ancak sıklıkla Amerikalıların özel hayatına müdahale ettiği gerekçesiyle eleştiriliyor. Sona erme kararı, Başkan Donald Trump'ın istihbarat başkanlığına Bill Pulte'u aday göstermesine tepki olarak Demokratlar ve bazı Cumhuriyetçilerin uzatma lehine oy kullanmaması sonucunda geldi.
Gelişmenin arka planı
Fisa'nın 702. maddesi, ilk olarak 2008 yılında yürürlüğe girmiş ve o tarihten bu yana düzenli olarak yenilenmişti. Ancak bu kez süreç, özellikle NSA ve FBI'ın yetkilerini kötüye kullandığına dair geçmişte yaşanan skandalların gölgesinde ilerledi. Son olarak Trump'ın, istihbarat topluluğunda reform yapacağını söyleyen Pulte'u aday göstermesi, pek çok senatörün yasanın uzatılmasına karşı çıkmasına neden oldu. Cumhuriyetçiler arasında da bölünme yaşanırken, Temsilciler Meclisi geçen hafta yasayı kabul etmiş ancak Senato'da oylama yapılamamıştı.
Yasanın sona ermesi, istihbarat topluluğunun yabancı terör örgütleri ve devlet dışı aktörler hakkında bilgi toplama kabiliyetini ciddi şekilde kısıtlıyor. FBI ve NSA, bu yetki sayesinde milyonlarca yabancı iletişimi takip edebiliyordu. Ancak içerideki eleştirmenler, bu maddenin Amerikan vatandaşlarının anayasal haklarını ihlal ettiğini savunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Fisa'nın sona ermesi, yalnızca ABD iç siyasetini değil, aynı zamanda küresel istihbarat paylaşımını da etkileyebilir. Özellikle ABD'nin müttefikleriyle yaptığı istihbarat anlaşmaları, bu yasaya dayanılarak yürütülüyordu. Uzmanlar, yasanın yenilenmemesi durumunda ABD'nin terörizmle mücadele ve siber güvenlik alanlarında zafiyet yaşayabileceği uyarısında bulunuyor. Avrupalı müttefikler, ABD'nin bu yetkisini kullanarak kendilerini de hedef aldığı gerekçesiyle daha önce tepki göstermişti. Bu nedenle, yasanın sona ermesi Avrupa'da rahatlama yaratabilir. Ancak ABD istihbaratının zayıflaması, küresel güvenlik dinamiklerini de değiştirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fisa'nın sona ermesi, dolaylı olarak Türkiye'yi de ilgilendiriyor. ABD'nin istihbarat toplama kapasitesindeki bu daralma, özellikle terör örgütleriyle mücadelede iş birliğini kısıtlayabilir. Türkiye, PKK/YPG başta olmak üzere bölgesel tehditlere karşı ABD istihbaratına bel bağlıyor. Ayrıca, Fisa kapsamında yürütülen dinlemelerin daha önce Türkiye'deki bazı diplomatik personeli de hedef aldığı iddia edilmişti; bu yetkinin sona ermesi, Türkiye'nin mahremiyet endişelerini azaltabilir. Küresel çapta ise ABD'nin istihbarat zafiyeti, diğer güç merkezlerine (Çin, Rusya) alan açabilir. Türkiye, bu dengeleri gözeterek kendi istihbarat yapılanmasını daha da güçlendirmek durumunda kalabilir.