Filipinler, Güney Çin Denizi'ndeki ihtilaflı bir sığlıkta tespit edilen ve Çin'e ait olduğu düşünülen 'hareketli platform' yapısının kaldırılması için Çin yönetimine resmi çağrıda bulundu. Filipin Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından yapılan açıklamada, söz konusu yapının ilk kez 25 Mayıs'ta uydu görüntülerinde tespit edildiği ve bölgede izinsiz deniz araştırmalarına destek sağladığına dair güçlü bulgular olduğu belirtildi.
Gelişmenin arka planı
Söz konusu platform, Filipinler'in 200 deniz mili münhasır ekonomik bölgesi içinde yer alan Sabina Sığlığı'nda (Filipinlerce 'Escoda Sığlığı' olarak da bilinir) keşfedildi. Filipin Sahil Güvenlik Komutanlığı Sözcüsü Tuğamiral Jay Tarriela, yaptığı yazılı açıklamada, "Bu yapının amacını ve buradaki varlığının yasal dayanağını netleştirmek istiyoruz. Deniz hukukuna aykırı bir durum söz konusuysa, uluslararası hukukun sağladığı tüm diplomatik ve hukuki yolları kullanacağız" ifadelerine yer verdi.
Çin Dışişleri Bakanlığı'ndan henüz konuya ilişkin resmi bir yanıt gelmezken, Pekin yönetiminin daha önce benzer durumlarda "bölgedeki meşru faaliyetler" savunması yaptığı biliniyor. Uzmanlar, bu tür platformların genellikle deniz araştırmaları, haberleşme veya askeri takip amaçlı kullanılabildiğine dikkat çekiyor.
Filipinler, son yıllarda Güney Çin Denizi'ndeki ihtilaflı bölgelerde Çin'in askeri varlığını artırmasından duyduğu rahatsızlığı sık sık dile getiriyor. İki ülke arasında 2012'den bu yana Scarborough Sığlığı ve Spratly Adaları başta olmak üzere birçok bölgede gerginlik yaşanıyor. 2016'da Lahey'deki Daimi Tahkim Mahkemesi'nin Filipinler lehine verdiği karar ise Çin tarafından tanınmıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Güney Çin Denizi, dünya ticaretinin yaklaşık üçte birine ev sahipliği yapan stratejik bir su yolu olarak kabul ediliyor. Bölgede Çin, Tayvan, Vietnam, Filipinler, Malezya ve Brunei arasında egemenlik ihtilafları bulunuyor. Çin'in "dokuz çizgi" olarak bilinen geniş hak iddiası, Uluslararası Hukuk tarafından kabul edilen 200 deniz mili sınırını aşıyor.
ABD, Japonya ve Avustralya gibi ülkeler, bölgede serbest seyrüsefer ilkesinin korunması adına Filipinler'i desteklerken, Çin bu müdahaleleri "iç işlerine karışma" olarak nitelendiriyor. Geçtiğimiz hafta ABD ve Filipinler arasında imzalanan Genişletilmiş Savunma İşbirliği Anlaşması (EDCA) kapsamında Filipinler'deki dört askeri üssün kullanımına izin verilmesi, Çin tarafından sert dille eleştirilmişti.
Uzmanlar, bu son olayın taraflar arasındaki gerilimi daha da tırmandırabileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle Rusya-Ukrayna savaşının gölgesinde, Asya-Pasifik'te bir krizin patlak vermesi halinde küresel enerji ve tedarik zincirlerinin ciddi şekilde etkileneceği değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Güney Çin Denizi'ndeki bu gerilim, Türkiye'nin doğrudan taraf olmadığı bir bölgesel anlaşmazlık olsa da, küresel ticaret yollarının güvenliği açısından önem taşımaktadır. Türkiye, Çin ile ikili ilişkilerini geliştirirken aynı zamanda ABD ve Asya-Pasifik ülkeleriyle stratejik ortaklıklarını sürdürmektedir. Bu nedenle, bölgede yaşanacak olası bir kriz, Türkiye'nin dış ticaretini ve enerji ithalatını etkileyebilecek küresel sonuçlar doğurabilir. Ayrıca, Türkiye'nin uluslararası hukuka saygı ve barışçıl çözüm ilkesi, bu tür ihtilaflarda tarafsız bir duruş sergilemesini gerektirmektedir.