Ermenistan'da Pazar günü erken genel seçim için sandıklar açıldı. Cumhurbaşkanı Nikol Pashinyan'ın Rusya ile ilişkileri yeniden tanımlama çabasının oylarla test edileceği seçim, eski Sovyet cumhuriyetinin gelecekteki rotasını belirleyecek. Başbakan Pashinyan, Moskova'ya bağımlılığı azaltma ve Avrupa Birliği ile daha yakın ilişkiler kurma vaadiyle seçime girerken, Kremlin'in oylamayı etkilemeye çalıştığı yönünde ciddi iddialar bulunuyor. Seçim, aynı zamanda Ermenistan'ın ihmal edilmiş Dağlık Karabağ bölgesindeki çatışmanın ardından ülkenin izleyeceği dış politikanın da bir referandumu niteliği taşıyor.
Pashinyan'ın Rusya ile sarsıntılı ilişkisi
Nikol Pashinyan, 2018'deki Kadife Devrim ile iktidara geldiğinden bu yana, Ermenistan'ın geleneksel müttefiki Rusya ile ilişkilerde inişli çıkışlı bir dönem yaşandı. Başbakanın başlangıçta Batı yanlısı söylemi, Moskova'nın dikkatini çekmişti. Ancak asıl kırılma noktası, 2020'de Dağlık Karabağ'da Azerbaycan ile yaşanan 44 günlük savaşta yaşandı. Pashinyan, Rusya'nın Ermenistan'ı yeterince desteklemediğini ima ederken, Moskova ise ateşkes anlaşmasının garantörü olarak bölgeye barış gücü konuşlandırdı. Seçim sürecinde Pashinyan, Rusya'nın müdahalesine karşı uyarılarda bulundu ve ülkenin egemenliğini koruma sözü verdi. Anketler, başbakanın partisinin oyların yaklaşık yüzde 25'ini alabileceğini gösteriyor, ancak rakipleri de güçlü bir kampanya yürütüyor.
Bölgesel ve küresel boyut: AB ile Rusya arasında sıkışan Ermenistan
Ermenistan'ın seçimi, sadece iç siyaset değil, aynı zamanda bölgesel güç dengesi açısından da kritik önem taşıyor. Rusya, Kafkasya'daki nüfuzunu korumak isterken, AB ve ABD bölgeye daha fazla angaje olmaya çalışıyor. Pashinyan'ın AB ile Kapsamlı ve Gelişmiş Ortaklık Anlaşması'nı imzalaması, Moskova'yı rahatsız etmişti. Rusya'nın seçimlere müdahale ettiği iddiaları, bu bağlamda değerlendiriliyor. Ayrıca, Ermenistan'ın İran ve Türkiye ile ilişkileri de seçim sonuçlarından etkilenecek. Dağlık Karabağ sorununun çözümünde Rusya'nın arabuluculuk rolü devam ederken, Pashinyan'ın batıya yönelmesi, Türkiye ile normalleşme sürecini de hızlandırabilir. Ancak, Moskova'nın bu adımları engellemeye çalışması muhtemel. Seçim sonucu, Ermenistan'ın Avrasya Ekonomik Birliği ve Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü'ndeki konumunu da yeniden tanımlayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ermenistan seçimleri, Türkiye için bölgesel istikrar ve dış politika açısından kritik bir gelişmedir. Pashinyan'ın Rusya'dan uzaklaşma ve Batı'ya yönelme çabası, Türkiye'nin bölgedeki nüfuz alanını doğrudan etkileyebilir. Eğer Pashinyan seçimi kazanırsa, Türkiye ile Ermenistan arasındaki normalleşme sürecinin hızlanması muhtemeldir ancak bu durum Moskova'nın tepkisini çekebilir. Diğer yandan, seçim sonucu Azerbaycan ile ilişkilerin seyrini de belirleyecektir. Ankara, Dağlık Karabağ konusunda Bakü'yü desteklerken, Ermenistan'daki olası bir rejim değişikliği bölgesel dengeleri altüst edebilir. Türkiye'nin, Ermenistan'daki gelişmeleri yakından izleyerek, hem Rusya hem de Batı ile olan ilişkilerini dengeleyen bir strateji benimsemesi önem arz etmektedir.