Facebook'un büyük gizlilik ihlali davasında ödemeyi kabul ettiği 725 milyon dolarlık anlaşma kapsamında kullanıcılara gönderilen bireysel tazminat ödemeleri, çoğu kişi için hayal kırıklığı yarattı. Şirketin reklam hedefleme politikaları nedeniyle 2012'den 2023'e kadar veri gizliliği ihlali yaşayan milyonlarca kullanıcıyı kapsayan toplu davada, kişi başına düşen ödeme miktarı 10 ila 30 dolar arasında değişirken, bazı kullanıcılar yalnızca 2-5 dolar aldı. Davanın ilk açıklandığında büyük bir zafer olarak sunulan 725 milyon dolarlık fon, başvuru sayısının beklenenin çok üzerinde olması nedeniyle dağıtımda ciddi bir seyrelme yaşandı.
Anlaşmanın arka planı ve beklenen ödemeler
Dava, 2018 yılında Cambridge Analytica skandalının ardından Facebook'un kullanıcı verilerini izinsiz olarak üçüncü taraflarla paylaştığı iddiasıyla açılmıştı. Mahkeme süreci 2023 yılında varılan 725 milyon dolarlık uzlaşmayla sonuçlanmış ve bu miktar ABD tarihindeki en büyük tüketici gizlilik davası uzlaşmalarından biri olarak kayıtlara geçmişti. Ancak ödemelerin başladığı bu hafta, birçok kullanıcı sosyal medyada aldıkları düşük meblağlar karşısında şaşkınlık ve öfke ifade etti. Uzlaşma kapsamında toplam 28 milyondan fazla kişi hak talebinde bulunurken, fonun avukatlık ücretleri, mahkeme masrafları ve idari giderler düşüldükten sonra kalan kısmı başvuru sayısına bölündü. Net dağıtılabilir miktarın yaklaşık 650 milyon dolar olduğu tahmin ediliyor.
Kullanıcıların ödeme miktarları, Facebook'ta ne kadar süre aktif olduklarına ve ne kadar veri paylaştıklarına göre değişiklik gösteriyor. Ancak ortalama ödeme 15 dolar civarında kalırken, bu rakam bazı kullanıcılar için 1 doların altına kadar düştü. Davanın başvuru süreci Mayıs 2023'te sona ermiş ve ödemeler son iki hafta içinde PayPal veya banka havalesi yoluyla yapılmaya başlandı.
Küresel boyut: Veri gizliliği krizinin dönüm noktası
Facebook'un karşı karşıya kaldığı bu toplu dava, büyük teknoloji şirketlerine karşı açılan veri gizliliği davalarının en dikkat çekici örneklerinden biri oldu. Son yıllarda Avrupa Birliği'nin Genel Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) ve Kaliforniya Tüketici Gizliliği Yasası (CCPA) gibi düzenlemeler, şirketleri daha sorumlu davranmaya zorlarken, bireysel tazminat talepleri de artıyor. Ancak bu dava, toplu dava sisteminde büyük fonların bireysel ödemelere dönüşmesindeki yapısal sorunları da gözler önüne serdi. Avukatlar, mahkeme onayı olmadan ücret alamazken, onaylanan avukatlık ücreti genellikle fonun yüzde 20 ila 30'una tekabül ediyor. Bu davada avukatlar yaklaşık 180 milyon dolar talep etmişti.
Öte yandan, bu dava teknoloji devlerine karşı açılan toplu davaların caydırıcılık etkisi açısından da eleştiriliyor. Zira 725 milyon dolar, Facebook'un 2023 yılındaki 117 milyar dolarlık gelirinin yalnızca yüzde 0,6'sına denk geliyor. Uzmanlar, bu tür uzlaşmaların şirketlerin veri ihlali politikalarını değiştirmekten çok, hukuki süreçleri sonlandırmaya yönelik bir araç haline geldiğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de milyonlarca kişi Facebook ve diğer sosyal medya platformlarını aktif olarak kullanıyor. Her ne kadar bu dava ABD merkezli olsa da, küresel teknoloji şirketlerinin veri toplama politikalarının benzer riskler taşıdığı Türkiye'de de sıkça tartışılıyor. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında Türkiye'de de veri ihlali davaları açılabiliyor. Ancak toplu dava kültürünün henüz tam olarak yerleşmediği Türkiye'de, bireysel başvuruların caydırıcılığı sınırlı kalıyor. Bu gelişme, Türkiye'deki veri koruma düzenlemelerinin etkinliği ve teknoloji şirketlerine karşı kolektif hukuki yolların güçlendirilmesi gerektiğine dair tartışmaları yeniden alevlendirebilir.