Filipinli ev işçileri, Hong Kong'da yarım bıraktıkları üniversite hayallerini gerçekleştirmek için gece gündüz çalışıyor. Pandemi sonrası artan iş yükü ve zorlu yaşam koşullarına rağmen, birçok Filipinli kadın, eğitimlerine devam ederek diploma almayı başarıyor. Bu kadınlar, ülkelerine döndüklerinde daha iyi iş fırsatları yakalamayı hedefliyor.
Eğitim Hayalleri ve Fedakarlıklar
Dyan Agonoy, Filipinler'den Hong Kong'a ev işçisi olarak çalışmaya geldiğinde ailesini geride bırakmak zorunda kaldı. "Çocuklarımın birçok önemli anını kaçırdım, özel günlerimizi. Fotoğraflarda hep eksik olan benim," diyor. Agonoy, üniversiteyi bırakıp genç yaşta evlenmiş ve çocuk sahibi olmuştu. Ancak yıllar sonra, eğitimine devam etme kararı aldı. Şimdi, Hong Kong'da bir üniversitede işletme okuyor. Agonoy gibi birçok Filipinli ev işçisi, benzer hikayelere sahip. Çoğu, ekonomik zorluklar nedeniyle eğitimlerini yarıda bırakmak zorunda kalmıştı. Hong Kong'da ev işçisi olarak çalışırken, hem ailelerine maddi destek sağlıyor hem de kendi gelecekleri için yatırım yapıyorlar.
Hong Kong'da yaklaşık 370.000 ev işçisi bulunuyor ve bunların çoğunluğu Filipinli ve Endonezyalı kadınlardan oluşuyor. Bu işçiler, genellikle düşük ücretlerle, uzun saatler çalışıyor ve ailelerinden ayrı yaşıyor. Ancak birçoğu, eğitimlerine devam ederek bu döngüyü kırmayı umut ediyor. Örneğin, 42 yaşındaki Maria, çocuklarına daha iyi bir gelecek sağlamak için Hong Kong'da çalışıyor ve aynı zamanda açık öğretimle sosyal hizmetler okuyor. Maria, "Eğitim, bana ve aileme daha iyi bir yaşam sunacak. Belki ülkeme döndüğümde sosyal hizmet uzmanı olarak çalışabilirim," diyor.
Bu kadınların eğitim yolculuğu kolay değil. Gündüz ev işlerinde çalışıyor, akşamları derslere katılıyor ve gece geç saatlere kadar ödev yapıyorlar. Bazıları, işverenlerinden izin almakta zorlanıyor. Ancak yine de pes etmiyorlar. Hong Kong'da faaliyet gösteren bazı sivil toplum kuruluşları, bu kadınlara burs ve eğitim desteği sağlıyor. Örneğin, "PathFinders" ve "Enrich" gibi kuruluşlar, finansal okuryazarlık ve kişisel gelişim kursları düzenliyor. Ayrıca, bazı üniversiteler, ev işçileri için özel programlar sunuyor.
Pandemi Sonrası Artan Zorluklar
Covid-19 pandemisi, ev işçilerinin yaşamını daha da zorlaştırdı. Seyahat kısıtlamaları nedeniyle birçok işçi yıllarca ailesini göremedi. Ayrıca, pandemi döneminde iş yükleri arttı ve bazıları işlerini kaybetti. Buna rağmen, eğitimlerine devam edenler oldu. Pandemi sonrası, Hong Kong hükümeti, ev işçilerine yönelik bazı destek paketleri açıkladı ancak bu destekler sınırlı kaldı. Filipinli ev işçileri, genellikle aylık 4.870 Hong Kong doları (yaklaşık 620 ABD doları) asgari ücretle çalışıyor. Bu ücretin büyük bir kısmını ailelerine gönderiyorlar. Eğitim masrafları için ekstra para ayırmak zorunda kalıyorlar. Bazıları, ikinci bir iş yaparak veya tasarruf ederek bu masrafları karşılıyor.
Hong Kong'da ev işçilerinin eğitim alması, aynı zamanda sosyal bir mesele. Bazı işverenler, çalışanlarının eğitim almasını desteklerken, bazıları işlerine odaklanmalarını istiyor. Ancak genel olarak, bu kadınların azmi takdir topluyor. Filipinler hükümeti de, yurtdışındaki işçilerine yönelik eğitim programlarını teşvik ediyor. Örneğin, Filipinler Yurtdışı İşçileri Refah İdaresi (OWWA), çeşitli kurslar ve burslar sunuyor. Ancak bu destekler yeterli değil. Uzmanlar, ev işçilerinin eğitim hakkının daha fazla desteklenmesi gerektiğini vurguluyor.
Bu kadınların hikayeleri, göçmen işçilerin sadece ekonomik değil, aynı zamanda kişisel gelişim arayışlarını da gözler önüne seriyor. Dyan Agonoy, "Asla geç değil," diyor. "Hayallerinizin peşinden gitmek için her zaman bir yol var." Agonoy, mezun olduktan sonra Filipinler'e dönüp kendi işini kurmayı planlıyor. Onun gibi birçok kadın, eğitim sayesinde kendilerine ve ailelerine daha iyi bir gelecek sunmayı umut ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Filipinli ev işçilerinin Hong Kong'daki eğitim mücadelesi, Türkiye'deki göçmen işçiler ve yurtdışındaki Türk vatandaşları için de benzer sorunları akla getiriyor. Türkiye, son yıllarda artan sayıda düzensiz göçmen ve mülteciye ev sahipliği yapıyor. Bu kişilerin eğitim ve mesleki gelişim hakları, entegrasyon süreçleri açısından kritik. Ayrıca, yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarının çocukları da zaman zaman eğitimde zorluklar yaşayabiliyor. Türkiye, kendi vatandaşlarına yönelik yurtdışı eğitim desteklerini artırarak ve göçmen politikalarında eğitim hakkını güçlendirerek bu alanda örnek olabilir. Küresel ölçekte ise, göçmen işçilerin eğitim hakkı, sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu bir şekilde ele alınması gereken bir konu.